İSVEÇ POSTASI
Akdeniz’in doğusunda bulunan ABD’ye ait savaş gemilerinden 59 adet Tomahawk füzelerinin fırlatıldığı ve Suriye’nin El Şayrat havva üssünün kullanılamaz hale getirildiği dünyaya duyuruldu.
Bu durum üzerine Moskova harekete geçerek Putin, BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya davet etti. Putin aynı zamanda sert açıklamalarda bulundu.
Suriye’nin muhaliflerin elinde bulunan Han Şeyhun kasabasına Salı günü kimyasal saldırı gerçekleştirilmiş ve içinde çocularında olduğu 72 kişi yaşamını yaşamını yitirmişti. Bu saldırıyı kimin yaptığı tartışılırken ABD ve Türkiye Suriye rejimini suçlamışlardı. Esad rejimi bu suçlamaları ta başından reddetmişti.
Saldırıdan sonra bir açıklama yapan Donald Trump; ” Suriye’nin yasaklı olan kimyasal silahları kullandığı, kimyasal silah sözleşmesi altındaki yükümlülüklerini ihlal ettiği ve BM Güvenlik Konseyi’nin çağrılarını yok saydığı şüphe götürmez. Ölümcül kimyasal silahların kullanılmasını ve yayılmasını önlemek ve caydırmak Birleşik Devletler’in ulusal güvenlik çıkarı için hayati” yönünde görüş bildirdi.
Pentagon ayrıca Esad’ın müttefiki Rusya’nın füze saldırısı konusunda önceden bilgilendirildiğini söylerken, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ise ne saldırı öncesinde ne de sonrasında Moskova Yönetimi’nin bilgilendirilmediğini söyledi.
Rusya cephesinden saldırıya ilişkin ilk tepkiler Federasyon Konseyi’ne bağlı komite liderlerinden gelmişti.
Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Viktor Ozerov, ABD’nin Suriye rejimine yönelik saldırısının terörle mücadelenin altığını oyduğunu söyledi.
Reuters'ın basına geçtiği haberlerine göre; Rusya’nın BM sözcüsü Victor Ozerov, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) acil toplantıya çağırdığını duyurdu. Ozerov, “Bu sadırı, ABD'nin bir Birleşmiş Milletler üyesine karşı saldırganlık eylemi olarak görülebilir” dedi.
Bu durumda Rusya’nın ve ABD’yi ziyaret eden Çin Devlet Başkanı’nın nasıl bir yol ve yöntem izleyeceği merak konusu oldu. Gözlemciler bu saldırının ABD’nin resmen savaşın içine gireceği ve Suriye’de savaşın kızışacağı yönünde endişelerini dile getiriyorlar.