Romanlar İsveç’te fişleniyor

İsveç’in önde gelen sabah gazetelerinden Dagens Nyheter’in (Günün Haberleri) ortaya çıkardığı olay, İsveç gündemine bomba gibi düştü. Roman halkının uzun yıllar İsveç’te fişlendiğini ortaya çıktı.

İSVEÇ - 2013-09-25 00:36:12

Mustafa Sönmez/Stockholm


Güney bölgesi polisinin (Skåne) gizli bilgisayar serverlerinde X harfiyle gizli ve önemli bilgilerin kayıt altında tutulduğu ve bu bilgilere sadece “Suçluluk konusunda gizli haber alma” bölümü görevlileri ulaşabiliyorlar. Fakat olay böyle değil, bu kayıtları görebilmek için bilgisayar herhangi bir “şifre” istemiyor. Böylece ilgisiz polis elemenlarının da bu kayıtları inceleyebiliyor. Bu dosyalarda 2 yaşından yukarı dört binden fazla Roman insanın adları kayıt altına alınmış durumda. Polisler bu dosyaları, “Oyunevi” olarak niteliyorlar.


İsveç uzun yıllar kapılarını Romanlara kapamıştı. 1914 ile 1954 yılları arasında ülkeye girmeleri ve yerleşmeleri yasaklanmıştı. Daha önce gelenler ise, sürekli bir izlenme politikalarıyla karşı karşıya bulunuyorlardı.


İsveç tarihinde Romanlar 1637 yıllarından itibaren sürekli bir baskı altında tutuldular. O yıllarda erkekleri yakalanarak idam edilirken, kadınlar ve çocuklar sürekli bir kovalamaca içerisinde yaşadılarlar. Bir kısmı ülkeden kaçtı. Kaçamayanlar az sayıda da olsa bütün acı ve zulümlere rağmen yine de İsveç’te kalmaya çalıştılar.


İsveç polisi 31 Mayısn 1943 yılında bir Romanların tutulduğu çadır kampına baskın yapar ve “Çingene Kayıdı” adlı formu doldurmaya zorlanırlar. Bu işlem tüm İsveç çapında uygulamaya konmuştur. İnsan hakları savunucusu Katarina Taikon’un mücadelesini yazdığı kitabında yazar Lawen Mohtadi şu satırlara yer veriyor: “Sosyal Sağlık Genel Müdürlüğü İsveç’te ne kadar Çingeneleri yaşadığı kayıt altına almak, onların oturduğu yerleri ve aile bağlarının durumunu tespit istemektedir. Bu nedenle de her Çingenenin adı, kimlik numarası, dini inanç ve anne – babalarının Çingene olup olmadığı gibi soruları doğru olarak yanıtlamaları istenir. Anne babaları karışık olanlarda kayıt altına alınır.”


Sosyal Sağlık Genel Müdürlüğü kayıt işlemlerini yaptırmak için yolladığı polislere bu kayıtların hiçbir acıya yol açmayacağını söylemelerini tembih eder. Kurumlar sözde Çingenelerin sadece yaşam koşullarını bilmek amacıyla böyle bir yolu tercih etmektedirler.


Yazar Lawen Mohtadi kitabında bu tarihi kayıt olayı için şu satırları düşer; “II. Dünya Savaşı’ın o ateşli günlerinde binlerce Çingene Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden nazilerin ölüm kamplarına gönderildi. Buna İsveç’te dahildir. Üniformalı kişiler görevlendirilerek Çingeneleri aramaları ve kimliklerini tespit etmeleri istenir.” İsveç polisi bir günde 453 kişinin kayıt belgelerini dosyalar.


Polisin sözde inceleme dosyası


Polis bunu bir fişleme değil, sadece bir inceleme dosyası olarak nitelendiriyor. İşin arkasında 2009 yılında Lund şehrinde iki mafya grubunun fişlenmesi ve ilişki ağlarının ortaya çıkarılması sırasında yapıldığını ileri sürüyorlar. Orta Güney Bölgesi polis şefi Thomas Nilsson; “Bu çalışma esnasında çok fazla Roman’ın onlardan olduğunu tesbit ettik” diyor. Fakat hergün yeni bir kayıt olayı ortaya çıkarılıyor. Bütün bu işlemlerin polis yetkilililerinin masumane olduğuna inandırmaya ya da nedenler bulmaya çalışmaları günümüzde gülünç olmaktan öteye gidemiyor.


Başbakan Reinfeldt, Romanları anlıyorum

 

Amerika’da bulunan Başbakan Reinfeldt yaptığı basın toplantısında gazetecilerin soruları karşısında; “Irkçılığı ve dışlamaya izin verilemez. Romanların kızgınlıklarını çok iyi anlıyorum. Halkımızın tepkileri beni mutlu ediyor ve polisin yaptıklarınını çok ciddiye alıyorlar. Pek çok Romanın kendisini fişlenmiş olarak kötü hissetmesini anlıyorum. Biz bu durumu çok önemli görüyoruz” ifadelerini kullandı.


İsveç’in İnsan hakları alanında tanınmış savunucularından Thomas Hammarberg ise, “Bu olay bir skandaldır. Beni şaşırtmadı. Bu tür fişleme eğilimleri maalesef ülkemin bazı bölümlerinde ve özellikle polisin içerisinde var. Bu sadece bir kriminel olay değil, aynı zamanda açık bir ırkçılıktır. Bu fişleme göründüğünden de daha ciddidir” diyerek polisin yaptığının affedilemez olduğunu açıklamasını yaptı.


Ayrımcılık Müfettişliği, Bilgisayar Müfettişliği, Entegrasyon Bakanı ve Sosyaldemokrat İşçi Partisi Başkanı Stefan Lövfen olayı çok ciddi bulduklarını ve sorumluların araştırılmasını ve cezalandırılmasını istediler. Romanların fişlenmesine karşı hergün toplumda tepkiler gelişerek büyüyor. Bu durum İsveç’te çok şeyin habercisi gibi görünüyor.

Günün Diğer Haberleri