İSVEÇ POSTASI
Heybeliada Ruhban Okulu
Naim Babüroğlu
25 Eylül 2025’te, Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump’la Beyaz Saray’da görüştü.
2 saat 20 dakika süren görüşmenin ardından Trump, basının sorularını cevaplandırdı.
Muhabir:
“F-35 konusunda Erdoğan’la anlaşma yapacak mısınız?”
Trump:
“F-35’ler konusunda Türkiye ile kolayca anlaşma yapabiliriz, ama önce Erdoğan bizim için bir şeyler yapacak.”
2019’da kendi kendimize yarattığımız S-400 krizinin, ağır maliyete dönüşen hikayesi...
★★★
Fakat...
Görüşmede, önemli bir gündem maddesi daha vardı.
Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması.
Bu, sadece bir okulun açılması değil, İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’nin konumunu etkileyecek bir olay.
★★★
Sorun, aslında bir okulun fiziki olarak açılması değil.
Asıl amaç, İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne, “Ekümenik” statüsünün verilmesi.
İstanbul Fener Rum Patrikhanesi, kendisini “Ekümenik Patrikhane” olarak tanımlar.
Patrik, kendisini sadece İstanbul’daki Rum cemaatinin değil, dünyadaki tüm Ortodoksların ruhani lideri olarak görür.
★★★
Türkiye ise, Patrikhaneyi yalnızca İstanbul’daki Rum Ortodoks cemaatinin ruhani lideri olarak tanır.
Sadece Ortodoks Rumların dini ihtiyaçlarını yerine getirmesi için, Türkiye topraklarında kalmasına izin verilmiştir.
Ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabidir.
İstanbul Fatih Kaymakamlığına bağlıdır.
Yasalara göre muhatabı, Fatih Kaymakamlığıdır.
★★★
“Ekümenik” sıfatı, Lozan Antlaşması’na aykırıdır.
Ve Türkiye’nin egemenlik haklarını zedeler.
Fener Rum Patrikhane’sini, Vatikan gibi devlet içinde egemen bir aktör konumuna getirir.
“Ekümeniklik” demek, Rum Patriği’nin Papa gibi evrensel ruhani bir lider rolü kazanması demektir.
★★★
5 Mayıs 2026...
Yunanistan Parlamentosu’nda bir oturum yapıldı.
Oturumda, Türkiye’nin şiddetle protesto etmesi gereken bir olay yaşandı.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Fener Rum Patriği Bartholomeos, kürsüye, “Yeni Roma ve Konstantinopolis Başpiskoposu ve Ekümenik Patrik” unvanıyla davet edildi.
Ve onur madalyasıyla ödüllendirildi.
Yunanistan, her zaman olduğu gibi yine Türk yasalarını ve Lozan Barış Antlaşması’nı doğrudan çiğnedi.
★★★
Patrik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ve Türk hukukuna tabidir.
“Ekümenik Patrik”, “Yeni Roma Başpiskoposu”, “Konstantinopolis Başpiskoposu” ifadeleri Türkiye’nin tezlerine ve Lozan’a tümüyle aykırıdır.
“Yeni Roma” ve “Konstantinopolis”, İstanbul’un başkent olduğu Yunanistan’ın bir imparatorluk hayalidir.
★★★
Gerçekte...
Fener Rum Patrikhanesi’nin Lozan Antlaşması dışına çıkarak, uluslararası bir statü kazanması dini bir adım değil...
Türkiye için, ciddi bir egemenlik sorunudur.
★★★
Türkiye, son dönemde esnek bir politika izlemeyi tercih ediyor.
Oysa Cumhuriyet’in ilk dönemi böyle değildi.
Altıncı Konstantinos (Araboğlu), 17 Aralık 1924’te Fener Rum Patriği seçildi.
Ancak, bu görevde sadece 43 gün kalabildi.
Atatürk döneminde, Altıncı Konstantinos, “İstanbul yerleşik Rumlarından olmadığı” gerekçesiyle, 30 Ocak 1925’te polis refakatinde Sirkeci garından trene bindirerek Atina’ya gönderildi.
Casusluk yaptığı iddiaları da var.
Yazının devamını okumak için linki tıklayınız: