İSVEÇ POSTASI
Mahkeme kararıyla ”mutlak butlan”dan ve iktidar yargısından yararlanan Kemal Kılıçdaroğlu haksız bir biçimde CHP Genel Merkezi’ne çökmüştü. Yüksek Seçim Kurulu, Özgür Özel’in seçildiği kurultay kabul etmiş ve Özel’e mazbatasını vermişti. Anayasa2ya göre YSK’nun kararları kesindir ve yargıya taşınamaz. Bu duruma rağmen mahkemeye dava açılmış ve uzun bir süreçten sonra ”mutlak butlan” kararı çıkmıştı.
Özgür Özel mitingten sonra Anıtkabir’e yürüyüşe geçti. Ankara£nın kızılay’dan Anıtkabir’e doğru olan sokakları doldu taştı. Özel, Anıtkabir yolunda: ”Ülkede Türkiye'nin kurucu partisine, ülkeye sandığı getiren partiye, kendi içinde parti içi demokrasiyi yaşatan tek partiye, Genel Başkanları için yarış olabilen ve bu yarışla Genel Başkanı değişen tek partiye saray darbesi yapıldı. Bu partide sandık ortadan kalkarsa, Türkiye'de de sandık ortadan kalkar" dedi.
Özel bir gazetecinin sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: "AK Parti yargısına güvenerek ve AK Parti ile pazarlık yaparak bir sonuç alınabileceğini düşünenler bütün arkadaşlarımıza çok büyük haksızlık yapıyorlar. Kimin masum, kimin masum olmadığını bilmek için iki şey lazım. Önce bir tarafsız yargı lazım. Bir de masumiyet karinesine inanmak lazım. Senin arkadaşın, seni destekleyen birisine 'Hırsız' denince sahip çıkmak, desteklemeyen birisine 'Hırsız' denince o iftirayı paylaşmak bir Genel Başkan'a yakışmaz.
İlk önce şöyle, Genel Başkan Atatürk'ün koltuğundadır, bu partinin, baba ocağının Genel Başkanlık koltuğundadır ve bir baba gibi evladına 'Hırsız' dendiğinde, 'Yapmaz benim evladım' der. 'Benim evlatlarımın bunu yapacağına inanmıyorum' der. Masumiyet karinesine inanmadan, TGRT'nin 'Hırsız' dediğine 'Hırsız' diyerek, A Haberi’in ’Yolsuz’ diyerek bu partide yol alınmaz.”