KARŞI DEVRİMİN AKTÖRÜ

Yazar, İletişim ve Strateji uzmanı Dr. Naim Babüroğlu 13 Haziran 2026 tarihli yazısını kendi oluru üzerine internet gazetemizde yayınlıyoruz.

TÜRKİYE - 2026-06-14 18:02:59

İSVEÇ POSTASI

Karşı devrimin aktörü

Naim Babüroğlu

Türk Ordusu, 9 Eylül 1922’de İzmir’dedir.

18 Eylül 1922’de, Mustafa Kemal, İkdam Gazetesi yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na şunu söyler:

“Millî Mücadelemizin bu dönemi kapanmıştır. Şimdi ikinci dönemini açmamız gerekiyor.”

★★★

Birkaç gün sonra, Akşam Gazetesi’nden Falih Rıfkı Atay’a, asıl savaşın yeni başladığını belirtir:

“Sanıyorlar ki bütün isteklerimizi elde ettik, her şey bitti. Oysa, yapacaklarımız asıl bundan sonra başlıyor. Gerçek mücadele şimdi başlıyor.”

Lozan Antlaşması’nın imzalandığını öğrendiğinde, benzer sözleri söyler:

“İstiklal Savaşı’nın ilk bölümü bitti, şimdi ikincisine başlayacağız.”

★★★

Türk Devrimi’nin gerçekleştirilmesi; Mustafa Kemal’in milletiyle bütünleşmesine, halk üzerindeki etkisine, kararlılığına ve teşkilatçılığına dayanır.

Liderin sürekli okuması ve araştırması da önemli etkendir.

★★★

Mustafa Kemal, 3 Mart 1924’te Halifeliğin kaldırılmasında tutucu muhalefete karşı bir konuşma yapar.

Ve der ki:

“Devrimi, başlatan tamamlayacaktır.”

Muhteşem bir kararlılık...

★★★

Türkiye, 1923-1938’de 15 yılda hızlı bir devrim süreci yaşar.

Türk toplumu, çok kısa bir sürede, bir çağdan yeni bir çağa taşınır.

Mustafa Kemal, devrim sürecini şöyle özetler:

“Uçurumun kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren savaş... Bunlardan sonra, içerde ve dışarda saygı duyulan yeni bir vatan, yeni bir toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için sürekli devrimler...

İşte Türk Devrimi’nin kısa ifadesi.”

★★★

Fransız araştırmacı Paul Gentizon, Türk Devrimi’nin, Fransız ve Rus Devrimlerinden daha ileri düzeyde olduğunu belirtir:

“Sürekli devrim sözü, gerçekte Türkiye’den başka hiçbir ülkede yer tutmamıştır. Fransız Devrimi siyasi kurumlar alanıyla sınırlı kalmıştır. Rus devrimi, sosyal alanları sarsmıştır.

Yalnızca ve yalnızca Türk Devrimi’dir ki; siyasi kurumları, sosyal ilişkileri, din kurallarını, aile ilişkilerini, ekonomik yaşam geleneklerini, hatta toplumun moral temellerini değiştirmiştir...”

★★★

Ünlü İngiliz tarihçi Arnold Toynbee, Türk Devrimi’ne hakkını teslim eder:

“Öyle bir dönem düşünün ki, Batı dünyamızdaki Rönesans, Reform ve sanayi devriminin tümü bir insanın yaşamına sığmış olsun.”

Toynbee bu değerlendirmesiyle, batının 500 yılda sağladığı gelişmeyi, Atatürk’ün kendi ülkesinde 15 yıla sığdırdığını söyler.

★★★

Ne yazık ki...

Atatürk 1938’de, 57 yaşında ölümsüzlüğe adım atar.

Devrim kökleşmeden, kendisini koruyacak kadrolar yetişmeden...

★★★

Ve karşı devrim süreci, yaygın olarak 1950’de başlar.

Demokrat Parti döneminin Başbakanı Adnan Menderes o denli ileri gider ki...

“Kurtuluş Savaşı diyorsunuz. Bu savaş pekâlâ üç ayda bitebilirdi. Bunun yıllarca uzatılmasına Mustafa Kemal’in yerleşme ihtirasları neden olmuştur” diyecek kadar inkârcı ve Atatürk karşıtı olur.

Makalenin devamını okumak için linki tıklayınız:

Karşı devrimin aktörü - Naim Babüroğlu - Sözcü

Günün Diğer Haberleri