ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DÜNYA PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu (ADDP) Lozan Barış Antlaşması’nın 103. Yıldönümünde bir basın açıklaması yaptı.

TÜRKİYE - 2026-07-25 09:32:22

İSVEÇ POSTASI

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DÜNYA PLATFORMU BASIN AÇIKLAMASI

Lozan Barış Antlaşması Milli Onur ve Şerefimizdir

24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, emperyalizme karşı verilen onurlu mücadelenin zafer belgesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir. Bu antlaşma ile Sevr dayatması tarihin çöp sepetine atılmış; ulusal egemenlik ve bağımsızlık, uluslararası hukuk önünde tescillenmiştir. Lozan, sadece bir diplomatik başarı değil; laik, üniter ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan tarihsel bir dönüm noktasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, “Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir.”

Misak-ı Millî sınırlarımız, emperyalistlerin masa başında cetvelle değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kadın-erkek demeden canı pahasına savaşan halkımızın mücadelesiyle çizilmiştir. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözü, din, dil, ırk ve mezhep farkı gözetmeden bir arada yaşamayı seçen toplumsal iradenin bütünleşmesinin temelidir.

Bugün, Lozan’ın kazanımları çeşitli yollarla hedef alınmaktadır. “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen açılım süreçleri, yüzeyde barış vaadi sunsa da, derininde emperyalistlerin Sevr’i yeniden canlandırma hayalini barındırmaktadır. Hiçbir vatansever bu tür planlara sessiz kalamaz; kalmayacaktır.

Öte yandan, yabancı diplomatik kanallardan Osmanlı’nın “millet sistemi”ni öven açıklamalar da bu niyetin diplomatik zeminini oluşturma çabasıdır. Aynı zamanda

Türkiye içinden, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bile, laik ve ulus-devlet yapısını hedef alan stratejiler de, müfredat değişikliği gibi yollardan, ülkenin bütünlüğünü zedeleyebilecek planlar sunmaktadır. Bu tür girişimler, laik ve çağdaş Cumhuriyetimizi çoklu etnik ve dini yapılar üzerinden parçalama planlarının sözcülüğünü yapmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesi ve Millî Eğitim Temel Kanunu, eğitim öğretimin Atatürk ilke ve inkilapları doğrultusunda planlanmasını şart koşar. Müfredatın teokratik bir düzeni veya dinî kuralları hukuki/siyasi bir model olarak benimsetmeye ve övmeye yönelmesi laiklik ilkesine aykırıdır.

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu olarak bizler, Cumhuriyetimizin birliğini, çağdaş, laik, sosyal ve üniter bir hukuk devleti olmasını;

ve tam bağımsızlığını hedef alan her türlü girişime ve söyleme karşıyız. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine bağlılığımızı bir kez daha kararlılıkla vurguluyor; Lozan’a, Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkacağımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk gençliğine seslenirken, “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir” sözleriyle bu güzel ülkeyi ve Cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etmiştir.

YAŞASIN LOZAN…

YAŞASIN CUMHURİYET…

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu

24 Temmuz 2026

Günün Diğer Haberleri