MEKKE İTTİFAKI’NIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Tarihçi yazar, İletişim ve Strateji uzmanı Dr. Naim Babüroğlu 13 Ağustos 2026 tarihli yazısını kendi oluru üzerine internet gazetemizde yayınlıyoruz.

TÜRKİYE - 2026-08-16 08:18:34

İSVEÇ POSTASI

Mekke İttifakı’nın görünmeyen yüzü

Naim Babüroğlu

7 Ağustos 2026, Mekke.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında yeni bir savunma ittifakı imzalandı.

Üç ülkeden birine yapılacak saldırı, diğerlerine de yapılmış sayılacak.

Bazı çevreler anlaşmayı, “İsrail’e karşı yeni Sünni cephe” olarak değerlendirdi.

Bazıları, “Müslüman NATO” dedi.

Gerçekten öyle mi?

★★★

Takvimleri 2014’e çevirelim.

İsrail ile Suudi Arabistan, kamuoyunun önünde birbirlerini düşman olarak görüyorlardı.

Ama perde arkasında başka şeyler oluyordu.

Ve 4 Haziran 2015...

Yer ABD...

Washington’daki dünyanın en etkili düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi (CFR)...

Bir tarafta, Netanyahu’ya yakın diplomat Dore Gold...

Diğer tarafta, Suudi Arabistan yetkilisi emekli Tümgeneral Enver Macid Eşki...

★★★

Toplantıda...

Ortadoğu’nun geleceğini şekillendirmeyi amaçlayan, yedi maddelik stratejik bir plan ortaya konuldu.

-İsrail ile Arap dünyası arasında barış...

-İran’daki siyasi rejimin değiştirilmesi...

-Körfez ülkelerinin birlikteliğinin güçlendirilmesi...

-Ortak Arap askerî gücü...

-Yemen’de barış...

-Arap dünyasında siyasal katılımın geliştirilmesi...

Ve...

Türkiye, İran, Suriye ve Irak’ın topraklarında oluşturulacak bir Kürdistan...

★★★

Görüşmelere katılan emekli İsrailli General Shimon Shapira’nın sözleri tabloyu özetliyordu:

“Aynı sorunlara, aynı meydan okumalara ve bazı aynı cevaplara sahip olduğumuzu gördük.”

Yani, İsrail ve Suudi Arabistan’ın bölgedeki çıkarları örtüşüyordu.

★★★

Daha da ilginci...

CFR toplantısından yalnızca bir ay önce başka bir gelişme yaşanmıştı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani Washington’daydı.

5 Mayıs 2015’te Başkan Obama ile görüştü.

Bir gün sonra...

6 Mayıs’ta Başkan Yardımcısı Joe Biden’la kahvaltıda buluştu.

Biden’ın Barzani’ye söyledikleri:

“İkimizin de ömrü, Kürdistan’ın bağımsızlığını kendi gözlerimizle görmeye yetecek...”

★★★

Bir başka tarih...

2017...

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bağımsızlık referandumuna gitti.

Türkiye karşı çıktı.

İran karşı çıktı.

Irak karşı çıktı.

Ama İsrail destekledi.

Neden?

Çünkü, İsrail’in Kürt devleti kurma hedefi yeni değildi.

Kürt devleti, İsrail açısından bölgesel dengeleri değiştirecek stratejik bir araçtır.

★★★

On bir yıl sonra...

7 Ağustos 2026...

Türkiye kiminle askerî ittifak imzaladı?

Suudi Arabistan’la...

Ve Pakistan’la.

Elbette devletlerin ebedî dostları ve ebedî düşmanları olmaz.

Çıkarları olur.

Fakat devletlerin hafızası olmak zorundadır.

Suudi Arabistan’ın bölgesel stratejisi gerçekten değişti mi?

★★★

ABD Kongresi’nin İsrail’e en yakın isimlerinden Cumhuriyetçi Joe Wilson, beklenen açıklamayı yaptı.

Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan anlaşmasını, Trump’ın bölgesel politikasının başarısı olarak değerlendirdi.

İran’ın yalnızlaştırılması amacı taşıdığını belirtti.

★★★

Bir tarih daha...

25 Mayıs 2026.

ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu altı bölge ülkesinin İsrail’le normalleşmesini ve İbrahim Anlaşmalarına katılmasını istedi.

Türkiye...

Suudi Arabistan...

Pakistan...

Mısır...

Ürdün...

Katar...

Şimdi tabloyu yeniden okuyun.

Trump’ın İsrail’le normalleşmesini istediği ülkelerden üçü, iki buçuk ay sonra Mekke’de askerî ittifak oluşturdu.

Makalenin devamını okumak için linki tıklayınız:

Mekke İttifakı’nın görünmeyen yüzü - Naim Babüroğlu - Sözcü

Günün Diğer Haberleri