ANKARA – Bu yıl beşincisi verilen ödül töreni saat 16.00’da Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde verildi. Törene çok sayıda dinleyici katıldı. Töreni Gürhan Uçkan’ın “Gabriel” adlı öyküsünden bölümler okuyarak Günay Güner başlattı. Günay Güner; “Gürhan Uçkan gençlere çok değer veren bir insandı. Onların isteklerini kırmaz, elinde bulunan şeyleri çekinmeden verirdi. Örneğin bir dolmakalem, bir daktilo, bir kitap vs… Bu ödülün gençlere verilmesi de onun kişiliğiyle çok bütünleşiyor” diyerek Gürhan Uçkan’ın alçakgönüllülüğü anlattı.
Dil Derneği adına kısa bir konuşma yapan Başkan Sevgi Özel, Gürhan Uçkan’ı fazla tanımadığını ama her Ankara’ya gelişinde mevsimin sıcak günlere rastladığını dile getirerek, “Bu vesileyle açık havada bir yerde oturur, ayran içerdik, milli içkimiz olan ayranı ve dostluğumuzu paylaşırdık. Belki yılın pek çok günü, pek çok saatini birlikte tüketirmiş gibi söyleşirdik.” diyerek espirili bir başlangıç yaptı. Gürhan Uçkan’ın aramızdan erken ayrıldığına ve dolaysıyla onun yapıtlarının gelecek kuşaklara aktarılması için İsveç – ADD ile ortak bir çalışma yürüterek bu ödülü düzenlediklerinı dile getirerek; “Bu öneri biz İsveç – ADD’nin Cumhuriyet Gazetesi yazarı Işık Kansu’ya yansımasıyla bize geldi ve gerçekleşti. Ben İsveç - ADD’ye ve onun başkanı Mustafa Sönmez’e bu güzel etkinliği başlatmamızı sağladığı için hepinizin önündeçok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullanarak, “Bu nedenle pek çok genç kazandık. Onların öyküyle, yazınla, sanatla içiçe olması bizim için büyük kazanım ” görüşünü dile getirdi.
Törende ikici konuşmacı olarak İsveç - ADD Başkanı Mustafa Sönmez söze verildi. Sönmez, katılımcılara ve emeği geçenlere teşekkür ettikten sonra Gürhan Uçkan’ın yaşam felsefesine yönelik ve onun şiirleriyle desteklediği bir konuşma yaptı. Konuşmasında; “Gürhan Uçkan bir Ankara çocuğu ve bir Ankara sevdalısıydı. Onu tanıdığım günden itibaren en çok duyduğum sözcüklerden biri oldu Ankara. Şayet, Ankara’yı tanımasam fantazi dünyamda çok farklı bir yere oturtur ya da farklı bir Ankara yaratırdım. Bu söylemleri son yıllarında daha arttı ve bir an önce emekli olup Ankara’ya yerleşmek düşüncesine dönüştü. Ama olmadı... Onun çabalarıyla gündeme giren ve uygulamaya konan “Ankara Öykü Günleri” bu hasretliğin bir yansımasından başka birşey değildi. Aynı durumda Kitap Fuarlarına İsveçli dostlarını davet etmesi ya da ettirmesi gibi...
Gürhan dil eğitiminden sonra mastır ve doktora yapmak yerine çalışmayı ve kendi edebiyat dünyasına eğilmeyi yeğlemiştir. Türkiye’deki edebiyat çevreleri ve arkadaşlarıyla iletişimini devam ettirmiştir. İsveç ayağı ilk yıllarda arzu ettiği gibi yürümemiş ve gerekli bağlantıları kurmakta, bir edebiyat çevresi yaratmakta çok zorlanmıştır. Bu durumu sonraki yıllarda az da olsa aşmış ve kendisine belli bir edebi çevre yaratmıştır
Öykü ve şiirlerinde bir arayış içerisindedir. Bir insan sıcaklığı arar gibidir, bunun nedenini çocukluğunda ve evliliğinde aramak gerekir. İlk yıllar mutlu bir evlilik gibi görünen şey, daha sonraki yıllar bir kabusa dönüşmeye başlar... Gürhan, kırılgandır, alıngandır, görünmeyen insan rolü oynamak ister gibidir. Gürhan her zaman birilerini beklemekte olmanın hüznünü, hayal kırıklıklarını ve bulduğu anda yitirmenin korkularını yaşamıştır.
Bir uzun pazar şiirinde
“bir uzun pazar başlıyor yine / baş ucumda bir kadeh akşamdan kalma /sağ yanımda bir sızı / ellerimde kollarımda bir boşluk / yüreğimde özlem/yüreğimde sevgi / bir uzun bekleyiş başlıyor yine
Karşıda donmak üzere bir göl / kalıcı kuşlar kümelenmiş ağaçlara / telefonda o kahredici sessizlik / kafamda binbir düşünce / içimde hiç sekmeyen o büyük umut / saatler en büyük düşmanımken / bir uzun pazar başlıyor yine” ifadelerini dile getirerek onu az da olsa anlatmaya çalıştı.
Bu yıl öykü ödülünü kazanan Gökçe Asena Altınbay yaptığı konuşmasında öykü yazmaya başlamasının yeni sayılabilecek bir yazın uğraşısı olduğunu dile getirerek; “Bu ödülü kazanmak bana güven verdi. Yazın denemeleri yapıyordum ama, bundan böyle daha farklı bir yazın dünyam oluşacak” dedi. Yazın dünyasına yönelik düşüncelerini kısaca anlattı.
Son olarak öykü seçici kurulu adına konuşan Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve kurul üyesi Işık Kansu, Gürhan Uçkan’a yönelik düşüncelerini anlatarak, anılarını dinleyicilerle paylaştı.
Tören yakın dostlarından Münevver – Cihat Oğan çiftinin hazırladığı Gürhan Uçkan’ın yapıtlarına yönelik slayt gösterisiyle devam etti. Son olarak Günay Güner bağlamayla seslendirdiği ve zaman zaman salonda bulunanlarında katıldığı, ayrıca ödül kazanan Gökçe Asena Altınbay’ın seslendirdiği yurdumuzun dört köşesinden türkü şöleniyle son buldu.
2013-05-12
İsveç Postası