YILDIRIM ERDOĞDU ÖLÜMÜNDE YENİ GELİŞMELER

YILDIRIM ERDOĞDU ÖLÜMÜNDE YENİ GELİŞMELER

Polis karakolu’ndaki sorgulanmasından sonra bırakıldığı Skogskyrkagård Mezarlığı’nda ölü bulunan Türk vatandaşı Yıldırım Erdoğdu’nun ölümüne ilişkin bir polis memurunun suçlandığı savcı tarafından belirtiliyor.

İSVEÇ - 2015-04-12 17:18:34 Bu içerik 3161 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI

İsveç Postası ve İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği olarak İsveç’teki Türk Federasyonlarına ve Sivil Toplum Örgütlerine yaptığımız çağrıya Yıldırım Erdoğdu’nun kardeşi Tacettin Erdoğdu ve yakınları ile İsveç Türk Düşünce ve Kültür Derneği Başkanı Ömer Bilginalp ve gazeteci Mustafa Başdağ katıldılar.

Tacettin Erdoğdu kardeşiyle ilgili son gelişmeleri anlattı. Kardeşinin kimi çamaşırlarını bölüm bölüm verdiklerini ve iç çamaşırlarında en ufak bir ter kokusu dahi hissedilmediği gibi oldukça temiz olduğunu söyledi. “Halbuki kardeşim yalnız kaldığı için sık çamaşır yıkamazdı” savını dile getirdi. Vücudun sağ tarafında yıkama esnasında morluklar gördüklerini ve fotoğrafını çektiklerini belirtti. Otopsi raporunun henüz gelmediğini ve kardeşinin polis istasyonunda mı, yoksa bırakıldığı yerde birkaç dakika içinde mi öldüğünü bilmediklerini söyledi. Ambulansa haber verildiği andan itibaren dokuz dakika sonra geldiğini ve kardeşin ölmüş olduğunu tesbit ettiklerini ifade etti.

Olayla ilgili birtakım girişimler sonucu savcının kamu davası açtığını ve kendisinin de ikinci bir dava açtığını ifade ederek, dava içinde birden fazla dava açmaya hazırlandıklarını dile getirdi. Polis ve savcının kamera kayıtları konusunda hiçbir bilgi vermediklerini açıklayarak, “Savcı bir polis hakkında suç duyurusu yaptığını bana söyledi. Ama hangi suçlama olduğu konusunda bilgi vermedi” dedi.

Tacettin Erdoğdu olayın peşini bırakmayacaklarını gerekirse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceklerini de eklemeyi de unutmadı. Avukatlarının konu üzerinde çalıştığını ve yüze yakın yanıtlanmak üzere savcıya sorular yönelttiğini ve kardeşinin ölümüne ilişkin pek çok karanlık noktanını gizini hâlâ koruduğunu söyledi.

Burada üzerinde düşünülmesi gereken kamu yararına kurulan federasyonlarımızın olaya çok uzak kalmalarıdır. Vatandaşlarının haklarını korumaları tüzüklerinde yazılı olduğu halde herhangi bir çabanın içine içerisine girmemeleridir. Kendileri konuya ilişkin herhangi bir toplantı düzenlemedikleri gibi yapılan çağrılara da duyarsız kalmaktadırlar.

Buradan bir kez daha federasyonlarımızı konuya sahip çıkmaya davet ediyoruz.


                                                                            ABF Huset'teki toplantıya katılanlar

Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER