İSVEÇ POSTASI
Protesto saat 14.00 İsveç Parlamentosu önünde başladı. Çin Büyükelçiliği’ne kadar konvoy halinde yüründü. Elçilik önünde yapılan konuşmaların ve atılan sloganların ardından sona erdi.
Çin Büyükelçiliği önünde yapılan protesto esnasında mitinge damgasını vuran skandal olay yaşandı. Azerbaycanlı soydaşlarımız beraberlerinde getirdikleri Azerbaycan ve üzerinde Atatürk potresi bulunan bayrakları elçilik önünde asiyorlar. Mitingi düzenleme komitesi adına Ahmed Tursun adlı bir kişi Azerbaycanlıların yanına gelerek Atatürk posterli Türk bayrağını kaldırmalarını istiyor. Orada bulunan Azerbaycan Federasyonu Başkanı Settar Sevigin olaya tepki göstererek karşı çıkıyor. Komite adına konuşan kişinin ısrarlı davranışı karşısında bir olumsuz durum yaşanmaması için kaldırılmasına izin veriyor ve Türk Bayrağı asıldığı yerden indiriliyor.
Bu olay haber alan İsveç Postası Azerbaycan Federasyonu Başkanı Settar Sevigin’le iletişim kurarak, olayın doğru olup olmadığını soruşturdu. Olayı doğrulayan Sevigin, üzüntülerini bildirdi. İsveç Postası olarak bir görüşme talep ettik ve kendisine sorular yönelttik.

Azerbaycan Federasyonu Başkanı Settar Sevigin
Sayın Sevigin Çin’i protesto mitinginde sizin de yakından tanık olduğunuz bir skandal yaşanıyor. Atatürk posterli Türk Bayrağı asıldığı yerden indirtiliyor. Olayı bize anlatır mısınız?
- Biz federasyon olarak böyle bir protesto mitingi yapmayı planlıyorduk. Uygurlardan ilanı alınca destek olmak adına onların yapacağı gösteriye katılmanın daha uygun olacağını düşündük. Çünkü biz, Azerbaycan Federasyonu olarak her zaman soydaşlarımızı desteklemeye hazırız. Bu ister Türk, ister Uygur ister Türkmen olsun destek veriyoruz... Biz de Uygurlardan izin alarak bu doğrultuda bir ilan hazırlayarak yayınladık ve protesto gösterine katıldık. Önce İsveç Parlamentosu önünde daha sonra da Çi Sefirliği önünde bulunduk. Elçilik önünde bana da bir konuşma hakkı verdiler ve konuştum. Protestoya çok fazla Azerbaycalı katılmasına rağmen bayraklarımız gelmemişti. Arkadaşlardan rica ettim yürüyüş esnasıda bayraklarımızı getirdiler. Ben her seferinde üzerinde Atatürk resmi bulunan Türk bayrağını da getirmelerini isterim. Çünkü bu bayrağı gururla taşıyoruz. Atatürk’e şükran duymak tüm Türk Dünyası’nın görevidir. Bu seferde getirdiler ve önden giderek elçilik karşısına Azerbaycan Bayrağıyla birlikte astılar.
Biz oraya ulaştıktan kısa bir süre sora Ahmed Tursun Bey gelerek Atatürk resimli Türk Bayrağını kaldırmamızı istedi. Gerekçe olarak da ‘biz burada semboller istemiyoruz’ sözü oldu. Ufak bir tartışma esasıda ‘Biz Atatürk’e karşı değiliz ama, sembol istemiyoruz” diye tekrarladı. Bayrağı getiren arkadaş da çok üzüldü ve ‘ben buradan gidiyorum. Siz Türk değilsiniz’ türünden laflar etti. Bu olay bizi çok üzdü. Azerbaycan bayrağını kaldırmamızı isteselerdi bu kadar üzülmezdik. Bana göre komitenin kararı yanlıştır. Ben, siz mademki kurtuluş istiyorsunuz ve nasıl olurda Türk bayrağı üzerindeki Atatürk’ün resmini kaldırmamazı istiyorsunuz. Siz anadilinizi, anayurdunuzu ve hatta dininizi istiyorsunuz bu nasıl oluyor, dedim. Atatürk ülkesi kurtarmakla kalmadı, mazlum Doğu ve Afrika halklarına örnek oldu. Atatürk, laiklikle İslam dinini de birtakım kişi ve cemaatlardan, tarikatlardan korumak istedi. Sanki bugünleri gördü.
İslam dinin bu kadar yozlaştırılmasının arkasında dini kendi dilinde okumama, anlamama ve dolaysıyla şeyh ve şıhların ve birtakım kanaat önderleri denen kişilere bırakılmasından kaynaklanmıyor mu?
- Biz sekülarizmden yani laiklikten yanayız. Atatürk, bu dönemleri öngördüğü için ‘biz dini koruyalım, siyasetten ayrı tutalım’dedi. Bizim de en önde gelen problemimiz budur. Atatürk her yerde başta olması gereken bir kişiliktir. Bu hem Türk dünyası hem de tüm dünya tarafından kabul edilen bir durumdur. Atatürk, UNESCO tarafından doğumun yüzüncü yılında 20 asrın en önemli lideri olarak kabul edilmiştir. Bunu bilmeliyiz. Bizim, tüm Türk dünyasının çıkış yolu budur. Atatürk’e sıkı sıkıya sarılmak ve onu anlamak, görüşlerini, düşüncelerini geliştirerek Türk toplumlarına egemen kılmak. Ben haşa Atatürk ‘Allah’ demiyorum ama yaptıklarına baktığımız zaman; bugün dini kesimlerin gavur diye lanetler yağdırdıkları güçlerin azimle karşısında durdu ve bir kurtuluş gerçekleştirdi. Bunu nasıl olur da göremezler. Ben buna şaşıyorum.
Bugün IŞİD ve benzeri din dışı vahşet ve terör örgütleri türemiş ve İslam dini adı altında insanları kesiyorlarsa, bu Atatürk’ün getirdiği laikliğin İslam dünyasında uygulanmayışından dolayıdır. Atatürk Kur’an-ı Kerim’i neden ilk elde Türkçeye tefsir ettirmek istedi, bunu bilelim. Amaç, birtakım sapmalardan İslam dinini korumaktı.

Bu olumsuz durumu sadece Uygur Türklerine bağlamak gerekir ya da bunun arkasında bazı insanlar var mı?
- Ben, tamam kararınız varsa çok üzülüyoruz ve saygı gösteriyoruz. Bu protestoyu siz hazırladınız. Biz burada kavga etmek istemiyoruz. Ben gururla Atatürk’ün resmini ve Türk bayrağını taşırım. Eğer siz, Azerbaycan bayrağına söz deseydiniz çok üzülürdüm ama bu çok korkunç bir durum. Bunu kesinlikle yapmamanız gerekiyor. Bunun arkasında başka insanlar var. Eğer sizin haberiniz yoksa, ‘hayır, biz Atatürk’ü biliyoruz’ biliyorsanız, bunu yapmazdınız dedim. Ben bu olayın arkasında başka insanların olduğuna inaıyorum.
Komünist Çin rejiminden kurtulmak istiyorlarsa, işte Atatürk ve çizdiği yol... Şunu da unutmayalım, ‘Atatürk, birgün Rusya dağılacak ve bizim Türk halklarımız bağımsız kalacaklar. O güne hazır olmalıyız’ dedi.
Siz Humeyni’den sonra İran’dan çıkan bir kişisiz ve İran yönetimindeki Güney Azerbaycan’dan geliyorsunuz. Bugün İran’ın orada yaptıkları ortada duruyor. Molla rejimleri ülkeler için yararlı mıdır?
- Ben Çin elçiliği önünde yaptığım konuşmamda da vurguladım. Biz, laik İslamın taraftarıyız ve o İslamı kabul ettik. O İslama da sahip çıkacağız. O Atatürk’ün ortaya koyduğu ilkelerdir ve laik İslamdır. Biz mollaların İran’da halkımız üzerinde neler yaptıklarını biliyoruz. Şii’leştirme, anadil yasakları, Farslaştırma politikalarını iyi biliyoruz. Bu nedenle dinin belli insanların elinde tokmak gibi bir güç olmasından yana değil, gönüllerde olmasından yanayız. Bakın camilerimize, Atatürk döneminde hangisine kilit vurulmuş? Saçmalamanın bir anlamı yok. İslam ülkeleri ancak laiklik ve demokrasiye kavuştukları zaman rahat ederler ve gelişirler.
Çin hükümetinin yaptıkları özerk Sincan bölgesinde kabul edilebilir türden mi?
Hayır, biz bunu kabul etmiyoruz. Bu nedenlede oradaydık. Biz halklarımızın ezilmesine, baskı altında tutulmasına ve diğer olumsuzluklarla karşı karşıya kalnmasına her zaman karşı durduk, destekledik ve mücadelere omuz verdik. Çin yanlış yapıyor ve o bölgedeki baskılarını durdurmalıdır. Dünyadaki Türk halklarını desteklemek, yardım etmek her Türk’ün bir vatan borcudur.
Sincan bölgesindeki Uygur Türklerinin yaptıkları yanlışlıklar yok mu?
- Elbette vardır. Onlar da buna dikkat ederek pozisyonlarını güçlendirmeli ve yasal yollardan mücadelelerini sürdürmelidirler. Ölen, hapishanelere atılan insanlara yazık oluyor. Bir de basında çıkan her habere inanmamak gerekiyor. Sincan bölgesinde bir insanlık dramı yaşanıyor. Biz Çin’in insanların orucuna, namazına karışmalarını kınıyoruz. İnsanlık haklarının çiğnenmesine karşyız. Bu Çin ya da İran ya da başka ülkeler olabilir, fark etmez. Bir de bunun öbür yüzünü düşünürsek, insanlara zorla oruç tutturulmasına da, namaz kıldırılmasına da karşıyız. İnsan kendi isteğiyle yapmalı, zorlamalarla olmaz.
Atatürk, “Hayatta gerçek yol gösterici bilimdir, fendir” diyor ve bu yolda ilerlemeyen ulusların, ileryen uluslara yem olacağını söylüyor. Din kullanıcıları bunu bilmemezlikten geliyor ama ya halklar neden düşünmüyor?
- Haklısınız, biz Avrupa’dayız ve Avrupalılardan yardım istiyoruz. Biz terörist değiliz. Aynı zamanda hem gavura karşı olacaksın hem gavurdan yardım isteyeceksin, bu nasıl oluyor. İşte burada çağdaşlık, çağa göre hareket etmek söz konusudur ve Atatürk bunu söylemiştir. Bunu Uygurlar bilmesi gerekir.
Ben, bu olaydan dolayı çok üzüldüm. Bundan sonra bunun arkasında kim ya da kimler varsa dikkat etsinler. Bu konuda çok yanlış düşünüyorlar ve yapıyorlar. Atatürk’süz bir Türk Dünyası ortaya çıkmaz. Bunu herkes iyi bilsin...
İsveç Postası adına verdiğiniz bilgiler ve düşünceleriniz için teşekkür ederiz.
İsveç Postası olarak Atatürk posterli Türk Bayrağı’nın kaldırılmasını kınıyoruz.
