AYTEN, ’NAMUS CİNAYETİ’NE KURBAN  MI GİTTİ?

AYTEN, ’NAMUS CİNAYETİ’NE KURBAN MI GİTTİ?

Vücudunda 66 bıçak darbesi sayılmış, yüzü parçalanmış. ’Orospu gibi giyiniyorsun’ diyen kocası tarafından öldürülen 41 yaşındaki Ayten’in, ’namus cinayeti’ne kurban mı gitti sorusunu zihinlere getiriyor?

İSVEÇ - 2015-12-22 11:45:18 Bu içerik 1779 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI
 

Savcı bu 'töre kültürü'ne dayalı tipik bir 'namus cinayeti' ifadesisini kullanarak olayı basite indirgemesi anlaşılır gibi değil.. Yaz tatilinde bir düğünde omuzları açıkta bırakan askılı bir elbise giymesi kocasının büyük tepkisine yol açıyor. Eve geldiklerinde konuyla ilgili ağız dalaşı yapıyorlar. kocası orada dövüyor. Elbiseyi parçalıyor.

Olay hakkında ”Bilirkişi” raporunda ilginç detaylara rastlanıyor. Raporda şöyle yazılmış: "Erkekler namusunu kirleten kadını cezalandırmak için yüzüne hasar verirler (çirkinleştirirler).

Ayten Türkiye'de 'kolsuz' bir elbise almış, üstüne de bir şal takarak düğüne gitmiş. Zaman geçmiş. Kocası Mayıs ayında düğünün fotoğraflarına bakmış. Resimlerde, kendinden 12 yaş küçük eşinin düğündeyken üstündeki şalın ara sıra kaydığını ve ''omuz başlarının'' açığa çıktığını görmüş. Bunu bir türlü onuruna yedirememiş, karısının giyimini bir çeşit oros...luk saymış ve çok sinirlenmiş. Eşine ' utanmadın mı, aynı bir orospu  gibi olmuşsun' diye hışımla bağırmış. Önce o elbiseyi kesmiş sonra da kadını dövmüş.

Ayten işte ilk kez kocasını bu dayaktan sonra polise şikayet etmiş ve çocuklarıyla birlikte evini terketmiş, boşanma davası açmış. Ayten ile 6 ve 13 yaşlarındaki iki oğlu o yaz boyunca gizli adreslerdeki değişik ”Kadın Sığınma Ev”lerinde kalmışlar. Ama peşini hiç bırakmayan kocası onu iki kez eliyle koymuş gibi bulmuş.

Bunun üzerine kocasından saklanmasının anlamsız olduğunu, nasılsa her seferinde onu bulduğunu düşünmüş, hiç olmazsa evimde kalırsam kocamda çocukları görür belki sakinleşir diye ümitlenmiş ve Årsta'daki ortak evlerine taşınmış..

Meğerse kocası, eşinden habersiz olarak o elbiseyi işyerindeki dolabında cinayet gününe kadar saklamış. Zavallı kadın da elbisesinin çöpe atıldığını sanıyormuş. Katil koca 19 Eylül'de işyerindeki dolabından 'kolsuz elbiseyi' çıkarmış, öğleden sonra tam saat 2'de işten çıkmış ve doğruca evine gitmiş..

Kapıyı açan eşine önce bir elindeki ”Kolsuz Elbiseyi” gösterdiğini, sonra da diğer elindeki keskin bıçağı Ayten'e kaç kez sapladığını hatırlamadığını söylemiş...

Savcı : "- Elbiseyi niçin yanında götürdün peki?"

Katil: "- Bir dürtü üzerine".

Savcı : "- Eşin elbiseyi elinde görünce ne yaptı?"

Katil : "-Bilmiyorum. Kendimi kaybetmiştim, kendime geldiğimde elimde kanlı bir bıçakla evin girişinde oturuyordum".

Otopside, yüzünün büyük bölümü kesilerek parçalanmış Ayten'in vücudunda tam tamına 66 bıçak yarası sayılmış...


TANER YILDIZ

Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER