İSVEÇ POSTASI
Türk, Kürt, Alevi...
Naim Babüroğlu
Atatürk’ün Cumhuriyeti, Türk devriminin de amacı ve dayanağıdır.
Her demokratik rejim, cumhuriyet değildir.
Ancak cumhuriyet, demokrasinin en gelişmiş şeklidir.
Atatürk’ün Cumhuriyeti, halka dayalı demokratik bir yönetim biçimidir.
***
Türk Devrimi’nin cumhuriyet anlayışı, kişi, zümre ya da soy egemenliğine dayanmaz.
Toplumun tümünü kapsayan, kamu yararını esas alan bir rejimdir.
Batı’da ya da Doğu’da görülen, hiçbir cumhuriyet sistemine benzemez.
Milli egemenliğe dayanır ve toplumun refahını amaçlar.
Toplumun ve devletin gücü, yalnızca ulus ve halk için kullanılır.
***
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), emperyalist işgale karşı, halkın temsilcileri ve bizzat halkın kendisi tarafından
oluşturulmuştu.
Aynı durum, diğer kurumlarda da geçerliydi.
Bu kurumlarda görev yapan insanlar, en üstten en alta, tümüyle halk kökenliydi.
TBMM, dünya siyasi tarihinde örneği olmayan demokratik ve mücadeleci bir yönetim organı, benzersiz bir temsil
kurumuydu.
Yetki ve yaptırım gücünü, kökleri Göktürk boylarındaki katılımcılıktan, Anadolu Ahi paylaşımcılığından ve Kuvayı
Milliye Ruhu’ndan alıyordu.
***
İstiklal Savaşı’nı gece gündüz, ara vermeden yöneten Meclis’te, toplumun hiçbir kesimi dışlanmamıştı.
Köylüler, askerler, din adamları, tüccarlar, aşiret ve tarikat şeyhleri, esnaf temsilcileri, doktorlar, avukat ve
gazeteciler, aynı çatı altında tek bir amaç çevresinde birleşmişti.
***
Mustafa Kemal, Cumhuriyetçilik anlayışını şu sözlerle anlatır:
“Türkiye milliyetçi, halkçı, devletçi ve devrimci bir cumhuriyettir... Yurttaşların kişisel ve toplumsal özgürlüğünü,
eşit ve dokunulmaz kılmak, mülkiyet haklarını saklı tutmak, cumhuriyetin temel özelliğidir...”
***
Mustafa Kemal, Cumhuriyet’i en büyük başarı olarak kabul eder.
“Başardığımız işlerin en büyüğü, Türk kahramanlığı ve yüksek kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir...”
Atatürk’e göre:
“Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir yönetimdir. Cumhuriyet erdemdir...”
***
Atatürk ilkelerinden biri olan Milliyetçilik, antiemperyalist bir nitelik taşır.
Tam bağımsızlık ruhuna dayanır.
Emperyalizmi ilk kez yenilgiye uğratan Türk milliyetçiliğinin, ezilen uluslarda büyük heyecan yaratmasının nedeni
budur.
Yüksek bir saygınlığa ulaşarak, evrensel bir mücadeleye dönüşmesinin nedeni budur.
***
Atatürk’e göre:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.”
“Diyarbakırlı, Vanlı, İstanbullu, Trabzonlu, Erzurumlu, Trakyalı hep bir soyun evlatları ve aynı çevrelerin
damarlarıdır.”
***
Atatürk’ün Cumhuriyeti ırk, din, cins, mezhep ayrımı gözetmez.
Ayrıştırıcı değil birleştiricidir.
“Ne mutlu Türküm diyene” demiştir.
“Ne mutlu Türküm doğana ya da olana” dememiştir.
Cumhuriyetle ümmet millet; kul (tebaa) değerli birey oldu.
Makalenin devamını okumak için tıklayınız:
