İSVEÇ POSTASI
Bugün Sosyal Demokrat Parti lideri Magdalena Andersson’a, yeni hükümeti kurma görevi ikinci kez veriliyor. Birincisinde başarılı olamamıştı. Sol Parti hükümette yer almak istemiş, ama Merkez Partisi ”hayır” demişti. Sosyal Demokratlarda Sol Partiyi hükümete almaya pek sıcak bakmıyorlar. Sol Parti’nin 30 milletvekili bulunuyor.
Sosyal Demokratlar, genel oy hakkının getirilmesinden bu yana en kötü seçim sonuçlarını aldılar – yüzde 27,5 oy aldılar – ve muhalefet tarafı, seçim öncesi anketlerde yaklaşık yüzde 10'dan fazla farkla önde gösteriliyordu. Seçim her şeyi altüst etti. İktidar seçimi az bir farkla muhalefet partilerine kaptırdı.
Sol blok (kırmızı-yeşil) olarak adlandırılan blok arasında Sol Parti’yi hükümete almama ve onların dışarıdan destek vermesi isteme yönündeki eğilimleri Sol Parti sıcak bakmadı. Hükümette yer almak istediğini ısrarla belirtti. Güç sahibi olduğunu İsveç Meclis Başkanlığı seçiminde tarihinde ilk kez sağ blokun adayı 2018’den beri meclis başkanı olan Andreas Norlen’e vererek seçilmesini sağladı.
Tanınmış eski Sosyal Demokrat yüzler partinin seçim stratejiye yönelik eleştiriler seçimden bir gün sonra dile getirildi ve o zamandan beri giderek arttı. Seçim stratejisindeki açık eksiklikleri dile getirenlerden biri de eski Sosyal Demokrat milletvekili Veronica Palm. Palm, seçim kampanyasının başında partinin neredeyse görünmez olduğunu, ancak sonunda parti liderine ve SD'ye odaklanıldığını söylüyor.
Veronica Palm SVT'ye, ”Son iki haftanın neredeyse tamamı Magdalena Andersson ya da on iki SD bakanıyla ilgiliydi. O zaman mesele siyaset olmayacak” diyor.
Sosyal Demokrat öğrencilerinin başkanı Elfva Barrio da durumu eleştiriyor. SVT’ye, ”Hoşnutsuz burjuva seçmenleri ikna etmeye yatırım yapmaya devam edemeyiz, ancak seçmenleri ileriye giden yolun Sosyal Demokrat siyaset olduğuna ikna etmemiz gerekirdi” diyor.
Ikinci kez görevi alan Magdalena Andersson nasıl bir strateji uygulayacak ve hem Sol Parti’yi hem de Merkez Partissi’ni ikna edecek merak konusu olmaya girişimleri sırasında ortaya çıkacak. Burada başka bir ayrıntıda Hıristiyan Demokratların Magdalena Andersson ile yakınlaşması olanaklı olur m?, Bu soru işareti olarak belleklere takılıyor…
