ATATÜRK VE TARIM POLİTİKASI

İsveç – Atatürkçü Düşünce Derneği ile İsveç-Türk Düşünce ve Kültür Derneği’nin ortaklaşa düzenledikleri “Atatürk ve Tarım Politikası” ve “24 Kasım Öğretmenleri Günü” etkinliği verimli bir panele dönüştü.

ATATÜRK VE TARIM POLİTİKASI
ATATÜRK VE TARIM POLİTİKASI
Bu içerik 292 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI 


İsveç – Atatürkçü Düşünce Derneği  ile İsveç-Türk Düşünce ve Kültür Derneği zaman zaman önemli konularda birlikte etkinlikler düzenliyorlar. Cumartesi günkü etkinlikte bunlardan birisiydi. İki derneğin ortaklaşa düzenledikleri “Atatürk ve Tarım Politikası” ve “24 Kasım Öğretmenler Günü” toplantısı katılımcıların da katkılarıyla bir panel ortamı içerisinde geçti.

Toplantı saygı duruşu ve Ulusal Marşı’mızın hep birlikte okunmasıyla başladı. İlk sözü 24 Kasım Öğretmenler  Günü dolaysıyla İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı öğretmen Mustafa Sönmez’e verildi.

Mustafa Sönmez, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenlere ve eğitime verdiği önem üzerinde durdu. Ulu Öndere “Başöğretmen” unvanının O’nun eğitimli bir toplum yaratmak için okuma yazma bilmeyen yetişkin insanar için açtığı “Gece Mektepleri” ve  “Harf Devrimi”ni halka anlatmak için kara tahtanın başına geçtiği anların anısına verildiği belirtti. Savaş günlerinde bile her alanda olduğu gibi eğitim alanında da çalışmalarını sürdürdüğünü ve savaş sonrası ikinci ordu dediği eğitim ordusu olan öğretmenlere büyük işler düştüğünü ve onlara güvendiğini dile getirdi.



Sönmez, “Atatürk, 16 – 21 Temmuz 1921 yılında ‘Maarif Kongresi’nin ertelenmesi isteyenlere karşın yapılmasını savunmuş ve açılış konuşmasını yaparak öğretmenlere büyük görevlerin düştüğünü söylemiştir. Atatürk kongrede, ‘Millî hükûmetimizin ciddiyet ve içtenlikle istediği derecede Türkiye kadın ve erkek öğretmenlerinin hayat ve refahını henüz sağlayamamakta olduğunu biliyorum; fakat milletimizi yetiştirmek gibi kutsal bir görevi üzerine alan yüce heyetinizin bugünün durumunu dikkate alacağından ve her zorluğu yenerek bu yolda gayet sabırla yürüyeceğinden şüphem yoktur. Göreviniz çok önemli ve hayatidir. Bunda başarılı olmanızı Yüce Allah’tan dilerim’ sözlerine dikkatinizi çekmek isteri. Bugün öğretmen ve eğitim durumuzu karşılaştırmalı olarak ele aldığımız zaman, eğitimimizin içerisine düşürüldüğü açmazları rahatlıkla görebiliriz. Öğretmenlerimiz çok güç koşullar altında çalışıyorlar. Öğretmenlerimizin görevi çağdaş, özgür düşünceli, bilgili bireylerin yetişmesi için çaba harcamaktır. Bugün bu durum ne yazık ki, söz konusu değildir. Ezberci, yüzeysel bilgilerle, soru soramayan, sorgulamayan körü körüne itaata zorlanan bir kuşak, kuşaklar yetiştirilmeye çalışılmaktadır” dedi.


                                                            İsveç - ADD Başkanı ve öğretmen Mustafa Sönmez

Sönmez, Atatürk’ün öğretmenler ve eğitim üzerine söylediği sözlerden örnekler vererek konuşmasını sonlandırdı. Ayrıca katılımcılar bu konuda görüşlerini açıkladılar.



Emekli Yüksek Ziraat Mühendisi Yusuf Çalışkan uzun uzun Atatürk’ün tarım politikaları üzerinde örnekler vererek durdu. Savaştan sonra yüzyılların ihmalkarlığından geri bırakılmış Türk köylüsünü ve tarım alanlarını yeniden üretim verebilecek konuma getirilmesi için verdiği çabaları anlattı. İlk elde ülke için gerekli olan dokuma ve şeker fabrikalarını kurduğunu, zeytin üreticiliğini teşvik ettiğini, yurtdışından uzmanlar getirtilerek zeytin budamacılığı ve üretimi kursları düzenlendiğini, toprak koruma kanunu çıkarılarak ekim alanlarının genişletildiği dile getirdi.


                                                        Emekli Ziraat Yüksek Mühendisi Yusuf Çalışkan

Çalışkan, Atatürk’ün kurduğu fabrikaların sadece makine ve işçilerden meydana gelmediğini, fabrika alanalrına o günkü koşullarda mükemmel sosyal tesislerin, spor alanalrının yapıldığını ve işçilerin hem spor hem de kültürel olarak buralardan yaranlandığını söyledi. Venezüella’da Manisa Nazilli dokuma fabrikasının örnek olarak alınarak bire bir aynısının yapıldığı ifade etti. Çin lideri Mao’nun ben Çin Atatürk’üyüm diyerek tarım alanında yaptığı devrimlere değindi.



Yusuf Çalışkan zeytincilik hakkında kitaplar yazdığını belirterek, Atatürk’ün bu konudaki katkılarını ve zeytin yetiştirilmesi için uğraşıları dile getirerek, bugün Türkiye’de 2700 zeytin türünün bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin zeytin alanında birinci konumda bir ülke olduğu Atatürk’ten sonra 1950’li yıllardan itibaren Amerika baskısıyla ‘sana’ ve ‘vita’ yağlarının halka dayatıldığı bir türkümüzün sözlerinden örnekleme yaparak eleştirdi. Türkü de “Zeytinyağı yiyemem aman / Basmada fistan giyemem aman.” Zeytin ve tereyağının insan için hiçbir zararı olmadığı aksine yararlı olduğunu savunarak vahşi kapitalizmin ülkeleri suni yağlarıyla işgal ettiğini vurguladı.

Çalışkan, Ziraat Fakülteleri, Tarım Meslek Lisesi ve Tarım Enstitülerinin açılmasının önemine değinerek bu eğitim okullarının çok büyük bir işlevi zamanları içerisinde yerine getirdiğini söyledi. Türkiye’nin yanlış tarım politikalarıyla Atatürk’ün düşüncelerinin özünden ayrıldığını ve dolaysıyla köylünün, çiftçinin işlevselleştirildiğini ileri sürdü.

Emekli Yüksek Ziraat Mühendisi Yusuf Çalışkan’ın konuşmasından sonra tartışmalı olarak katılımcılar görüşlerini açıkladılar. Tarımımızın bugün geldiği noktayı olumsuz bularak eleştirdiler..


                                                                     Toplantıya katılanlardan bir grup

Stockholm Atatürk Tarım 24 Kasım Öğretmenler Günü İsveç - ADD Yusuf Çalışkan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI