”AZ GİTTİK UZ GİTTİK”

Stockholm’da yaşayan sanatçı Fikret Çeşmeli anılarını kaleme aldığı ”Alev Alev Kar ve Kupkuru Yağmur (Brinnande Snö och Torrt Regn) adlı kitabından Burcu Ada Soysop tarafından dramaturjisi yapılan tek kişilik müzikli tiyatro oyunuyla üçüncü kez izleyici karşısına çıktı.

”AZ GİTTİK UZ GİTTİK”
”AZ GİTTİK UZ GİTTİK”
Bu içerik 275 kez okundu.

Fikret Çeşmeli 1966 yılında İsveç’e gelen bir işçi babanın üçüncü çocuğu. 1975 yılında 14 yaşında Stockholm’a küçük köyünden çıkarak adım atıyor. Fikret için daha önce hiç karşılaşmadığı bambaşka bir dünya. İlk günler ve aylar epey zorlanıyor, dil bilmemezlik onu müşkül durumlara düşürüyor. Arkadaşları yine kendisi gibi Orta Anadolu’nun küçük bir ilçesinden (Konya – Kulu) gelmiş olanlar… İsveçlilerle arkadaşlık kurmak da öyle pek kolay değil…

Fikret Çeşmeli, babasının köyden ayrılmasıyla başlayan göç ve göçmenlik serüvenini müzikli bir tek kişilik oyun içerisinde bazen hüzünlenerek bazen neşelenerek bazen de kaygılasal bir biçimde izleyiciye aktarıyor. O günleri yaşayan yaştaşlarının, sonradan gelmiş ve ondan sonra burada doğmuş olanlara hem o günleri yeniden canlandırıyor hem de sonrakilere çekilen, yaşanılan iyi ve kötü günleri anlatıyor. Nazım’ın dizeleri gayrı ihtiyarı ağzından dökülüyor, ”Kapansın el kapıları / Bir daha açılmasın…”



Kululular İsveç’e turist işçi olarak 1966 yılının Ağustos ayında gelmeye başlıyorlar. 1967 sonunda sayıları iki bin beş yüz dolayına ulaşıyor. 1970 yazında aile birleşimine gidilerek 1976 yılın sonlarına kadar işçi aileleri İsveç’e taşınıyor. Nüfus oldukça artıyor. Ailelerin para biriktirmek ve için yoğun çalışmaları çocuklara ayrılacak zamanın olmayışı, çocuklarda bir başıboşluk ve kimsesizlik duygusu yaratıyor. Bu durum kimi çocukların yanlış adımlar atmasına ve yaşamlarının kararmasına neden oluyor.


                                                               Babanın köye gönderdiği mektubu okurken

Kız çocuklarının lise eğitimine gönderilmeyip, ilk elde köyden bir akrabayla evlendirilmeleri küçük yaşlarda çocuk evliliklerin artmasına neden olurken İsveçli kurumlar buna sessiz kalıyorlar (bugün de bazı konulara sessiz kalmaları gibi…). Kız çocuklarının lise eğitime yönelmeleri 90’lı yılların ortalarına denk geliyor.

Fikret Çeşmeli oyunda her ne kadar bazı konuları teğet geçse de, ”Az gittik Uz gittik” oyunuyla yaşanılan günlere bir ışık tutuyor, ders alınması gerektiğini sezdirmeye çalışıyor. Çünkü gelinen nokta da ne yazık ki İsveç’te yaşayan genellikle Kululular ”bir arpaboyu yol alabilmiş değiller”.


               Babasının Paris'te Stockholm trenini kaçırdıktan sonra havaalanına gitmek için uçak taklidi yaptığını anlatıyor

70’li yılların ortalarında oturdukları semtlerin dışına çıkamayan 13 – 17 yaş arasında ilk gençliğe adım atmaya çalışan çocuklar kendilerine özgü bir dünya kurarlar. Ailelerinden isteklerinin kabul görmeyeceğini ve her zaman ”hayır, olmaz” yanıtını alacaklarını bildikleri için bisiklet hırsızlıkları, gizlice İsveçli kızlarla çapkınlıklar ve gizlice apartman altlarındaki (zemin) odaların ev gibi döşenmesi… Fikret de bu aşamaları yaşar ama onu kurtaran ve bugün sanatçı düzeyine getiren hayallerini arkadaşlarından farklı olarak geliştirmesidir.


                                                                   Küçük bir semte kapalı yaşamın getirdikleri

Fikret, Mazlum Kiper, Kenan Gündoğdu gibi kişilerin kurduğu Türkçe Bizim Tiyatro adındaki ”Çocuk Tiyatrosu”nda oynamaya başlar. Hayalinde bir saza sahip olma ve türkü söyleme de vardır. Bu tiyatro ”benim kurtuluşum” der Fikret. Saza sahip olabilmek için babasının işlettiği küçük dükkandan yardım ettiği günler aşırdığı 10 ya da 20 kronlukları biriktirmeye başlar. İçindeki sanat aşkı onu her zaman dürtükler.

Fikret artık genç bir delikanlı olmuştur. Tiyatroda tanıştığı rol arkadaşlarından birine aşık olur. Baba ise oğlunu köyden evlendirmenin planları içerisindedir. Sevdiği kız lise sonu sınıfı bitirmek üzereyken, ona kaçma teklifinde bulunur. Birlikte hiçbir şey düşünmeden, ne yapacaklarını, nerede kalacaklarını bilmeden kaçarlar. Çünkü babası asla ve asla bu evliliğe izin vermeyecektir. Bugünkü eşiyle böylece kaçarak evlenirler.



Baba, Fikret’in farklı kişiliğini açıktan benimsemez. Baba, emekli olduktan sonra biriktirdiği paralarla çocuklarına Konya’dan aldığı dairelerin tapularını dağıtır. Fikret daireyi kabul etmez. Baba, ”neyin var da kabul etmiyorsun” gibi imalarda bulunur. Fikret, çıkardığı kaseti babasının önüne bırakır. Bu sahneleri yaşayarak oynayan Fikret, babasının o günkü halini de canlandırırken salonda hem bir hüzün dalgası hem de neşe ortamına neden olurdu. Başında takke, elinde tesbih divana yarı uzanmış gibi oturan bir baba…


                                                                                        Yaşama atılan goooool


Bu olaydan iki yıl sonra vefat eden babanın gizli çekmecesinden Fikret’in kaseti ve onun sanatçı yönünü anlatan bir gazete küpürü çıkar. Fikret, her ne kadar kendisine o günün geçerli olan ”sol” içerikli sözlere kınayan babanın kendisine içten içe beslediği sevgiyi görür.



Fikret yazdğı ve kitabından uyarlanan oynadığı oyunuyla, ”göçmenlik” ve ”yabancılık” kavramalarına, göçmenlerin yaşadığı sorunlara canlı bir ışık tutuyor. Bir görünmez lamba oluyor, gelecek kuşaklara kılavuzluk yapıyor.

Sanatçı Fikret Çeşmeli ve Kitabı başarıyla oyunlaştıran Burcu Ada Soysop’u kutluyor, yeni çalışmalarında başarılar diliyoruz.


                                                                         Gurbet türkülerinin cazibesine kapılır


                                                                       Babanın işyerinden para aşırmanın zevki


                                                                                      Teşekkürler Fikret


                                                                         Fikret Çeşmeli ve Burcu Ada Soysop


                                                  Bugünün küçük oyuncuları ama geleceğin büyük oyuncularıyla birlikte

Fikret Çeşmeli Az Gittik Uz Gittik tiyatro müzik oyun göç göçmenlik Burcu Ada Soysop
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI