İSVEÇ POSTASI
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, tarihin ardından ya da önünden giden bir lider değil… Mustafa Kemal tarihin akışını değiştiren, şekillendiren ve tarihi yazan bir liderdir. Lider odur ki, parçalanmış bir imparatorluktan, tüm dünyanın saygı duyduğu yeni bir devlet yarattı. Tarihe geçen bir destan yazdı. İşte “En büyük Türk Devrimi” cumhuriyete giden yolun taşlarını santimetre santimetre hesaplıyarak gerçekleştirdi.
En yakınında olan önemli görevler üstlenen Atatürk’ün arkadaşlarından ve sonradan yolları ayrılan Rauf Orbay, ”Biz olmasaydık da Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak ülkeyi kurtarırdı. Fakat o olmasaydı biz bunu başaramazdık” diyerek sürekli olarak düşüncelerine muhalefet ettiği Atatürk’e hakkını teslim ediyordu.
19 Mayıs 1919 Samsun’danm başlayan ve 9 Eylül 1922 günü İzmir’de Yunan Ordusu’nun hezimetiyle biten savaşın tüm aşamalarında Atatürk’ün müthiş yeteneği ve çabası vardır. Bir taraftan savaşırken, diğer taraftan da savaş sonrası yapacaklarını adım adım planlamıştır. Belleğine ta lise yıllarında yerleştirdiği ”Cumhuriyet” düşüncesini yaşama geçirmek en büyük amacıdır. Bunu her türlü engellemelere karşın başarmıştır.

M. K. Atatürk, diktatörlüklerin günümüzde artık yerinin olmadığını anlamıştır. Bu nedenle kendisine teklif edilen ”Tek adamlık” yönetimleri elin tersiyle itmiştir. Şöyle söylüyor, ”Zorba hükümetler, ne şekilde olursa olsunlar payidar olamaz, ayakta kalamazlar. Özgür bir ülkede ise yasalara uymak koşuluyla hükümetin buyruklarını eleştirmek de kınamak da caizdir” ve ekliyor; ”Özgürlük sınırları ne kadar geniş tutulursa, hükümet o ölçüde sağlam olur.”
İşte, bugün Türkiye’nin içerisine düştüğü açmaz budur. Bu nedenle Cumhuriyet ve değerlerine tekrar dönmek ülkemizin yeniden kurtuluşu olacaktır.
29 EKİM CUMHURİYETİ’MİZİN KURULUŞU HEPİMİZE KUTLU OLSUN…
