PİSA ANKETİ VE ÇÖKEN İSVEÇ EĞİTİM SİSTEMİ
Mustafa Sönmez

PİSA ANKETİ VE ÇÖKEN İSVEÇ EĞİTİM SİSTEMİ

Bu içerik 288 kez okundu.

2026 Pisa Anketi sonuçları açıklandı. OECD'nin 15 yaşındaki öğrencilerle ilgili son değerlendirmesi olan PİSA'ya göre, İsveç okullarında okuma anlama, matematik ve fen bilimleri alanlarında hızlı bir gerileme görülüyor. Bu durum İsveç eğitim sistemi için bir felaket olarak adlandırılıyor.

Evet, gerçekten de öyle. Ne oldu da İsveç okulları ve eğitim sistemi bir gerileme, çöküş yaşamaya başladı.PİSA Anketinde 25’nci sıralara gerileyen İsveç, bir tür panik havasına girdi. Bu duruma nasıl ve neden düştük, söylemleri hem eğitimcilerin hem de siyasetçilerin diline pelesenk oldu.

Sosyal Demokrat Parti Lideri Magdalena Andersson, “İsveçli öğrenciler, bir yıllık öğrenime eşdeğer bilgi kaybettiler, diyerek hemen bir “Kriz Masası” kurulmasından söz etti. 2026 Eylül seçimlerinde iktidar olurlarsa; “Eğer hükümet kurma yetkisi verilirse, en kısa sürede ulusal bir kriz komisyonu atamak istiyorum. Ve ‘Okul İsveç’i de oraya dahil etmek istiyorum” değerlendirmesini yapıyor.

Ayrıca, “Komisyon, atandıktan sonraki altı ay içinde ilk durum raporunu sunmalı ve alınması gereken acil önlemler için önerilerde bulunmalıdır” yorumunu dile getiriyor.

Sosyal Demokrat liderin bir panikleme içeisinde olduğu anlaşılıyor. Halbuki İsveç okullarındaki eğitime müdahale 2014 yılında kendi iktidarları zamanında başlamıştı. Eğitime ayrılan payın ve ayrıcalıkların yavaş yavaş ortadan kaldırılması,18 öğrencilik sınıfların 30 öğrenciye kadar yükseltilmesi gibi.

Anketten öyle anlaşılıyor ki, 9’uncu sınıftaki öğrencilerin üçte biri okuma anlama konusunda temel seviyeye ulaşamıyor. Bu da, basit metinleri bile anlamadıkları anlamına geliyor. Bu nedenle, ilkokulu, ortaokulu tamamlamak ya da bir haber makalesini anlamak için gerekli okuma becerilerine sahip olmadan mezun olacaklar anlamı taşıyor.

Ankette, Kız öğrencilerin % 24'ü endişe verici seviyede, erkek öğrencilerde ise durum daha da kötü; orada bu oran %38 olarak ortaya çıkıyor.

Eğitim ve Uyum Bakanı ve Liberal Parti Başkanı olan Simona Mohamsson kötü durumu şöyle özetliyor: “Ben bilgisayar odalarında büyüdüm ve gereksinim duyulduğunda bilgisayarlar içeri getiriliyordu, biraz daha o yöne doğru gidiyoruz” diyor. Aynı zamanda partisinin kişisel bilgisayarların öğrencilere dağıtılmaması gerektiğinin müfredata yazılmasını istediğini söylüyor.

İsveç okullarında göze çarpan en büyük çelişki, okul disiplininin zayıf olmasıdır. Okullarda disiplini yeniden tesis edilmesi ve öğretmenlerin kişisel tavır ve davranışları ön plana alınması gereklidir. Otoriter ya da disiplinli görünme korkusu, otoriteye sahip yetişkinler olmaya cesaret edemediğimiz anlamına geliyor. Öğrencilerden zamanında derse gelmelerini, sınıf arkadaşlarının ders çalışma haklarına saygı duymalarını ve öğretmenin talimatlarına uymalarını istemek otoriterlik olarak değil, okulun sosyal misyonunu ciddiye alınması olarak görülmelidir.

Okullarda öğretim yöntemlerinin yanı sıra öğretmenler bilgi aktarmaya bir başka söyleyişle bilgiye odaklanılmalıdır. Pek çok eğitimcinin yakındığı bir durum vardır. Okullarda öğrencilerin okuduğunu anlama becerileri ve yöntemleri üzerinde durulmamakta, öğrencilerin peşinen okuduklarını anladıkları varsayılmaktadır. Öğretmenler bu konuda sorgulama yapmaktan kaçınmaktadırlar. Öğrencilerin sözcük dağarcığı kontrol edilmemektedir. Halbuki, okuduğunu anlamayı geliştirmek için en sağlam yöntem zengin bir sözcük hazinesidir.

Tekrar Magdalena Andersson’un söylediklerine kulak kabartırsam, diyor ki; “Ayrıca siyasi İsveç'i de bir araya getirmek istiyorum, bu nedenle bir parlamento danışma grubu oluşturmak istiyorum. Bu önemli çünkü okul politikası hem ulusal düzeyde hükümet tarafından hem de belediyeler tarafından yönetiliyor. Kriz komisyonu ayrıca, bu eğilimin nasıl tersine çevrilebileceğine dair daha derinlemesine bir analiz de yapacak” söyleminde bulunuyor.

İsveç içine düştüğü eğitim çıkmazından nasıl kurtulacağını ve tekrar eski  düzlüğe nasıl çıkacağını düşüne dursun ama, ülkemizin eğitim çıkmazı İsveç’ten yüz kat daha kötü durumdadır. Ne yazık ki, mevcut iktidar çözümü gerici, çağdışı medrese eğitiminde görmektedir.

Sözlerimi büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle ve kulaklara küpe olması için bitiriyorum. Atatürk: “Eğitimdir ki, bir ulusu ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatır ya da tutsaklığa ve düşkünlüğe sürükler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN