"İçeride gelecek biriktirdim" ifadelerini kullanan Balbay: ”Kendimi içeride kalanlara karşı sorumlu hissediyorum. Bu sürecin başlangıç olmasını yürekten diliyorum. Ben ilk yeminimi önce halka karşı etmek istiyorum. Bu süreç kin tutulacak bir süreç değildir! Benim tahliyemin bütün hak gasplarının giderilmesi için bir başlangıç olmasını diliyorum. Ceazevinde 6 milletvekili daha vardır. Geçmişe sünger çekilemez ama Türkiye'de hukuku arayanlar Balbay 'ın uğradığı hak kaybı kadar Tuncay Özkan'ın ve diğerlerinin de hak gaspı vardır. Yarın 10 aralık İnsan Hakları Günü ama yıllardı insan haklama günü olarak kullanıldı." dedi.
Balbay sözlerine devamla; "Özgürlüğe merhaba diyorum. Kendimi içeride kalan onlarca yüzlerce hak arayanın tutukluya karşı sanki kapıyı onların üzerine kapatmış gibi sorumlu hissediyorum.
Bu sürecin taptaze bir başlangıç olmasını yürekten diliyorum.Yarın öğleden sonra büyük olasılıkla mecliste yemin edeceğim. Ama ben ilk yeminin halka karşı etmek istiyorum. Sevgili meslektaşlarım aracılığı ilke haksızlıklara hukuksuzluklara karşı bundan sonraki yaşamımda mücadele edeceğim. İçinde getiğimiz süreç sünger çekip unutulacak bir süreç değil ama kin güdülecek bir süreç de değil. Atatürk cumhuriyeti değerlerine inanan herkese ilk sözüm şudur: Gelin tanış olalım. İçinden geçtiğimiz süreçte bu aşamadan sonra Türkiye’de hukuk arayanların mücadelesine ortak olmak üzere kendimi daha büyük bir sorumlulukta hissediyorum.
Beş yıllık tutukluluğum boyunca içeride en çok gelecek biriktirdim. Bitiremediler. İçeride kalanlara karşı kendimi sorumlu hissediyorum ve ‘Açın artık şu kapıları’ diyorum. Can güvenliğinden de önce Türkiye’de hukuk güvenliği sorunu vardır. 10 Aralık insan hakları günü… Türkiye’de çok uzun zamandır her gün ‘insan haklamaları’ günü haline geldi. Bu meclisi her şeyin üzerinde tutuyorsak bu meclis de halkı her şeyin üzerinde tutmalıdır. ‘Çıktım her şeyi yapacağım’ değil. Ama bir yerinden tutacağım. Bir girdim bin çıkıyorum. Bu aşamadan sonra ben halka karışacağım. Türkiye’de haksızlıkların giderilmesi için kapıların açılması gerekiyor. Kaldığım cezaevinde 7 kişinin kalması gerekiyorken 30 kişi kalınan koğuşlar var. Bu süreçte hukuk aramaya halkın da katılması çok önemlidir. Üç bin saat mahkeme karşısında kaldım. Merhaba özgürlük diyorum, merhaba Türkiye diyorum."
İsveç Postası
