Sevgili okurlar, belli bir yaşta olan insanlarımız Mazhar Osman’ın kim olduğunu az ya da çok bilirler. Belki yeni kuşaklar buna ”Z Kuşağı” da diyebilirsiniz gözden kaçırmış olabilirler. Mazhar Osman ruh ve sinir hastalıkları uzmanı ve Türkiye'de ilk modern ruh sağlığı hastanesini kuran Türk hekimdir.
Anadolu insanımız ne yaptığını ve ne söylediğini bilmeyen kişiler için ”Tam Mazhar Osman’lık” der. Böylece o kişinin akli dengesinin yerinde olmadığını anlatmış olurlar. Böyle kişilere ayrıca da, ”Git derdini Mazhar Osman’a anlat” derler.
ABD Başkanı Donald Trump ikinci kez ABD Başkanlığı koltuğuna oturunca, birincisinden pek farklı olmasa da söylem ve eylemlerinde ipin ucunu kaçırdığı görülüyor. Devlet adamlığı kurallarını ve diplomasiyi göz ardı ettiği davranış biçimlerine yansıyor.
Donald Trump hem Danimarka ve Grönland’I hem de tüm dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Geçen hafta Pazartesi gecesi öncesinde, yine ABD'nin Grönland'ı almasını talep etti ve Kopenhag hükümetiyle alay etti: “Danimarka'nın Grönland'daki güvenliği artırmak için yakın zamanda ne yaptığını biliyor musunuz? Oraya bir köpek kızağı daha gönderdiler. Grönland'a kesinlikle ihtiyacımız var. Şunu da söyleyeceğim: Ulusal güvenlik için buna ihtiyacımız var. Avrupa Birliği'nin de buna ihtiyacı var ve bunu biliyorlar.”
Trump’ın haddini bilmez, deli saçması görüşlerine çeşitli çevrelerden hızla kınamalar geldi.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen bir televizyon röportajında, "ABD'nin Grönland'ı ele geçirmesi gerektiğinden bahsetmek tamamen anlamsız. ABD'nin, Commonwealth'teki üç ülkeden herhangi birini ilhak etme hakkı yok" dedi.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen bugün erken saatlerde Katie Miller'ın fotoğrafını "zevksiz" olarak nitelendirdi. Nielsen, Facebook paylaşımında, "Ülkemiz satılık değil ve geleceğimiz sosyal medya paylaşımlarıyla belirlenmiyor" diye yazdı. Katie Miller, Grönland adasını Amerikan bayrağıyla kapatmıştı.
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ise X'te bir paylaşımında: "Sadece Danimarka ve Grönland, Danimarka ve Grönland'ı ilgilendiren konularda karar verme hakkına sahiptir. İsveç, komşu ülkemizi tamamen savunmaktadır" diye yazdı.
Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde özetle “Batı yarım küresi benim, kalanı için de uğraşacağım” demesi ve ayrıca savunma bakanlığının adını savaş bakanlığı yapmaların da nedeni bu görüşe dayanıyor.
Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür. Yugoslavya’yı barış diyerek bombaladılar. Irak’ı demokrasi diyerek. Suriye’yi özgürlük diyerek lime lime ettiler. Gazze’yi terörizm safsatasıyla yerle bir ederek soykırım yaptılar.
Trump açıkladı: ”Venezüella’yı biz yöneteceğiz, Venezüella petrolünü biz satacağız!” diyerek tüm dünyaya meydan okuyor. Bununla da yetinmiyor. Devamla; “Ülkenizde petrol varsa Amerikan sisteminden çıkamazsınız” gözdağını veren Trump, ülkelerin kendi malı olan petrollerini kamulaştırmasını, üzerinde tasarrufta bulunmasını ABD’ye karşı hırsızlık olarak görüyor. “Venezüella’yı biz yöneteceğiz, petrolünü biz satacağız” cüretini de ABD’nin petrodolar hegemonyasını silahla sürdürme stratejisinden alıyor.
ABD Başkanı Trump, Norveç Başbakanı’na bir mesaj yazarak; "Sevgili Jonas: Ülkeniz sekiz savaşı durdurduğum için bana Nobel Barış Ödülü vermemeye karar verdiğinden beri, artık sadece barışı düşünmek zorunda hissetmiyorum, barış her zaman baskın olmak istese bile, artık Amerika Birleşik Devletleri için neyin iyi ve doğru olduğunu düşünebilirim" diyor.
Trump’ın bunca çıkışına en iyi yanıtı Norveç Arktik Üniversitesi'nde güvenlik çalışmaları profesörü olan Gunnhild Hoogensen Gjørv verdi: ”Bu, oldukça basit bir şekilde şantaj. İsteğini elde etmek için yalan söylemekten çekinmiyor. Avrupa ülkelerini susturabileceğine inanıyor” diyor.
1964 Kıbrıs krizinde Türkiye Kıbrıs’a garantör devlet olma sıfatıyla müdahale etmek istedi ve bunu Amerika Başkanına bildirdi. ABD bu müdahaleye karşı olduğunu bildirdi. ABD Başkanı Lyndon Johnson, Başbakan İsmet İnönü’ye bir mektup yazdı (5.6.1964). Bu mektupta kısaca: ”NATO kapsamında verdiğimiz silahları Kıbrıs’ta kullanamazsınız” diyordu.
Bu mektuba İsmet İnönü bir hafta sonra yanıt verdi. İsmet İnönü mektubunda şu ünlü sözüyle yanıt verdi: “Yeni bir dünya kurulur. Türkiye de o dünyada yerini alır.” Fakat, ABD karşı olduğu için Kıbrıs’a müdahaleden vazgeçti.
ABD Başkanı Donald Trump’a tüm dünya rahmetli İnönü’nün bu sözüyle yanıt vermelidir; ” Yeni bir dünya kurulur. Biz de o dünyada yerimizi alırız.”
