İSVEÇ POSTASI
İsveç’te çıkarılan bir yasa gereği aileleriyle küçük yaşlarda İsveç’e gelen çocukların 18 yaşını doldurduktan sonra oturma izni için kendilerinin Göç İdaresi Kurumu’na başvurmalarını öngörüyor. Bu yaşlardaki çocukların büyük bir çoğunluğunu liselerde okuyan öğrenciler oluşturuyor.
Göç İdaresi Kurumu bu durumu gözönünde bulundurmadan yasanın kendilerine tanıdığı yetkiye sığınarak gençleri sınır dışı ediyor. Bu durum İsveç’te genelinde büyük bir huzursuzluğun doğmasına neden oluyor. Bu konuda Sol Parti ve Çevre partisi/Yeşiller seslerini yükseltmelerine karşın özellikle Sosyal Demokrat İşçi Partisi sessizliğini koruyor.
Göç Bakanı Johan Forssell, ”Konuya ilişkin bakanlardan çeşitli düşünceler geliyor. Benim yetkilerimi kullanıp, bir kuruma uygulamalarını durdurmasını söylemem isteniyor. Meclisin çıkardığı bir yasayı mucizevi bir biçimde uygulamadan kaldıramam. O zaman bir hükümetin ne yapmasına izin verildiği konusunda çok güncel değilsiniz” diyerek hem kendisini hem de Göç İdaresi Kurumu’nu savunuyor.
Sol Parti ve Çevre partisi/Yeşiller’in sözcüleri meclis sundukları önerinin kabul görmeyişinden yakınarak, sınır dışı edilmek tehdidiyle başbaşa kalan Mısır kökeni ailenin kızı olan Jomana durumunu ele alyor ve “Sol parti ve Çevre partisi olarak parlamentoda gençlerin okuldan atılmasını durdurma önerisini sunduğumuz zamandan bu yana üç hafta daha geçti Jomana’nın okuldan atılması yaklaştı. İsveç'in tamamı onun hikayesini duydu artık – hükümetin göç politikası yüzünden geleceği paramparça olan kızın hikayesi. Tidö partilerinin, başka bir yerde doğmuşsanız İsveç vatandaşı olmanızı zorlaştırmak için feda etmeye hazır oldukları gençlerden biri” olarak tanımlıyor.
Devamla: “Önerimiz, gençlerin okuldan atılmasını durdurmayı mümkün kılacaktı. Şimdi neredeyse tüm partilerin yapmak istediğini söylediği bir şey. Siyaseti yeniden şekillendirenler bile, politikalarının sonucunu, mezun olmak isteyen Upplands-Väsby'lü 18 yaşındaki bir kızın durumunda görünce, ne yaptıklarını görünce tereddüt etmeye başlıyorlar.
Göç İdaresi Kurumu, yasa gereği, uzun süredir İsveç'te kök salmış, aileleri burada olan, İsveççe konuşan ve çoğu durumda burada liseye gitmiş ve belki de iş bulmuş gençleri sınır dışı etmek zorunda kalma sonucuna götüren de tam olarak bu tür bir mekanizmanın eksikliğidir. İsveç göçmenlik politikasında baskı o kadar sert ve acımasız bir şekilde artırıldı ki, Tidö politikacıları bunu bir zafer olarak sundular; ta ki uçurumun kenarından çoktan geçtiklerini ve artık seçmenlerin desteğinin ayaklarının altında olmadığını görene kadar.
Göç Bakanı şimdi bu sorunu nasıl çözeceklerini araştırdıklarını, belki de 2027 gibi erken bir tarihte bir çözümün bulunabileceğini söylüyor. Bizim için, bu konuda bir değişikliği bir gün daha ertelemek istemelerinin nedenini anlamak zor. Bu sorun çözülmediği her gün, Jomana ve onun durumundaki diğer gençler, gelecek hakkında acı ve belirsizlik içinde yaşıyorlar. Yeni bir yasa yürürlüğe girene kadar sınır dışı etmeler derhal durdurulmalıdır.
Umarız ki, düşüncedeki bu solgunluk, komite girişimimizi reddeden partileri sadece konuşmak yerine harekete geçmeye iter. Bu, birçok İsveçliyi derinden etkileyen bir konu ve Tidö seçmenleri ile diğer seçmenler arasındaki görüş ayrılıkları bu konuda nispeten küçük. Empati gelişmezse, belki kamuoyu gelişecektir. Şimdi gençlerin sınır dışı edilmesine ciddi bir şekilde son verilmelidir” diye yazıyorlar.
