İSVEÇ POSTASI
Magdalena Andersson, TV4'e verdiği bir röportajın yankıları sürüyor. Andersson demecinde, hükümetin Fransa ile nükleer silah diyaloğuna ilişkin anlaşmaya vardığına açıkça şüpheyle yaklaştığını belirtti.
Muhalefet liderine göre, eleştiri, Avrupa'nın zaten caydırıcı bir nükleer silah cephaneliğine sahip olması gerçeğine dayanıyor. Andersson'un açıklaması hükümette rahatsızlığa neden oldu.
Expressen gazetesinde yer alan habere göre, Sosyal Demokrat liderin, hükümetin İsveç'e nükleer silah yerleştirilmeyeceğini açıkça belirtmesi şartıyla, nükleer silah görüşmelerini eleştirmeme yönündeki önceki sözünü bozduğu düşünülüyor.
Bilgilere göre, bu sözün yazılı olması da gerekiyor. Ancak Andersson böyle bir anlaşmayı tanımıyor.
Gazeteye Andersson, ”Hükümetin bu konuda çatışma arayışında olmasına şaşırdım. Birbirimizle bilgi paylaştık, ancak herhangi bir anlaşmaya varamadık. Fransa görüşmelerinin amacını sorguladık, ancak hükümetin diğer ülkelerle ne tür görüşmeler yapmak istediğine kendisinin karar verebileceğini de belirttik. Ayrıca hükümetin doktrinin uygulanmaya devam etmesi gerektiği konusunda net olması gerektiğinin önemini sürekli olarak vurguladık; İsveç topraklarına hiçbir nükleer silah yerleştirilmemeli” değerlendirmesini yapıyor.
Mart ayı başlarında hükümet, İsveç'in Fransa ile nükleer silahlar konusunda görüşmelere katılmayı ve ABD'nin katılımı olmaksızın Avrupa perspektifinden Rusya'ya karşı stratejik bir caydırıcılık olarak nükleer işbirliğine girme olasılığını kabul ettiğini duyurdu. Magdalena Andersson bunu eleştiriyor. TV4’ün haber programına verdiği demeçte, "Bugün bile Avrupa'nın nükleer silahları var, bu yüzden Rusya'yı paramparça edebiliriz" diyor.
Andersson’un eleştirileri hükümeti fena kızdırıyor. Tepki gösterenlerden biri de Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin. Bakan, ”Magdalena Andersson'un bu konuda hükümetle çatışma arayışına girmesi açıkça ortada. Bence bu, İsveç'e temelden zarar veriyor” diyor.
Aynı zamanda Bohlin, S liderinin nükleer silah diyaloğu konusunda çatışma arayışına girmeyeceğine dair bir anlaşma olduğunu düşünüyor. ”İsveç'in çıkarlarını mı yoksa partisinin çıkarlarını mı önceliklendireceği konusunda bir seçimle karşı karşıya kalan Magdalena Andersson, partisinin çıkarlarını önceliklendiriyor” diyor.
