1974 yılı Kıbrıs Barış Harekâtı 1960'larda başlatılan Türkleri hedefleyen Rum, Enosis, Eoka, Megaloidea kıyımlarının sonucudur. Payı bulunsa da salt strateji amacıyla sınırlamak yanlıştır. Rum kıyımcıların başında Nikos Samson kanlı faşisti vardır ki onun yanında Makaryos bile ılımlı kalıyordu.
Yunanistan albaylar faşizminden ve krallık rejiminden de 1974 çıkarmamızla kurtulmuştur. Bunu da bilen azdır.
Jonson adlı usa başkanı -kısaltmaları bilerek küçük yazıyorum- Gazi Sayın İsmet İnönü 'ye Verdiğim silahları Kıbrıs'ta kullanamazsınız, mektubu yazdı. Breh breh... O silahları kışlamdan bilirim; M1. Matah bir nen değil. İnönü Yeni bir dünya kurulur, biz de orada yerimizi alırız, diye yanıtladı. Diplomaside Jonson mektubuna kaba odunluk, Sayın İnönü'nün yanıtına incelikli hadi ordan denir!
1974 yılından beri bir iki sınır olayı dışında kimse zarar görmedi. Bu arada biz savunma sanayimizi güçlendirirken G3 tüfeğimizi, düne kadar tank paletimizi yapıyoruz.
1971 usacı faşist darbesinin usa emretti diye yasakladığı haşhaş ekimini de Ecevit yönetimi yeniden başlattı. Bu meydan okumamıza yanıtları Türkiyemizde iç savaş çıkarmak oldu. 1940 yılından buyana mayınları döşemişlerdi. Neydi o mayınlar? Köy enstitüleri jaoatıldı. Fulbright, Türk -İngiliz Ortak Savunma anlaşmaları, oltada balık, arka bahçe imam hatipler, kontrgerilla, Nato, milliyetçi cephe faşist koalisyonları, komando kampları...
Yakın ve acı tarih.
1960’lı yıllar hem Garanti Antlaşmasının hem de Antlaşmanın Rum tarafınca açıkça çiğnenişini dönemidir. Antlaşma 16 Ağustos 1960’ta Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık arasında yapılmasına karşın ne Antlaşmaya ne Anayasaya uyulmuştur. Rum kesimi ve Yunanistan Enosis emellerinden bir gün olsun vazgeçmediler.
Yine 1960 yılında Birleşmiş Milletler’de konuşan Ernesto Che Guevara Türkiye’yi suçlayabilmiştir.
Sözde sosyalistlerse 1974 Harekâtımızı alayla karşılamış, işgalcilikle suçlama yolunu yeğlemişlerdir.
Bugün 2026 yılında bakış ayrı mı? Ne gezer. Aynı aymazlık sürüyor ve halkın desteği umuluyor.
Ummakla kalınır. Başka da bir nen olmaz.
Harekâtta yaklaşık 500 şehit verdik. 1200 sakat, yaralı. Saygıyla anıyorum.
