İSVEÇ POSTASI
Kıbrıslı Rumların adayı Yunanistan’a bağlamak için adadaki Türklere karşı yürüttükleri yıldırma, sindirme ve öldürme politikaları nedeniyle 20 Temmuz 1974 tarihinde bir garantör devlet olan Türkiye müdahale etmek durumunda kalmıştı.
Türkiye’nin müdahalesi sonucu ada ikiye bölünmüş; kuzeyde Türkler, güneyde Rumlar’dan oluşan bir yapı ortaya çıkmıştı. Müdahale sonrası 1983 kadar yürütülen “Barış” çalışmaları sonuçsuz kalınca o dönemin lideri olan Rauf Denktaş Türk kesiminin bağımsızlığını ilan etmişti.
1983 sonrası barış görüşmeleri durmamış ama Rumlar, Batı’nın da desteğiyle ve türlü bahanelerle barışa yanaşmamışlardı. Kıbrıs Rum kesimi daha sonra Avrupa Birliği bünyesine alınarak konumları güçlendirilmişti.

Askeri ataşe Metin Demirkıran ve KKTC Temsilcisi Mustafa Güven
Birleşmiş Miletler eski Genel Sekreteri Kofi Annan’ın iki yapıyı birleştirmek için hazırladığı plan her iki kesimde de Nisan 2004 yılında referanduma sunulmuş, Türk kesimi % 64,91 oranında kabul derken; Rum tarafı % 75,38'i red oyu kullanmıştı.

Kıbrıslı sanatçı Bora Serbülent
Ada sürekli yürütülen barış çabaları Rumların uzlaşmaz tutumları nedeniyle bir türlü olumlu yönde sonuçlanmamış ve bugün de görüşmeler devam etmektedir.

Stockholm'da yaşayan Kıbrıslılar
Stockholm KKTC Temsilciliği görevinde bulunan Mustafa Güven, Kıbrıs konusunda yaşanan çözümsüzlüğün arka planında Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin uzlaşmaz anlayışının hâlâ sürdüğünü belirterek, ” Ada Türkleri o zaman BM Genel Sekreteri olan Kofi Annan’ın hazırladığı ve her iki tarafta referanduma sunulan 'Annan Planına' büyük oy oranıyla ’evet’ demişti. Rum kesiminde bunun tersi oldu. Rumların amacı adayı Yunanistan’a bağlamak. Bugün de çözümsüzlüğün altında yatan budur. Güney Kıbrıs Rumları’nı bu çözümsüzlüğe iten AB’nin yanlış politikaları olmuştur. Bu yanlış politikalar bugün de sürmektedir” diyerek, çözümsüzlüğün ana unsurunun Güney Kıbrıs Rum bölümü olduğunu bir kez daha vurguladı.


Kutlamaya katılanlar sohbet ediyorlar
