İSVEÇ POSTASI
Dagens Nyheter’in Brüksel kaynaklı haberine göre, Beyaz Saray'dan gelen bir dizi tehditkar açıklamanın ardından, Avrupa'nın önde gelen ülkeleri geri adım attı. Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya ve Polonya liderleri bu hafta başında yazdıkları açıklamada, "Grönland halkına aittir. Danimarka ve Grönland'ı ilgilendiren konularda karar vermek yalnızca Danimarka ve Grönland'a aittir" ifadelerini kullandı.
AB ve NATO'daki Avrupa güçlerinden gelen uyarı, açıklamayı yönlendirdiği söylenen küçük Danimarka için önemliydi. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen ile Amerikalı mevkidaşı arasında gelecek hafta yapılacak görüşme öncesinde Kopenhag en kötü senaryoya hazırlanıyor.
Trump yönetimiyle birçok çatışma yaşamış olan Brüksel'de bile kriz yönetimi tüm hızıyla devam ediyor. Ancak dayanışma açıklaması, AB'nin yıpranmış müzakere masasında değil, Avrupa başkentlerinde şekillendirildi.
27 AB büyükelçisinin Cuma günü yapacağı toplantıda, Danimarkalı diplomat meslektaşlarını gelişmeler hakkında bilgilendirecek, ancak AB'nin tehditlerle nasıl başa çıkması gerektiği konusunda bir tartışma beklenmiyor. DN'nin çeşitli kaynaklarına göre, Danimarkalılar Grönland meselesini AB'de gündeme getirmekte yavaş davrandılar.
Trump yönetimi, birliğin dağılmasını tercih ettiğini gizlemedi. ABD'nin yeni güvenlik stratejisi, AB'yi bir müttefikten ziyade bir düşman olarak tanımlıyor. Bu nedenle Danimarka'nın, daha fazla tırmanma riskini önlemek için AB'yi ABD ile olan çatışmanın dışında tutmak için geçerli nedenleri olabilir.
Bu arada, AB genelindeki diplomatlar, Avrupa'nın nasıl bir yanıt verebileceğine dair bir plan üzerinde çalışıyorlar. Yıllardır AB'nin kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk almasını isteyen ve geçen yıl Grönland'a asker göndermeyi teklif eden Fransa, bu konudaki tutumunu değiştirdi.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Çarşamba günü Alman ve Polonyalı meslektaşlarıyla yaptığı görüşmenin ardından France Inter'e verdiği demeçte, "Tek başımıza yanıt vermemek ve karşılık vermek için kendimizi hazırlamaya başladık" dedi. Barrot, bu planların "önümüzdeki günlerde" Fransa'nın Avrupalı müttefikleriyle görüşüleceğini de sözlerine ekledi.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland'ın ABD tarafından ele geçirilmesinin savunma ittifakının sonu anlamına geleceği konusunda açık bir şekilde uyardı. Bazı analistler, Kopenhag'dan gelen bu adımların çabaları artırmak ve Beyaz Saray'ı geri adım atmaya zorlamak için bir yol olduğunu düşünüyor. Diğerleri ise bunun sonuçların ne olacağına dair gerçekçi bir açıklama olduğunu düşünüyor.
Sadece ABD ile ilişkiler değil, NATO'nun geleceği de tehlikede. Bir AB kaynağı, "Bir NATO ülkesinin başka bir NATO ülkesine askeri olarak saldırması durumunda, savunma ittifakının temelinin tamamen devre dışı bırakıldığını belirtmek yeterlidir" diyor.
Daha iyimser olanlar ise, NATO'nun daha önce NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan arasındaki çatışmada olduğu gibi arabulucu olarak devreye girebileceğine inanıyor. Genel Sekreter Mark Rutte'nin, diğer şeylerin yanı sıra "Baba" diye hitap ettiği Amerikan başkanıyla iyi ilişkiler içinde olduğu düşünülüyor.
