Anma programını Türkiye İnsan hakları İsveç Komitesi, İsveç PEN, İsveç Gazeteciler Federasyonu, İsveç Ermeni Federasyonu ve İşçi Hareketi Eğitim Birliği (ABF) tarafından düzenledi. Ermenice şarkılarla başlayan anmaya, Hrant Dink adına bir dakikalık saygı duruşuyla devam edildi. İsa Turan’ın sunuculuğunu üstlendiği gecenin açılış konuşmasını Hıristiya Demokrat Parti Milletvekili Désirée Pethrus yaptı.
Pethrus konuşmasında Hrant Dink’e atfedilen suçu ve 6 aylık cezayı eleştirerek başladı. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlının Ermeni halkına soykırım uyguladığını savundu. Hrant Dink’in Türkiye’deki azınlıkların hakları için de mücadele ettiğini ve Ermenilerin etnik kimliklerinden dolayı Türklere karşı kin duymamaları gerektiğini dile getirdiğini belirterek, Hrant Dink’in “Barış diline” sahip olduğunu söyledi. Pethrus konuşmasına devamla, Türkiye’deki insan haklarında sorunlar yaşadığını ve basın üzerinde büyük baskılar olduğunu dile getirerek, bu gidişle Türkiye’nin AB’nde yer alamayacağını ifade etti.

Saygı duruşu
Journalisten gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği yapan Helene Giertta ve diğer konuşmacılar Martin Kaunitz, Thomas Hammarberg, Eddie Pröckl, Cleas Forsell, genellikle Türkiye’deki insan haklarını ve basın üzerindeki baskıları eleştirerek Türkiye’nin Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi gerektiğini söylediler.

isa Turan
Sunuculuk yapan İsa Turan bir konuşma yaptı. İsa Turan konuşmasında Osmanlı’nın Ermenilere ve diğer azınlıklara soykırım yaptığını yineledi. Hrant Dink ile ilgili en son olarak öldürülmeden bir ay önce Stockholm’da görüştüklerini ve bu görüşmeye dair düşüncelerini açıkladı. Hrant Dink’in barış diline sahip hem Türk vatandaşı bir Ermeni hem de bir gazeteci olduğunu söyledi. Öldürüldüğü gün yazdığı köşe yazısından bir bölüm okudu. Bu bölümde Hrant Dink; "Şu çok açık ki, beni yalnızlaştırmak, zayıf ve savunmasız kılmak için çaba gösterenler, kendilerince muratlarına erdiler. Daha şimdiden, topluma akıttıkları kirli ve yanlış bilginin tesiriyle Hrant Dink’i artık ’Türklüğü aşağılayan’ biri olarak gören ve sayısı hiç de az olmayan önemli bir kesim oluşturdular. Bilgisayarımın güncesi ve hafızası bu kesimdeki yurttaşlar tarafından gönderilen öfke ve tehdit dolu satırlarla yüklü.

Hıristiyan Demokrat Milletvekili Désirée Pethrus
Bu mektuplardan birinin Bursa’dan postalandığını ve yakın tehlike arz etmesi açısından da hayli kaygı verici bulduğumu ve tehdit mektubunu Şişli Savcılığı’na teslim etmeme rağmen bugüne değin herhangi bir sonuç alamadığımı yeri gelmişken not düşeyim.
Bu tehditler ne kadar gerçek, ne kadar gerçek dışı? Doğrusu bunu bilmem elbette mümkün değil. Benim için asıl tehdit ve asıl dayanılmaz olan, kendi kendime yaşadığım psikolojik işkence. Tıpkı bir güvercin gibiyim... Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli... Ve anında dönecek denli de süratli." ifadelerine yer vermişti.
Hrant Dink’in öldürülmesi Türkiye için bir kayıptır. Türk ırkçı milliyetçiliğine karşı çıktığı kadar Ermeni ırkçı milliyetçiliğine de karşı çıkan Dink, yaşadığı süreçte sürekli bir barış dili geliştirmeye özen göstermişti.
Journalisten gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Helene Giertta

İnsan hakları savunucusu Thomas Hammarberg
İsveç Postası
