İsveç’e 1965 yılında başlayan kitlesel göçün altında bir tesadüf olayı yatmaktadır. Bu olay ilk öncüleri Konya’nın Kulu ilçesinden İsveç’in Stockholm kentine sürüklemiş ve kısa süre içerisinde sayıları binlerle hesaplanan bir noktaya ulaşmıştır.
50. Yıl Anma Komitesi adına açılış konuşmasını yapan komite başkanı Haydar Akan göçün analizi ortaya koyan bir konuşma yaptı. Akan konuşmasına, “50.Yıl Anma Etkinlikleri açılış gecemize hoşgeldiniz. Bu yıl İsveç’e göçümüzün 50. yılını yaşıyoruz. Sözlerime, fedakar işgücü öncülerimizi minnetle anarak başlamak istiyorum.
İsveç’e kitlesel göç sürecinin, 1965 yılı Ağustos ayında, yani günümüzden 50 yıl önce çalışmak için Kulu ilçesinden Stockholm’a doğru yola çıkan; Tahsin İzgi, Battal Yeşil, Ali Rıza Erdiş, Mehmet Bulduk ve İdris Bulduk’tan oluşan beş kişilik öncü grubumuzun İsveç’e gelip yerleşmesiyle başladığı herkes tarafından kabul görmektedir.
Öncülerimizden Tahsin İzgi ve Battal Yeşil halen hayattalar, Allah onlara sağlıklı uzun ömürler versin. Ali Rıza Erdiş, Mehmet Bulduk ve İdris Bulduk aramızdan ayrıldılar, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum.
İzninize sığınarak, İsveç’e göç yolculuğumuzun kilometre taşlarına kısaca değinmek ve bu taşları dikenleri hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum” diyerek göçün tarihine ilişkin bilgiler verdi.
Akan bugün Türkiye kökenlilerin sayılarının 170 bine ulaştığına dikkat çekerek, “Bugün İsveç’te Türkiye’den gelmiş 170 bin civarında vatandaşımız ve Türkiye’nin minyatürü olan bir toplum yapımız vardır.
Türkiye’nin her bölgesinden, her etnik ve dini kökenden, her inançtan, her sosyal katmandan insanlarımız yarım yüzyıldır İsveçliler ve diğer göçmen gruplarıyla barış içinde bir arada yaşamaktadırlar.
Sayıca en çok olan Kululular dışında sırasıyla çoğu Midyatlı Mardinliler, İstanbullular, çoğu Elbistanlı Maraşlılar, Ankaralılar, İzmirliler, Diyarbakırlılar, Şırnaklılar, Batmanlılar, çoğu Ürgüplü Nevşehirliler, Bursalılar, Gaziantepliler, Adanalılar, Hataylılar, Mersinliler, çoğu Hendekli Sakaryalılar, Bolulular, Balıkesirliler, Urfalılar, Elazığlılar, Kayserililer, Yozgatlılar, Sivaslılar, Giresunlular ve Trabzonlular belli başlı gruplar olmak üzere 81 ilimizin hepisinden İsveç’e göç etmiş insanımız bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
Haydar Akan, 50. Yıl Anma Komitesi olarak yapacakları etkinlikleri şöyle sıraladı:
“Tüm imkansızlıklara ve kaynak sıkıntılarına rağmen hazırlığını yapmakta olduğumuz anma etkinlikleri programımızın yıl boyunca sürdürülmesini hedefliyoruz.
Etkinliklerimizin temel amaç ve hedefleri şunlardır:
-
Türkiye'den İsveç’e yaşanan yarım yüzyıllık göç sürecini her yönüyle irdeleyipı, tartışmak ve 2015 yılının tümüne yayılmış bir dizi toplumsal, kültürel ve sportif içerikli çeşitli etkinliklerle 50. yılı anmak ve farkındalık yaratmak.
-
Elli yıldır içinde yaşadığımız İsveç toplumsal yaşamının her alanında ki yerimize ve konumumuza yönelik tespitler yapılmasını sağlamak,
-
Genel bir durum değerlendirmesi yaparak toplumsal hafızamızı belgelemek, toplumumuzun ‘panoramik bir fotoğrafını çekerek’ çıkaracağımız sonuçlar sayesinde geleceğimize ışık tutmak.
-
İsveçlilerle birlikte oluşturduğumuz yarım yüzyıllık ortak tarihimizi gündeme getirmek ve bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarmak.
- Karşılıklı kültürel alışveriş ve etkileşimler konusunda farkındalık yaratmak yoluyla İsveç ve Türkiye halkı arasındaki mevcut dostluk bağlarını güçlendirmek , İsveç ile Türkiye arasındaki başta turizm olmak üzere ticari ve kültürel ilişkilerin gelişmesine katkı koymaktır”
Akan, Göçün sosyo-kültürel yönüne ilişkin etkinliklerini de, “Türkiye’den İsveç’e genel göç ve göçün kültürel, siyasal ve toplumsal yansımalarına ağırlık vereceğimiz; konferanslar, seminerler, paneler, fotoğraf sergileri, film gösterimi, müzik ve tiyatro etkinlikleriyle elli yılımızı gündeme getirip anacağız.
Nereden nereye geldik ve geleceğimiz ne olacak diye soracağız kendimize ve bu sorumuza cevap bulmaya çalışacağız hep birlikte.
Belli başlı anma etkinliklerimiz şunlar olacaktır ;
-
Türkiye ve İsveç toplumlarının geride kalan 50 yıllık sürede karşılıklı etkileşimleri ve Türkiye’den gelenlerin İsveç toplumuna her alanda ki katkıları ve toplumsal yaşama ne ölçüde renk kattıklarının tartışacağız.
-
Türkiyeden gelenlerin diğer etnik azınlıklara nazaran İsveç toplumuna kaynaşmakta zorluk çektiği yönündeki görüşlerin kısmen de olsa doğru olup olmadığı ele alacağız.
-
İsveç’te yaşayan Türk göçmenlerin yarım yüzyıldır bir parçası olarak içinde yaşadıkları İsveç toplumuna uyum gösterirken aynı zaman da kendi kültürel renklerini ve zenginliklerini korumaları da gerekmekte midir, öyleyse bu nasıl yapılacak sorularına cevap arayacağız.
-
Göçün Nedenleri, şimdiki durumumuzu ve geleceğimizi tartışacağız. 50 yılda gelebildiğimiz toplumsal konum konusunda bir durum tesbiti yapacağız. Göçün bir parçası olarak politik göçmenlerin, çocuklar- gençler ve kadınların sorunlarını gündeme getirileceğiz. Yaşlılar ve emekliler için kaliteli ve huzurlu bir yasam hedefiyle neler yapılabileceğini tartışacağız. Her anlamda ve konuda güvenli bir gelecek için neler yapılması gerektiği sorusuna cevap arayacağız.
-
Türkiye ve İsveç kurumlarıyla bağlantılı dünden bugüne, sorunlarımızı ele alacağız. İş yaşamı, turizm ve ticari ilişkiler ve İsveç ekonomisine olan katkılarımıza ışık tutacağız.
-
İsveç’te her alanda eşit haklar , toplumsal ve siyasal alanda ki yerimiz, İsveç siyasetindeki varlığımız, Siyasi Partiler, Parlamento, İl meclisleri, Belediye meclislerinde ki temsil durumumuza bakacağız.
-
İsveç göçmen politikasının tarihsel gelişimini, entegrasyon, asimilasyon konularını ele alıp bu konularda neler düşünüldüğünü ortaya çıkarmaya çalışacağız.
-
Gelişen ırkçılığın, insanlarımız üzerindeki etkileri ile ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı verilen mücadeledeki yerimizi ve tavırlarımızı gözden geçireceğiz.
-
İnanç yapılanmalarımızı ele alacağız. Toplumsal uzlaşma, hoşgörü ve karşılıklı saygı çerçevesinde ihtiyaç ve taleplerimizi belirlemenin ve ortak sorunlarımızda insan hakları temelinde birlikte duruşun modellerini arayacağız.
-
Eğitim ve öğretimde ki durumumuz ile Türkçenin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda neler yapılabileceğini tartışacağız.
-
Örgütsel durumumuza ve örgütlenme sürecimize ışık tutacağız. Şimdiki durumumuzu ve gelecekte nasıl olmamız gerektiğini tartışacağız. Yazılı ve görsel yayınlarımızı ele alacağız.
-
Kültür, Sanat ve Edebiyat alanında ki 50 yılımızı değerlendirileceğiz. Göç Edebiyatı ve Kültür Günü’müz de, yerel yazar ve sanatçılarımızın eser ve ürünlerini sergileyeceğiz, yazar ve sanatçılarımız halkla buluşturacağız.
-
Göç ve göçmenlik konulu konserler, tiyatro oyunları, film gösterimleri, fotoğraf segileri, elişi sergisi, okullarda ve yetişkinler arasında kompozisyon yazısı ve resim yarışması düzenleyeceğiz.
-
50. Yıl Etkinikleri ve elde edilen ortak önerilerin ve tartışmalardan çıkan sonuçların kalıcılaştırılması ve ileride İsveç’te yaşayan toplumumuza yönelik olarak yapılacak olan çalışmalara ışık tutması için raporlar halinde belgeleyeceğiz.
-
İsveç Türkiye Araştırmaları Enstitüsü ile işbirliğinde Stockholm Üniversitesinde ‘Türkiye’den Göç’ temalı tüm gün sürecek bir etkinlik yapacağız
-
Botkyrka Çok Kültürlülük Müzesi ile işbirliğinde ‘Türkiye’den Göç’ konulu ve 9 ay süreli gezici bir sergi düzenleyeceğiz.
-
2015 yazın da Kungsträdgården’de Türkiye günü Festivali yapacağız.
2015 sonbaharın da Stockholm da İsveç Ulusal Tiyatrosu ile işbirliğinde Södra Teatern’de düzenleyeceğimiz 50. yıl konseriyle etkinliklerimizi sona erdireceğiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Bakan Mehmet Kaplan ve Milletvekili Serkan Köse de göçün kalıcılığa dönüştüğünü ve dolaysıyla ona göre ileriye yönelik sağlıklı kalıcılık yönünde çalışmaların ciddi bir biçimde yürütülmesine vurgu yaptılar.
50. Yıl Anma Komitesi Başkanı Haydar Akan açılış konuşmasını yapıyor

İsveç'e Konya'nın Kulu ilçesinden ilk gelenlerden Tahsin İzgi

Kululu Mustafa Ugan

Kululular





Haydar Akan ile İmar İskan Bakanı Mehmet Kaplan

Celal Kılıç

İsveç İmar ve İskan Bakanı Mehmet Kaplan

İsveç Sosyaldemokrat Milletvekili Serkan Köse




Osman Demirörs, Hacı Baysal ve Cavit Pektaş



Hacı Tekbilek ney ile hüzünlendirdi

İsveç'e ilk gelenlerden Abdullah Yücel kitabını yazan sosyolog Emrah Sönmez
İsveç Postası
