İSVEÇ POSTASI
İsveç’te oluşturulan ilk Palme Grubundan itibaren her iki savda sürekli gündemde kaldı. Bu iki grup hiçbir zaman gizlenmedi ve gündemden de düşmedi. PKK’den ayrılarak İsveç’e sığınan Abdulkadir Aygün de PKK’yi işaret etmişti. Stockholm’un çeşitli belediyelerinde oturan PKK yandaşı yirmi kişi uzun süre belediye sınırları dışına çıkmama yasağınıa maruz kalmışlardı.
Bugünkü Palme Araştırma Grubu Şefi Hans Melander, “Bize ulaşan yeni bilgiler eskileri doğruluyor. Sten Flygare Güney Afrika savı konusunda bize yeni bilgiler ulaştırdı” açıklamasını yapıyor.
27 Ocak’ta Sten Flygare Palme grubu tarafından görüşmeye çağrılıyor ve görüşme saatlerce sürüyor. Görüşmede Sten’in yanısara Sida’da görevli memur Göran Björkdahl ve üçüncü bir kişi daha bulunuyor. Sten’in hikayesi Palme’nin öldürülmesinden bir hafta önce başlıyor. “Ben Gamla Stan (Eskişehir)’e da Palme’nin evine birkaç metre uzakta bulunan bir otelde kalıyordum. Otel koridorunda gizemli bir kişiyle karşılaştım. Bana karşı ısralı bakışlarından tedirgin oldum ve tepki gösterdim. 5-6 saniye çok ısralı bana baktı. Beni tanıdığını anladım” ifadesini veriyor.

Sten Flygare birkaç yıl sonra otelde gördüğü kişinin resmini Eugene de Kock adlı kişiyi gazetede görüyor. Gazetedeki resmi çok dikkatlice inceleyince otelde gördüğü kişiye çok benzediğini fark ediyor. Bu kişinin Güney Afrika Gizli Servisi (Security Branch)çalışan bir polis müdürü olduğunu gazetede okuyor.
Sten,”Resimdeki kişi otelde gördüğüm kişiye oldukça çok benziyordu. Nu nedenle gazetedeki resmi daha yakından inceledim ve arkasından araştırmaya başladım. O kişi göz hastalığına sahipti ve onun bana bakışı gözlerimin önünde canlandı. Aynısıydı” açıklamalarında bulunuyor.
Sten Flygare’nin bu teşhisini başka kişilerde doğruluyor. Bir de Başsavcı Jan Danielsson, Güney Afrika ünlü ajanı Craig Williamsson’un Palme’nin öldürülme gecesi Stockholm’da bulunduğunu daha önceleri açıklamıştı.
Göran Björkdahl ise neden Palme grubu tarafından çağrıldığını Güney Afrika’da kısa bir süre bulunmasına bağlıyor ve polise birtakım belgeler verdiğini söylüyor.Björkdahl, “Ben de kendimi Güney Afrika savının içine düşmüş buldum. Ben de Sten’in verdiği kanıtları doğrulayabilirim. Gazetedeki resime tam olarak o kişi diyemem ama çok benziyor” diyor. Sorulan soruları yanıtlıyor.
Olof Palme’nin ANC’ye büyük destek verdiği ve “apartheid “ aleyhine dünya kamuoyunda büyük bir tepki oluşturduğu bir gerçektir. Güney Afrika’daki etnik ırkçılığın, ayrımcılığın ortadan kalkmasında İsveç Sosyaldemokratlarının payı büyüktür.
