İSVEÇ POSTASI
İsveç’te son yıllarda hızlı bir biçimde gelişme gösteren ırkçılık ve aşırı milliyetçilik, Yahudi ve İslam düşmanlığına karşı hükümetin aldığı önlemlerden biri de hem belediyeleri hem de halkı bilgilendirmek için toplantılar, paneller düzenlemek, bu alanda bilgi düzeyini ve bilincini artırmak amaçlı çalışmalar yürütüyor. Eşgüdümü sağlamak için işin başında Sosyaldemokrat eski parti başkanı ve eski bakan Mona Sahlin bulunuyor.
Mona Sahlin şimdiye kadar 88 belediyeyi ziyaret ederek, halkla toplantılar düzenleyerek çalışmalarına devam ediyor. En son olarak gittiği belediye İsveç’in batısında bulunan Ludvika oldu. Belediye toplantı salonunda yerel politikacılara ve ilgililere seminer veren Sahlin, akşam da Folketshus (halkevi)’te halka açık tartışma toplantısı yaptı.
Toplantıya son yıllarda çalışmalarını artıran ırkçı milliyetçi “İsveç Karşı Hareketi – Svenska motståndsrörelsen” adıyla yürüten nazi örgütü mensupları da katıldılar. Salona geleneksel siyah giysileriyle girerek çeşitli yerlere kollarını çapraz vaziyette bağlayarak oturan naziler, gözlerini Ludvika Belediye Meclis üyesi de olan liderleri Pär Öberg’den ayırmadılar.
Yerel ve ulusal basına yansıyan haberlere göre, mikrofonu ele geçiren ve elinden bırakmak istemeyen Pär Öberg’i, Mona sahlin’e “Neden benimle tartışmaktam korkuyorsun” diyerek sürekli sataşma halinde sözler sarf ediyor. Mona Sahlin ise, “Ben aylarca bunu yapıyorum ve burada da olduğu gibi” yanıtını veriyor. Bunun üzerine salondakilerden şiddetli alkış sesi salonu çınlatıyor.
Salonda bulunan anti-nazi karşıtı kişiler ve politikacılar mikrofunu nazilerin elinden alarak görüşlerini teker teker açıklıyorlar ve mikrofunu nazilere bırakmıyorlar. Mona Sahlin, “Kendimi oldukça güçlü hissettim. Bazen tartışmalar mükemmel ve doğru yönde gelişir ve bu akşamda öyle oldu. İnsanlar günlük yaşamda yaşadıklarını ve düşüncelerini anlattılar. Bunu yaparken ne ırk, renk ne de din eksenli saldırılar söz konusuydu. Bu tür toplantılar insanlarımızdaki kendine güveni artırıyor” değerlendirmesini yaptı.
Nazilerin salonda bulunarak, “Biz gerçek yurtseverleriz, ülkemizde vatan hainlerini istemiyoruz” diye slogan atmaları Mona Sahlin’i bir ürkütüyor ama, “Kendimi güvensizlik içinde hissetmedim. Bu tür kişiler, bu tür toplantılarda sınırlarını aşamazlar. Onlar belli giysiler içerisinde oturarak, biz her yerdeyiz ve çoğuz mesajı vermek istiyorlar” ifadelerini kullanıyor.
Mona Sahlin dolaştığı bölgelerde halkın “rüyadan çocukça uyanan” ve “kendini bilinçlendiren” bir süreç yaşandığını söylüyerek, “Ludvika olayların uzağında olan bir yer değil, fakat daha yapılacak çok iş var” diyor. Bir Ludvikalı ise, “Biz rüyada yaşıyoruz, uyanmalıyız. Kafamızı kuma gömmenin anlamı yok” yorumunu yapıyor.
Mona Sahlin son olarak, “Susmak çare değil ne nazileri ne de benzerlerini durdurmuyor. Susmak, radikal, fanatik düşüncelerin ve diktatörlüklerin gelişmesini doğurur” değerlendirmesini yapıyor.
