İSVEÇ POSTASI
Sivas Katliamı’nın üzerinden 22 yıl geçti. Sivas’ta yaşanan acılar her geçen gün tazelenerek sürüyor. Bu amaçla “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” sloganıyla başlatılan anma günleri her yıl hem Türkiye’de hem de yurtdışında tekrarlanıyor. Bu bağlamda da Stockholm Sergel Meydanı’nda düzenlenen 1 saatlik anma günü elliye yakın kişinin katılımıyla yapıldı. Anma günü Sivas şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Sivas’ta yaşamlarını yitirenlerin tek tek adları okunarak yoklama yapıldı. Fotoğrafları sergilendi.
Anma gününde kendisi de o tarihte etkinlikler için Sivas’ta bulunan Ali Çağan’ın bir konuşma yaptı. Konuşmasında Aleviler üzerinde yüzyıllardır sürüdürülen baskı, kıyım ve susturma politikalarını eleştirdi. Sivas’ta olayın bizzat merkezinde devletin kendisinin olduğunu söyledi. Suçluların birtakım bahanelerle yargılanamadığını ve yurtdışına kaçışlarına göz yumulduğunu ifade etti. Ali Çağan konuşmasını, “Sonuç alınıncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz” sözleriyle bitirdi.

Sivas'ta yaşamlarını yitirenler


Saygı duruşu

Ali Çağan


SİVAS KATLİAMI’NI ANMA MI, YOKSA PKK MİTİNGİ Mİ?
Sivas Katliamı’nı anmak amacıyla gelenler arasında 15 – 20 kişilik bir grup PKK bayrakları ve Apo posteri açarak anmaya katıldılar. Anmayı düzenleyenler bu olaya duyarsız kaldılar. Kürt Barış Komitesi adına konuşan Kemal Görgü, Sivas’tan ziyade Kürtlere devletin yaklaşımını dile getirdi. Kobani olaylarının arkasında Türkite olduğunu söyledi. Kürt Demokratik Kadın Hareketi adına konuşan kişi, Koçgiri’den Sivas’a, oradan Dargeçit olayına kadar yaşanan katliamlardan devleti sorumlu tuttu.
İNSANLIĞA KARŞI SUÇLARDA ZAMANAŞIMI OLMAZ
Anma sonrası Sivas Katliamı’nın 22. yılında görüşleri aldığımız Ali Çağan; “Sivas olayı planlanmış bir katliamdır. O’nu da 22 yıl önce yaptılar. İçerisinde devletin içinden ya da direk devletin eli olan katliamlarda sonuca ulaşamazsınız. Dünyanın hiçbir ülkesinde Türkiye kadar faili mechul cinayetler yoktur. Sivas Katliamı’nı yapanlar belli olduğu halde faili mechul duruma soktular ve orada yakaladıkları birkaç insanla göstermelik idam cezaları verdiler ama ondan önce yurtdışına kaçmalarına izin verdiler. Sivas Katliamı davasını zamanaşımına uğrattılar. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olur mu?” diyerek yurtdışına kaçanların oralarda iş kurup yaşamlarını sürdürdüklerini ama devletin bunları bildiği halde geri istemediğini eleştirerek, “Fakat biz örneğin Alman makamlarından bunların Türkiye’ye iadesini istediğimiz zaman, ‘devletinizin öyle bir talebi yok, bunlar izinsiz gösteriye katılmışlar’ deyip vermiyor. Haklılar, hiç avrupalılar izinsiz gösteriye katıldı diye adam iade eder mi? FakatTürkiye’den 33 aydının katili diye çağrılsa, teslim edilecekler. Dolaysıyla bugünkü iktidar, hatta Erdoğan bu tür olaylardan besleniyorlar. Çünkü onların bu anlayışları bu tür katliamları yapan ya da yapacak olan kişilere güven duygusu veriyor. Nasıl olsa, bizi korurular mantığı egemen oluyor. Bakın bugün, Suriye topraklarında IŞİD’e karşı savaşılmasın diye orada adeta oradaki güçleri kontrola, baskıya altına alacak ve IŞİD’i güçlendirecek bir biçim güvenli bir bölge yaratma proğramı içerisindeler. Bugünkü iktidarın da, Davutoğlu’nun da, Erdoğan’ın da IŞİD’den bir farkı yok.Dolaysıyla bugünkü Türkiye’nin durumu 1993 öncesinden daha kötüdür. Sivas Katliamı’nı unutturmaya çalışıyorlar, kaşımayın diyorlar ve böylece yeni katliamlara zemin hazırlıyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Ali Çağan
Ali Çağan devamla, “Aleviler artık örgütleniyorlar, örgütlü toplum olma yolundalar. Yıllardır korku içerisinde yaşamış halk, bu çemberi kırıyor. Dün susan, sesini çıkarmayan Aleviler, artık Ben Aleviyim, Alevilik benim için bir onurdur diyerek meydanlara çıkıyorlar. Aleviler gelecekte hem inançlarını hem hem kültürlerini hem de geleceklerini kendileri belirleyecekler” dedi.
