İngiliz Guardian gazetesinin ele geçirdiği belgeler incelendiğinde ABD’nin tüm dünyayı izlediği ortaya çıkıyor. Gazetenin ortaya koyduğu bilgiler değerlendirildiği zaman ABD’nin gerçek yüzünü daha iyi görebiliyoruz. Ulusal Güvenlik Birimi elde ettiği bilgilere “Sınırsız İnformasyon” adını verdiği anlaşılıyor.
Gazetenin yayınladığı rakamların ne kadar ürkütücü olduğunu anlayabilmek için bir aylık süreç içerisinde ne kadar bilgi ve hangi ülkelerden topladığına bakmak yetiyor. En fazla izlenen ülkenin 14 milyar dokümentle İran arkasından 13,5 milyarla Pakistan geliyor. Amerika’ya yakınlığıyla bilinen 12,7 milyarla Ürdün’ün de en fazla izlenen ülkeler arasında olduğunu gösteriyor. Mısır 7,6 ve Hindistan 6,3 milyarla izlenen ülkeler.
İngiliz Guardian gazetesinin ele geçirdiği bu çok gizli dokümentlerle ABD’nin dünyayı nasıl izlediği ve ona göre analizler yaptığını gösteriyor. Ulusal Güvenlik Birimi daha önce açıkladığı bilgilerle dünyayı çok detaylı olarak izlemediklerini söylüyorlardı. Sızan bu belgeler gerçeğin çok farklı olduğunu ortaya koyuyor. Amerika’nın çok yakın dostlarına bile güvenmediği anlaşılıyor. Bir başka detay ise, Amerikan Kongresine sunulan güvenlik raporuyla, ele geçen belgeler değerlendirildiği zaman kongreye fazla bilgi verilmediği ortaya çıkıyor. Devlet kendi kongresine bile yalan söylüyor.
Amerikan Senatosu’nun “Gizli Haberalma Komitesi”nce sorguya alınan Ulusal Güvenlik Bürosu şefi James Klapper’e “Elinizde ne kadar belge var? Milyon ya da yüz milyonlarca?..” Bu soruya James, “Hayır, Efendim” biçiminde yanıt verdiği biliniyor.
Bu belgeler bakıldığı zaman ABD’nin dünya üzerinde bir renkler haritası oluşturduğu ve dünyayı yeşil (az izlenen), sarı, turuncu (orta) ve kırmızı (çok izlenen) diye kategorilere ayırdığı görülüyor.
Bu belgeler şu gerçeği bir kez daha doğruluyor, ABD güvenlik birimleri dünyayı çok detaylı bir biçimde ve bizim dışımızda dinliyorlar.
İsveç Postası
