İSVEÇ POSTASI
Nobel Ödülleri tarihinde böylece romancımız Orhan Pamuk’tan sonra ödüle sahip olan ikinci Türk oldu. Aziz Sancar 1946 yılında Midyat’ın Savur ilçesinde dünyaya geldi. Başarılı çalışmalarına Amerikan Üniversitelerinde devam eden sancar, kanser konusundaki çalışmalarıyla ortaya koyduğu başarılarıyla tanınıyordu. Ayrıca ‘DNA tamiri’ ve ‘hücre döngüsünü kontrol noktası’ alanında yaptığı çalışmalarla adını duyurmuştu.
İsveç Kraliyet Akademisi, Sancar, Lindahl ve Modrich’a verilen ödülün gerekçesini, "hücrelerin hasar gören DNA'yı nasıl onardığını ve genetik bilgiyi nasıl koruma altına aldığını" ortaya çıkardıkları için Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldüklerini açıklayarak "alanlarında çığır açan üç bilim adamının çalışmaları, hücrelerin nasıl işlediğine yönelik son derece önemli bilgi sağlayarak yeni kanser tedavilerinin geliştirilmesine yol açtı" diye açıkladı.

Prof. Dr. Aziz Sancar çocukları ile
Prof. Dr. Aziz Sancar kanser tedavisinde “sirkadiyen saat” (ritmik saat) buluşuyla da adından epeyce söz ettirmişti. Ödülü kazandığı haber verilince; "Hiç beklemiyordum, çok şaşırdım. Hâlâ da çok şaşkınım, 'Nobel ödülünü ne zaman alacaksın' diye yıllardır sorup duruyorlardı. Bu ödül özellikle Türkiye için çok önemli, ülkem adına da gurur duyuyorum, aileme, ana vatanım Türkiye'ye ve çalışmalarımı sürdürdüğüm ABD'ye müteşekkirim’’ ifadelerini kullandı.
Nobel Kimya Ödülünü kazanan İsveçli Prof. Dr. Tomas Lindahl ödüle layık görülmekten son derece mutlu. 77 yaşındaki Lindahl; “Benim çalışmam bir çok çalışmaya öncülük yapabilir diye umut ediyorum. Biz kendimizi daha iyi anlar ve nasıl DNA bozukluklarına karşı koruruz. Sıra bizde ki yeni ilaçları ortaya çıkaralım” değerlendirmesini yapıyor.
