SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM YALANI DEVAM EDİYOR...

I.Dünya Savaşı öncesi emperyalist güçler tarafından kışkırtılan Osmanlı Ermenileri isyanlar ve kargaşalıklar çıkarmaya başladılar. Silahlı çeteler kurarak halka zulm ettiler. Osmanlı topraklarında 22 tane silahlı Ermeni çetesi vardı ki, bunlardan Taşnak, Hınçak ve Ramgar en zalim ve acımasız olanlardır. Osmanlı vatanını savunmuştur, soykırım yapmamıştır. Ermeniler tarafından asıl katliama uğrayan Osmanlı tebaasıdır.

SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM YALANI DEVAM EDİYOR...
SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM YALANI DEVAM EDİYOR... Admin
Bu içerik 373 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI

Bugün 24 Nisan sözde Ermeni Soykırım Günü. I.Dünya Savaşı’nda gerek Ermeni çetelerine gerekse paramiliter Ermeni ordusuna her türlü parasal, lojistik ve stratejik desteği sağlayan yurtiçinde 1 200 Ermeni tespit edilerek tutuklandı. Bugünü Ermeniler sözde soykırımın başlangıcı olarak kabul ettiler ve soykırım günü olarak kendi yalanlarını kutluyorlar. Ne yazık ki, dünün batılı egemen ve ABD’li yöneticiler nasıl ki, Ermenileri kışkırtmışlarsa, bugünde kendi iç hesapları nedeniyle destek vermeye devam ediyorlar. Ayrıca bu durumun devam etmesinde ülkemizi yöneten basiretsiz siyasetçilerin rolünü de unutulmamalıdır.

I:Dünya Savaşı’nda Osmanlı hiçbir etnik kökenli halkına katliam ya da soykırım yapmamıştır. Osmanlı sadece ve sadece vatanını korumaya, savunmaya çalışmıştır. Ermeni çeteleri ve paramiliter askeri grupların zulümleri karşısında çaresizlikten belli bölgelerdeki Ermeni halkını “Tehcir – zorunlu göç-”e tabi tutmuştur. Bu sayı 500 ile 600 bin arasında değişmektedir. Tehcir yoluyla gönderilen Ermeniler için yerleşim yerleri Suriye ve Lübnan’da hazır edilmiştir. Bu göç esnasında 50 ile 60 bin arasında Ermeni halkından insanlar çeşitli nedenlere bağlı olarak yaşamlarını yitirmiştir.

Ermeni yalanlarını yine Ermenileri ilk Başbakanı olan Ovanes Kaçaznuni 1923 yılında Bükreş’te “Taşnak Partisi” toplantısına sunduğu raporunda suçun kendilerinde olduğunu kabul etmiştir.

İşte bazı önemli noktaları:

--İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği Ermenistan hayali vardı, gerçeği göremedik.

-- Kaderden şikâyet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda aramak acıklı bir durumdur.

--1914 sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine katılmadığı dönemde, Güney Kafkasya’da büyük gürültü içinde ve enerjik biçimde Ermeni gönüllü birlikleri oluşturmaya başlandık.

-- Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz Türklerin düşmanı olan İtilaf devletlerinin kampındaydık. “Türkiye’den denizden denize Ermenistan” talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye’ye göndermeleri ve hâkimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika’ya resmi çağrılar yaptık.

-- Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?

-- Askeri operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin milli mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı.

--Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. Sevr Antlaşması gözümüzü kör etmişti. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği büyük Ermenistan hayali vardı. Ama biz hiçbir zaman devlet olamadık. Türkiye Ermenistan’ı diye bir devletin hayalden öte olmadığı gerçeğini göremedik.

--Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin sözlerine büyük önem vererek, kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık.

--1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tâbi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır. Siyasal açıdan olgunlaşmamış ve dengesiz insanlara özgü bir şaşkınlık içinde, bir uçtan diğerine savrulmaktaydık. Rus hükümetine karşı dünkü inancımız ne denli körü körüne ve temelsizse, bugünkü suçlamalarımız da o denli körü körüne ve temelsizdi.

-- Kaderden şikâyet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) milli psikolojimizin karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun Partisi de bundan kaçamamıştır.

-- Osmanlı’dan, Akdeniz’e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal gönüllü birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği Ermenistan hayali vardı, gerçeği göremedik.

Ermenistan ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni’nin bu raporu dünyadaki tüm kütüphanelerden çaktırmadan Ermeniler tarafından toplanarak imha edilmiştir. Sadece Rus Devlet Arşivinde bulunmaktadır...

Ayrıca tanınmış Ermeni tarihçi A. A. Lalayan da yazdığı “Taşnak Partisi’nin Karşıdevrici Rolü 1914 – 1923” adlı eserinde Ovanes Kaçaznuni’yi doğrulamaktadır. Kısaca Türkler soykırım yapmamıştır demektedir...

I.Dünya Savaşı Osmanlı Devleti Ermeniler sözde Ermeni soykırımı Ermeni yalanları Başbakanı Ovanes Kaçaznuni tarihçi A. A. Lalayan Tehcir Suriye Lübnan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ