Sevgili Gençler,
Hiçbir zaman sizden umut kesmedim. Önünüze değer diye, Çanakkale'yi, Bağımsızlık Savaşımızı değil, hurafeleri koydular. Binbir türlü geçim derdinin ortasına attılar sizi. Okuyabilmek için diş macunu, fırçası satıyorsunuz, biliyorum. Ulaşıma güç yetmiyor, memlekete gidip gelemiyorsunuz, biliyorum. Okulu bitiriyor ama iş bulamıyorsunuz. Ve daha neler...
Çekilir gibi değil.
Ne ki biliniz, bu işkencenin sorumlularının ardında, o dönmemek üzere gitmeyi tasarladığınız yayılmacı devletlerin, ülkelerin hiç eksilmeyen destekleri var.
İşbirlikçilerin saldırı hamleleri, nüfus yapımızı soysuzlaştırma atakları var.
Ayrımındasınız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün belirttiği tersanelerimize girilmiş, kalelerimiz işgal edilmiş, memleketi yönetenler çıkarlarını yayılmacıların çıkarlarıyla birleştirmişlerdir.
Siz, Gazi'nin kıvılcım olarak gönderip, alev olarak dönen gençlerinin yolundan yürümelisiniz.
Cumhuriyetimizin ilk on beş yılında kurulan uçak fabrikamıza kadar sanayii, kültür kurumları, üniversiteler...bu anlayışın, özgüvenin sonucudur. Yine Gazi ne diyordu? Türk ulusu zekidir, Türk ulusu çalışkandır...
Gençler, direniş ruhunuzu diri tutun.
Yasal düzlemde dernekler, düşün örgütleri kurun. En başarılınız bile bir Batı ülkesinde ikinci sınıf insansınız. Yurt, dil özlemi de cabası. Direnin. Mücadele edin. Siz Hasan Tahsin, Kubilay, Mustafa Necati, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Mahir Çayan...ve tabii Atatürk'ün ruhunu taşıyorsunuz. Yurtdışına yerleşmek Kuvayımilliyeye ihanettir!
Yaklaşık elli uygarlık, iki yüz kültürün toprağı Türkiyemiz ger zaman hedef seçildi, seçilecek. Direnecek istenci, niteliği taşımalısınız.
Umudumuz sizdedir.
