İSVEÇ POSTASI
Müslüman olmayana Türk denmez, öyle mi?
Naim Babüroğlu
Ali Fuat Cebesoy, “Sınıf Arkadaşım Atatürk” adlı anılarında arkadaşının gözyaşlarını şöyle anlatır:
“Trablusgarp Savaşı başlamıştı. Adriyatik sahilinde toplanacak ordunun kurmay heyetine atanmıştım.
Oraya giderken Selanik’e uğradım. Üç yıldır görmediğim arkadaşım Mustafa Kemal’e, iki gece misafir oldum.
Mustafa Kemal, Trablusgarp’a gidiş hazırlığını yapıyordu. İki gün sonra İstanbul’a hareket edecekti.
Ertesi gün akşamüstü beraberce Beyazkule Bahçesine gittik... Mustafa Kemal’in bu akşam üzüntülü bir hali vardı...”
★★★
“Sende bir şey var dedim, ne oldu?”
“Bir şey yok’ dedi. ‘Fakat üzüntülüyüm.’ Doğup büyüdüğüm Selanik, acaba Türkler elinde kalacak mı?
Ben eğer Trablus’tan dönersem, yine buralara gelebilecek miyim?”
“Ne demek istiyorsun?”
“Gözleri nemlendi.”
“Korkuyorum Fuat, korkuyorum.”
“Mustafa Kemal içini çekerek:”
“Ah Selanik, seni bir daha Türk olarak görebilecek miyim? dedi.”
“Baktım, ağlıyordu. O altın sarısı saçlarını okşadım. Teselli etmeye çalıştım.
Ben, Mustafa Kemal’in bütün ortak hayatımız boyunca bu derece üzüntülü olduğunu görmedim.”
Makalenin devamını okumak için tıklayınız:
Müslüman olmayana Türk denmez, öyle mi? - Naim Babüroğlu - Sözcü
