Gezi Direnişi Türkiye Cumhuriyetinin kazanımlarını korumak duyarlığının tarihsel ve somut eylemidir.
Bilim, niyetle, sanıyla değil somutla, gerçekle ilgilenir. Eylemcilerin ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleri vardı. Unutanlar, hareketli görsellerine yeniden baksınlar.
Faşizm hedefini açık ve doğru seçiyor. Buna karşılık fenellikle aydınlanmacı hareketlerimiz şaşı durumları çok sever. Sol gösterip sağ vurmalar, 13 yıl halkı aldatmalar, faşizmi parlatmalar, Atatürk Devrimini darbe sayıp karalamalar...
Gezi eylemi direniş tarihimize kanla yazıldı. Gençlerimiz öldürüldüler; hapse atıldılar. Hâlâ yatanlar var. Suçları neymiş? Yaşamıma, uygarlık dünyama, özgürlüğüme karışma. Kazanmak için şehipler, canlar verdim. Laikliği, eğitim-sağlık haklarımı elimden alamazsın. Devlet yönetmek oyun, deneme yanılma işi değildir. İnsan hakları, Cumhuriyet oylama konusu olamaz. Kabul etmiyoruz... Barışçı protesto Anayasal haktır. Engelleme çabaları, işkence bile Gezi Eyleminin haklılığını kanıtladı.
O günlere dönelim. Akşam suları, sıkışmış, soluğunu bir yerinden alan saraylı hop oturup hop kalkarken direniş komitesini huzuruna çağırır. Prenses de oradadır. Komite kalıp gider huzura: Tarihsel hata! Gidenlerden bir kadının 0zerine yürür saraylı, prensesin araya girdiği rivayet edilir. İyi ki tez giderülsün, deyu buyurmadı...
Bugünlerin haşin çocuğu Kemal Kılıçdaroğlu Gezi Eylemine destek vermedi. Gerekçesi neydi dersiniz? Direniş o denli değerli ki gölgelenmesin!.. Yersen.
Ya şimdiki adıyla demlenenler, Kürtçüler?.. Saygın Düşünür-Tarihçi Abdullah Öcalan İmralı’dan Bu iş ulusalcıların işi, aralarına karışmayın, buyurdular. Öyle sürebildi mi? Hayır.
Fetönün polisiydi kulpu takılan dönemin polisi belediye otobüsünde işkence uyguladı. Biber gazı kimyasalının sıkılmadığı cadde kalmadı. Tunus’ta, Mısır’da meydan eylemleri günleriydi, saraylının ödü kopuyordu.
Ne Arap baharı bahardı ne Türk baharı bahar. İzleyen 13 yılda koşullar daha ağırlaştı. Bugün CHP bölündü, bitirildi.
Türk bayrakları ve Atatürk posterleri dedik ama bugün her kesim Gezici!.. Sulandırmakta üstümüze yok. Can Atalay, Tayfun Kahraman yıllardır hapiste. Can Atalay milletvekili olmasına karşın içerde. Ne ki bir Cumhuriyet, Atatürk Devrimi övgüsü duymadık. Atalay aktivist ya!.. Hukuksuz mu? Yapılan elbette hukuksuz, elbette zorbalık.
Böylesi eylemler aynı zamanda vicdanlı beyinlerde muhasebeye yol açmalıdır. Ne yapıyorum? Ne düşünüyorum? Şu işler yanlışmış...
