MİLLİ EĞİTİM Mİ, ÇÖKÜŞ MÜ?..

Yazar, İletişim ve Strateji uzmanı Dr. Naim Babüroğlu 26 Şubat 2026 tarihli yazısını kendi oluru üzerine internet gazetemizde yayınlıyoruz.

MİLLİ EĞİTİM Mİ, ÇÖKÜŞ MÜ?..
MİLLİ EĞİTİM Mİ, ÇÖKÜŞ MÜ?.. Admin
Bu içerik 346 kez okundu.

İSVEÇ POSTASI

Milli Eğitim mi, çöküş mü?..

Naim Babüroğlu

Osmanlı Devleti, İslam coğrafyasında yaşamış İbn-Sina ve İbn-Rüşd düzeyinde tek bir filozof ve bilim insanı yetiştiremedi.

Uygarlığa odaklanacağına; haremlerle, saray oyunlarıyla, iktidar mücadelesiyle uğraştı.

600 yıl boyunca bilime ve felsefeye geçit vermedi.

★★★

Osmanlı, gerilemeye paralel olarak, eğitim alanında da bilimden uzaklaştı.

Medreseler, tarikatların kontrolüne geçti.

★★★

Osmanlı eğitim sistemi çok parçalıydı, dinî eğitim ağırlıklıydı.

Aynı ulusun çocukları, okuldan mezun olduktan sonra değişik milletlerin bireyleri haline geliyordu.

Bırakın ulusal birliği sağlamayı...

Eğitim, parçalanmanın, ayrışmanın aracına dönüşmüştü.

Ve 620 yıllık Osmanlı Devleti çöktü gitti.

★★★

1923’te Cumhuriyet ilan edildiğinde, okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4’tü.

Ülkede, devlete ait sadece 72 ortaokul, 23 lise ve bir üniversite vardı.

★★★

Atatürk’ün birinci önceliği eğitimdi.

Öyle bir öncelik ki...

İstiklal Savaşı’nda, cepheye gitmek için Ankara’ya gelen öğretmenleri, savaşa değil okullara gönderiyordu.

★★★

11 Temmuz 1921...

Tüm cephede, Yunan saldırısı başlamıştı.

Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey ile Mazhar Müfit Bey, Mustafa Kemal’in çalışma odasına gelirler.

★★★

Hamdullah Suphi:

“Öğretmenler Derneği, birkaç gün sonra Ankara’da toplanacak. 200’den fazla öğretmen katılıyor... Savaşın yoğunlaştığı bir sırada, böyle geniş bir toplantı size ayak bağı olabilir. Uygun görürseniz erteleyelim.”

Mustafa Kemal:

“Hayır, hayır, ertelemeyin... Cahillikle, ilkellikle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir. Toplantıya katılacağım ve bir konuşma yapacağım.”

★★★

16 Temmuz 1921...

Öğretmenler Kongresi Öğretmen Okulu salonunda toplandı.

Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, kısa bir açış konuşması yaptı.

Mustafa Kemal Paşa kürsüye geldi:

“Muhterem hanımlar, efendiler!

Şimdi maddi ve manevi bütün güç kaynaklarımızı düşmana karşı kullanıyoruz. Ancak, bu savaş günlerinde bile dikkat ve özenle işlenip çizilmiş bir milli eğitim programı yapmaya emek harcıyoruz.

Milli Eğitim Programı derken, hurafelerden, yabancı fikirlerden, doğudan ve batıdan gelebilen bütün etkilerden uzak, tarihi ve milli karakterimize uygun bir kültürü kastediyorum...”

★★★

Mustafa Kemal Paşa, ayrılırken Mazhar Müfit Bey’i çağırdı.

Herkesin duyacağı şekilde, şunları söyledi:

“Kongreye hanım öğretmenlerimizi de çağırdığınız için sizi kutlarım. Ama hanımefendileri niye böyle ayrı oturttunuz? Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk hanımlarının faziletine mi? Bir daha böyle bir ilkellik görmeyeceğimi ümit ederim.”

★★★

Zaferden sonra Mustafa Kemal, “Ülkeyi kurtardınız, şimdi ne olmak istersiniz?” sorusuna şu karşılığı verir:

“En büyük amacım olan milli kültürü yükseltmek için, Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim.” 

Eğitim Bakanlığı’nın adı, bu yüzden Millî Eğitim Bakanlığı...

Makalenin devamını okumak için linki tıklayınız:

Milli Eğitim mi, çöküş mü?.. - Naim Babüroğlu - Sözcü

#Milli Eğitim #Çöküş #Osmanlı Devleti #İbn Sina #İbn Rüşd #Mustafa Kemal Atatürk #MEB #Naim Babüroğlu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN