Savaşlar, ölümler ve esirler her zaman çözümlenmesi kolay olmayan konulardır. Osmanlı Tarihi’nde Balkanlardan Arap yarımadasına, Arap yarımadasından Kafkaslara kadar Osmanlı arkasında binlerce savaş esiri bırakmıştır. Türk savaş esirleri kimi zaman şanslı olmuşlar, kimi zamanda Mısır’da olduğu gibi I. Dünya Savaşı’nda İngilizlerin asit havuzlarında gözlerini kaybetmişlerdi.
Bir tesadüfün izini süren Tülin Uygur hazırladığı doktora teziyle İsveç Kızılhaçı’nın yardımlarıyla Rusya’dan Türkiye dönmek için İsveç üzerinden yola çıkan kimi hastalıktan bedenini İsveç’te bırakan ya da İsveç’te kalan ama izleri sürdülemeyen insanlarımız ve onların bugün bilinmeyen çocukları… Türk tarihinin daha su yüzüne çıkmamış nice acıklı öyküsü vardır…
Dr. Tülin Uygur, Ruslar’a eline düşen 60.000 bin Türk esirden 428’inin durumunu bizlere verdiği konferansta bizlere anlatmaya çalıştı. Kendi kaleminden kısaca bu ”eve dönüş”ün öyküsü…

”Birinci Dünya Savaşı’nda bir daha savaşamayacak kadar hasta ve ömür boyu sakat kalmış toplam 63. 463 savaş malulü Rus, Alman, Avusturya-Macar ve Türk savaş esiri İsveç Kızılhaçı yardımıyla İsveç üzerinden mübadele edilmiştir. Savaş sırasında Ruslara esir düşen 60.000 Türk savaş esirinden 428’i de mübadele edilen savaş malulleri arasında yer almıştır.
Galiçya ve Kafkas Cephelerinde savaşan yaklaşık 60 bin Türk er ve subayı Ruslara esir düşerek Rusya’nın uçsuz bucaksız coğrafyasında dağıtılmış, esir kamplarında olumsuz hava şartları, hastalıklar ve açlıkla savaşmıştır. Osmanlı İmparatorluğu savaşın ilk yıllarında esirlerini gözetecek ve onlara yardım ulaştırabilecek bir örgütlenmeyi gerçekleştirememiş, Türk savaş esirleri kendi kaderlerine terk edilmiştir. Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) ancak 1917 Rus devriminden sonra Rusya’daki Türk savaş esirlerine doğrudan ulaşmak üzere temsilci olarak Yusuf Akçura’yı görevlendirmiştir.
Rus ve Alman imparatorlukları arasında sıkışmış olan İsveç, 3 Ağustos’ta tarafsızlık ilan etmesine rağmen Alman yanlısı bir tarafsızlık izlediği gerekçesiyle hem İngiltere’nin yoğun baskısına hedef olmuş hem de bütün taleplerini karşılayamadığı Almanya tarafından baskı altına alınmıştır.
Balkan Savaşları sırasında yaptığı çalışmalarla uluslararası Kızılhaç çevrelerinde saygınlık kazanan İsveç Kızılhaçı, Birinci Dünya Savaşı’nda da İsveç Dışişleri Bakanlığı ile eşgüdüm içersinde savaş esirleri konusunun gündeme taşınmasında önemli bir rol üstlenmiş, özellikle Rusya’daki savaş esirlerine yönelik önemli çalışmalar yapmıştır. İsveç Kızılhaç’ı bünyesinde kurulan Savaş Esirlerine Yardım Komitesi Almanya, Avusturya ve Rusya’daki esir kamplarında çalışmalar yaparken, Savaş Esirleri Mübadele Bürosu bir daha savaşamayacak kadar yaralı, sakat ve hasta esirlerin mübadelesini üstlenmiştir.
İsveç Kızılhaçı Savaş Esirlerine Yardım Komitesi özellikle Rusya’da kamplarda Türk savaş esirlerinin de aralarında olduğu esirlerin yaşam koşullarının düzeltilmesi için çalışmış, esirlere bağış olarak toplanan yiyecek, giyecek, ilaçları güç koşullarda kamplara ulaştırmıştır. Rusya ile Alman ve Avusturya-Macaristan’da esirlerin mübadelesi Ağustos 1915’te başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu 11 Nisan 1916 yılında Stockholm temsilciliği kanalıyla mübadeleye dahil olmak üzere başvurmuştur. Mübadele bedeli olarak talep edilen 50.000 SEK karşılığı İsveç Kızılhaçı’na Aralık 1916’da gönderilmiştir. Malul Türk esirlerin mübadelesi ancak Nisan 1917 tarihinde başlamıştır.
Rusya’dan maluliyeti onaylanan savaş esirleri Petrograd’da toplandıktan sonra Rus Çarına bağlı Özerk Çar Dükalığı Finlandiya’nın Tornio kasabasına getirilmiştir. Burada İsveç Kızılhaçı tarafından teslim alınan malul esirler, 2,5 gün süren bir yolculukla Haparanda-Trelleborg-Sassnitz yolunu izleyerek ülkelerine gönderilmiştir. Mübadele edilen toplam 63.463 savaş esirinden 37.295 i Rus, 26.168 i ise İttifak Devletleri esiri olmuştur. Alman ve Avusturya Macaristan savaş esirleriyle birlikte 25 Türk subay, 403 Türk er mübadele edilmiştir.
Mübadele sırasında hayatını kaybeden esirler için Haparada ve Trelleborg’de iki anıt mezar yapılmıştır. Her iki mezarda da iki Türk savaş esiri yatmaktadır.
1915 yılından itibaren Birinci Dünya Savaşı’nda Rusya’daki Alman, Avusturya-Macar ve Türk savaş esirlerine yönelik özverili çalışmalar yapan İsveç Kızılhaçı delegelerinden Elsa Brändström, Thorsten Wennerström, Ragnar Tennman, Ernest Didring, Wilhelm Sarwe ve Conrad Cederkrantz Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) tarafından Cemiyet madalyası verilerek ödüllendirilmiştir” dedi.

Dr. Tülin Uygur konferans sonrası kutlanıyor
İsveç Postası
