”Anadili, başlangıçta anneden ve yakın aile çevresinden, daha sonra da ilişkili bulunulan çevrelerden öğrenilen, insanın bilinç altına inen ve bireylerin bir toplumla en güçlü bağlarını oluşturan dil” olarak tanımlıyor değerli dilbilimcimiz ve Sayın hocam Prof. Dr. Doğan Aksan.
İnsanı insan yapan değerlerin başında anadili ve onun yarattığı değerler bütünü yatar. Anadil çocuğun daha ana rahmindeyken duymaya başladığı ve dünyaya geldikten sonra annesiyle kurduğu iletişimin dilidir. Anadil aynı zamanda daha sonra eğitim ve toplumsal çevreler aracılığıyla geliştirilen dildir.
Anadil bir insanın varlık nedenidir. En iyi biçimde kullandığı, duygularını aktarabildiği dildir. Anadilden kopuk yetişen bir insan her zaman bunun eksikliğiyle yüzyüze gelir. Bizi biz yapan olgular bütünüdür.
Bugün yurtdışında yaşayan göçmenlerin en büyük sıkıntısı çocuklarının anadilde yetersizlikleridir. Bunun da yine sorumlusu kendileridir. Eğer bir çocuk “Bana ne anadilden” ben içinde yaşadığım toplumun dilini bilmem yeterli derse, ya da günlük dilde konuşabildiği elli altmış sözcükle kendi anadilini bildiği sanısına kapılıyorsa; anadil olayı bitmiş demektir.
Anadil hem konuşarak hem okuyarak hem de yazarak varlığını bir yabancı toplumda sürdürebilen dildir. Konuşulmayan dil, ölü dil demektir.

Her ne kadar 21 Şubat UNESCO tarafından “Anadil Günü” olarak kabul edilip kutlanıyorsa da, bu konuda gerekli çalışmalar her zaman arka planlara itilmektedir. Anadil olayının yabancı ülkelerde üzerine gidilmemekte zamanın akışına bırakılarak kaybolması planlanmaktadır.
Dünyanın en insancıl ülkeleri arasında ön planda olan İsveç’te bile, anadil İsveçli kurumlar ve belediyeler tarafından ciddiye alınmamakta, yok olması için altan alta engeller çıkarılmaktadır. Bu gidişle hiçbir anadilin İsveç’te geleceği yoktur.
İsveç’te yaşayan biz Türkler, anadille değil de başka konularla meşgul olduğumuz, kurduğumuz federasyonları çıkar ya da kişisel amaçlarımız için kullandığımız ve ailelerin olaylara para pencerelerinde bakmaları yüzünden bu güzel “Türkçemiz” kısa bir zaman dilimi içinde kaybolacaktır.
Buradan Türkiye kökenli tüm federasyonlara ve ailelere sesleniyorum. Anadilimiz olan “Türkçemize” sahip çıkalım ya değilse, ortada ne dininiz, ne kültürünüz ne de Türk olarak bir varlığınız kalacaktır.
Mustafa SÖNMEZ
Türkçe Anadil Öğretmeni
