İSVEÇ POSTASI
İsveç Merkez Bankası'nın (Riksbank) Perşembe sabahı ana faiz oranını yüzde 1,75'te bırakma kararı, neredeyse hiç kimseyi şaşırtmadı. Sendika destekli düşünce kuruluşu Arena Idé'nin baş ekonomisti Elinor Odeberg, "Merkez Bankası, mevcut faiz oranı seviyesinde bir süre daha kalmayı planladığını açıkça belirtti. Ne enflasyon rakamlarında ne de ekonomik durumda bu değerlendirmeyi aniden değiştirecek hiçbir şey yok" diyor.
İsveç Merkez Bankası kararını, istikrarsız bir ortama rağmen İsveç ekonomisinin geçen yılın sonunda ilerleme kaydettiğini söyleyerek gerekçelendiriyor.
Banka, "Yeni bilgiler, hane halkı tüketiminin artmaya devam ettiğini ve ekonominin genel gelişiminin beklenenden biraz daha güçlü olduğunu gösteriyor. İşgücü piyasasındaki durum zayıf kalmaya devam ediyor, ancak iyileşmeye dair giderek daha net işaretler var. Aralık ayındaki enflasyon beklenenden düşüktü ve şimdi yüzde 2'lik hedefe yakın. Genel olarak, Aralık ayından itibaren enflasyon ve ekonomik görünüm büyük ölçüde değişmeden kalıyor" diye yazıyor.
Ancak Elinor Odeberg farklı bir sonuç görmek istediğini belirterek; ”Evet. Ekonomiye ek bir ivme kazandırmak için faiz oranını daha da düşürmenin iyi olacağını düşünüyorum. Enflasyon hedef civarında istikrarlı ve hatta fiyat eğilimleri ilerleyen dönemde fiyatların düşeceğine işaret ediyor. Aynı zamanda, İsveç kronu çok güçlü” değerlendirmesini yapıyor.
Elinor Odeberg, hükümetin mali politikasının esas olarak yüksek gelirli kişileri hedeflediğini savunuyor. Öte yandan, faiz indirimi, ipotekli ev sahibi olan herkesi etkileyeceğine inanıyor.
Odeberg, ”İsveç'te on haneden yaklaşık yedisi ev sahibi ve çoğunun ipoteği var. Bu nedenle, faiz indirimi, bugün uygulanan mali politikadan çok daha fazla haneyi etkileyebilir” görüşünü dile getiriyor.
Burjuva düşünce kuruluşu Timbro'nun baş ekonomisti Fredrik Kopsch'un ise farklı bir görüşü var. Merkez Bankası’nın faiz oranına dokunmaması doğru bir karar olarak görüyor. Aftonbladet gazetesine; "Söylenecek fazla bir şey yok. Ama bu da güzel bir şey. Faiz oranı açıklamasının, bir süre önce sürekli artışlar gördüğümüz zamanlardaki gibi bir rock konseri gibi ele alınmaması güzel. Para politikası sıkıcı ve tahmin edilebilir olduğunda hane halkları için çok daha iyi ve sakin bir durum. Kimsenin ipotek faiz oranlarının yükselmesinden endişelenmesine gerek yok" biçiminde yorumluyor.
SPP Emeklilik'te tasarruf ekonomisti olan Shoka Åhrman ise, Merkez Bankası’nın enflasyon yükseldiğinde "bekle gör" tavrı sergilemediğini iddia ediyor. "Ancak şimdi, işsizlik çok yüksekken, ekonomi zayıfken ve enflasyon istikrarlı veya düşüşteyken, beklemeyi tercih ediyorlar. Bu durum hem hane halkı hem de şirketler için maliyetli olma riski taşıyor," diyor.
