ALEMDAR’I KAPTIRMAM!
Türker Ertürk

ALEMDAR’I KAPTIRMAM!

Bu içerik 283 kez okundu.

Geçenlerde Karadeniz Ereğli’de Gazi Alemdar Müze Gemisi’nde, Alemdar Gemisi’nin kahraman denizcilerinin 100 yıl önce yazdığı destanı anmak için bir tören yapıldı. Ne yazık ki törende yoktuk, daha doğrusu davetli değildik. Böyle bir tören olduğunu başta Karadeniz Ereğli’den olmak üzere bizi arayanlardan öğrendik.  Soruyorlardı; “Alemdar’ı sen yaptın, niçin yoktun?” diye!

Siyasetçiler, genelde şov yaparlar ve yaptıklarını abartırlar. Bu durum bir dereceye kadar mazur da görülebilir. Ama yalan söylemek, mücadelenin sadece başında ve hazırlık safhasında olduğu halde yapmadıklarını yapmış gibi anlatmak, gerçekleri dibine kadar saptırmak hem ayıp oluyor hem de gelecek nesiller için de kötü bir örnek! Sanırım bu nedenle Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık bizi davet etmedi; meydanı boş bulabilmek, şov yapabilmek, gerçekleri istediği gibi değiştirebilmek ve Alemdar’ı kendisine mal edebilmek için! Biz orada olsak, gözümüzün içine baka baka nasıl anlatabilirdi ki anlattıklarını? Bu kadar kadir kıymet bilmezlik ve bu kadar da vefasızlık olmaz, olamaz! Genel olarak çağdaşlaşmasını henüz tamamlamamış bizim gibi ülkelerde başarının sahibi çoktur, başarısızlıkların ise sahibi yoktur, yetimdir ve öksüzdür.

Recep Kâhya Şehit Edilir

“GAB’ı Gabtırmam!” derdi 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel. Ben de çok emek verdiğim, kafa patlattığım, risk aldığım, gecemi gündüzüme kattığım Alemdar’ı kimseye kaptırmam. Gurur kaynağımız olan bu büyük projeyi tabii ki tek başına yapmadım. Bugün, bu köşede size Alemdar’ı nasıl ve kimlerle yaptığımızı anlatacağım.

Alemdar; 1898 yılında inşa edilmiş olup, Alemdar Marşı, yelken ve gemicilik gösterileri,  49.5 metre boyunda 7.95 metre eninde ve 362 ton ağırlığında bir römorkördür. 100 yıl önce, işgal altında bulunan İstanbul’dan kaçırılır. Önce Karadeniz Ereğli’ye, sonra da Trabzon’a intikal ettirilir. Trabzon’a intikal ettiği sırada Fransız G-27 Gambotu yakalar ve Alemdar’ı geri döndürür ama yolda çıkan çatışmada Fransız denizciler esir alınır ve serdümen Recep Kâhya, Fransızlar tarafından şehit edilir. Uzun görüşmelerden sonra Fransız esirler bırakılır ve Ankara Hükümetinin Fransa tarafından tanınmasını sağlayacak olan 3 maddelik anlaşma yapılır.

Kahramanlık Hikâyeleriyle Büyüdüm

Alemdar daha sonra Trabzon’a gönderilir ve savaş boyunca Rüsumat, Şahin ve Gazal gibi gemilerle Karadeniz’de destan yazar. Kahraman denizcilerimiz bu gemilerle Sovyetler Birliği limanlarından Anadolu’ya 300 bin tondan fazla silah ve cephane taşırlar. Sanırım bu stratejik nakliyat başarılamasaydı biz de Kurtuluş Savaşı’nı kazanamazdık.

Çocukluğumdan beri, Milli Mücadelemiz sırasında Karadeniz’de denizcilerimiz tarafından verilen bu destansı mücadelenin hikâyelerini dinleyerek büyümüştüm. Dedem Trabzonlu, denizci, İstiklal Madalyalı Şevki Ertürk’tü. Babam da deniz subayı idi. Dedem ben doğmadan ölmüştü ama hatırlayabildiğim kadarıyla; 4 yaşımdan itibaren babaannemin kucağına oturur, dedemi ve denizcilerimizin kahramanlık hikâyelerini dinleyerek, onları hayal ederek uyurdum ve büyüdüm.

Gördüğüm Manzara

Daha sonra kazandığım tarihsel bilginin yanında, bu duygu yoğunluğuna da sahip olarak Ağustos 2006’da Karadeniz Ereğli’ye geldim ve Karadeniz Bölge Komutanı olarak göreve başladım. Alemdar hakkında gördüğüm manzara; yıllardan beri Alemdar’ı yeniden bire bir yaptırma ve şehirde sergileme konusunun hep konuşulduğu fakat bir türlü gerçekleştirilemediği idi. Hatta 2004 yılında bu amaca matuf bir dernek bile kurulmuştu ama Alemdar yine yapılamamıştı; Belediye Başkanı Posbıyık 12 yıldır (1994-2006) görevde olmasına rağmen.

Belli ki devlet parası ve gücü olmadan Alemdar’ı yapabilmek için birleştirici bir liderliğe, Karadeniz Ereğli ve çevresinden yardım alınabilecek kurumların, şirketlerin, demokratik kitle örgütlerinin ve ekonomik durumu güçlü kişilerin ikna ve organize edilmesine ihtiyaç vardı. Asker olmama rağmen tüm toplum kesimleriyle ve sivil halkla her seviyede ve eşit mesafede ilişki kurmam nedeniyle bu liderliği yapabilecek durumda olduğumu değerlendirdim, kollarımı sıvadım ve Alemdar’ın yapılması işini kimseden emir almadan kendime misyon edindim.

Önce Bilinçlendirmek ve Farkındalık Yaratmak

Alemdar’ı iki yılda ve her biri yaklaşık bir yıl süren iki safhada yaptık. Birinci safha hazırlık, ikinci safha ise geminin dört blok halinde inşası, şehrin sahilde konacağı kuru havuzun yapılması, inşa edilen blokların denizden taşınarak havuza konması, birleştirilmesi, geminin müze olarak donatılması ve törenle açılmasıydı.

Hazırlık safhasında bölgede farkındalık yaratabilmek ve halkın desteğini alabilmek için Alemdar Gemisi’nin yaptıklarını ve Kurtuluş Savaşı’nda denizcilerin Karadeniz’de verdikleri mücadeleyi anlatan çok sayıda bilinçlendirme amaçlı konferans verdim ama yetişemiyordum. Daha sonra seyyar bilinçlendirme timleri kurarak; okullarda, demokratik kitle örgütlerinde ve köylerde Alemdar Gemisi’ni anlattım ve anlattırdım.

Alemdar Marşı

Alemdar Destanını ve kahraman denizcilerimizi halka müziğin tınısıyla da anlatabilmek için Kara Elmas Üniversitesi Rektörü Bektaş Açıkgöz ve Konservatuar Müdürü Aydın İlik’in desteği ile Gazi ve Bilkent Üniversiteleri’nin de katılımı ile bir senfoni orkestrası kurduk ve 25 Ocak 2008’de muhteşem bir konser gerçekleştirdik. Konserin bitiminde orkestra şefi Aydın İlik’ten Alemdar Marşı’nı bestelemesi için söz aldım. Sözlerini de konseri sunan yakın dostum Esra Güner Hangün’den yazmasını istedim. Bu konser, 3 aylık bir hazırlıktan sonra gerçekleşti. Öncesinde neyi anlatacağımızı sanatçılarımıza anlatmak için Alemdar Destanı konusunda kendilerine hamasi içerikli bir sunum yaparak çalışmaları için duygu yoğunluğu sağlamaya çalıştım. Bu konserden yaklaşık 20 ay sonra Doç. Dr. Aydın İlik’i kaybettik. Son bestesi Alemdar Marşı oldu. Ruhu şad olsun.

Belediye Başkanı Posbıyık, Alemdar’ın inşa süresinde yoktu. Çünkü 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinden önce milletvekili adayı olabilmek için istifa etmiş, yerine kendi meclis üyelerinden Murat Sesli seçilmiş ama belli bir süre sonra parti değiştirmiş ve AKP’ye geçmişti. Alemdar’ın inşası boyunca Murat Sesli Belediye Başkanıydı. Ama Allah’ı var Alemdar’ı yaparken, donatırken ve sahilde yerinin hazırlanması sırasında bir dediğimi iki yapmadı, yüreği ile koştu ve destek verdi.

Niçin Dört Blok?

Posbıyık konuşmasında; her şeyi sanki kendisi yapmış gibi güverteyi üçe böldüklerini ve üç tersaneye verdiklerini, kamaraları da başka bir tersaneye verdiklerini söylüyor. Tabii ki bu doğru değil! 362 deplasman tonluk bir gemiyi ücretsiz olarak tek bir tersaneden yapılmasını istemenin doğru olmadığını düşünüyordum. Çok büyük yük olurdu. Yardım kampanyası düzenlenip, para toplanıp, ücreti mukabili bir tersanede yaptırılabilirdi. Ama para toplamak ve harcamak hesap verebilirlik açısından çok tehlikeliydi. Çokça teklif edilmesine rağmen bu yöntemi asla kabul etmedim.

Gemiyi dört blok halinde, dört farklı tersanede yaptırmak benim fikrimdi ve ben planladım. İlk söylediğimde herkes itiraz etti, “olmaz” diye. Alemdar, Türkiye’de farklı dört tersane tarafından inşa edilerek, farklı bir yerde birleştirilmiş ilk gemi inşa projesidir. Bu fikri 2000-2003 arasında İngiltere’de görev yaparken, oradaki tersaneleri gezerken öğrenmiştim.

Önce Gemi İnşa Planı

Asıl Alemdar Gemisi hurdaya ayrılmış ve yok olmuştu. Ayrıca Alemdar’ın gemi inşa planı ve sac açılımları da elimizde yoktu. Alemdar’ın sadece dış görünümünü yansıtan resimler vardı elimizde. Mademki gemiyi yüzdürmeyecek ve içine makine koymayacaktık; dış görünümü ile aynısını inşa edebileceğimiz ve geminin içini de müze olarak kullanabileceğimiz değişiklikleri içeren bir gemi inşa planına ihtiyacımız vardı.

Yurt dışında çok sayıda denizcilik müzesi gezmiştim. Bir müze geminin nasıl olacağı hakkında yeterince bilgim ve deneyimim vardı. Ayrıca denizciydim de! Gemiyi içi müze olacak şekilde, taslak olarak çizdim. O sırada İstanbul Tersanesi Komutanı olan sınıf arkadaşım Amiral Tayfun Tansan’dan da Alemdar’ın içinin benim istediğim şekilde ama görünen kısımlarının resmilerdekinin bire bir aynısı olacağı gemi inşa planının ve sac açılımlarının yapılmasını rica ettim. Sağ olsun, 3.5 ay sonra planlar elimdeydi.

Ben Davet Edersem Gelmezler!

Daha işin başındayken, henüz gemi inşa planlarını da çizdirmemişken gözüme kestirdiğim en güçlü ilk dört tersane olan Ereğli Gemi Tersanesi, Madenci Tersanesi, Ustaoğlu Tersanesi ve Ustamehmetoğlu Tersanesi’nin sahipleriyle görüşmek, yemeğe davet etmek ve yemekte projeyi anlatıp gönüllülüklerini sağlamak istedim. Bunun için de henüz görevde olan Belediye Başkanı Posbıyık’tan bir yemek organize etmesini bu tersane sahiplerini davet etmesini rica ettim. Bana “Ben davet edersem gelmezler. Siz davet edin, masrafları ben karşılarım” dedi. Alemdar gemisinin dört bloğundan birini yapan Madenci Tersanesi’nin sahibi Arif Madenci’yi de 19 Mart 2017’de son yolculuğuna uğurladık. Ruhu şad olsun.

Alemdar’ı yaparken çok sayıda kurumdan, demokratik kitle örgütünden, Karadeniz Ereğli ve Zonguldak’ta yaşayan insanlarımızdan destek aldım. Tabii ki emrimde bulunan Karadeniz Bölge Komutanlığı’nın Trabzon’a kadar uzanan imkânlarını ve personel gücünü bu işte en başta kullandım. Erdemir Genel Müdürü Oğuz Özgen, Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem, Belediye Başkanı Murat Sesli, dört tersanenin sahipleri ve Karadeniz Ereğli Kaymakamı Osman Ekşi sınırsız destek vermeselerdi Alemdar yapılamazdı.

Kaza Olunca Kim Hesap Verecekti?

Alemdar bloklarının tersanelerde inşası sürerken ve özellikle de bloklar bitirilip yerlerine konulacağı kuru havuza taşınırken, birleştirilirken ve donatılırken neredeyse her gün çalışmaların başında bulunuyordum. Proje gönüllülük esasına göre yürüdüğü için ilgilenmezsem işler duruyor ve karşılaşılan sorunlar çözülemiyordu. Kritik zamanlarda da işin başındaydım. Ben orada değilken de emrimdeki Onarım Destek Komutanı Dz. Albay Aydın Doğan’ın orada olmasını sağladım. Özellikle kuru havuz üzerinde süren faaliyetlerde en az dört farklı yerden gelen işçi ve teknisyenler oluyordu. Her an kaza bela çıkabilir ve ölüm olayı olabilirdi.

İşler iyi giderken herkes alkış tutardı. Ama kaza olduğunda, sakatlanma ve ölüm olduğunda kim hesap verecekti Cumhuriyet Savcısının karşısında? Tabii ki ben! Çünkü işleri ben organize ediyordum. Askerlere emir veriyor, sivillere ve kurumlara ricayı da ben yapıyordum. Bu yapılanlar için resmi iş emirleri de yoktu! Sadece kafamda planlar, mal, hizmet ve işçilik dâhil doğan ihtiyaçların sağlanmasını rica ettiğim kişiler ve bu insanların bana olan güveni vardı. İyi veya kötü, yapılan işlerin sorumlusu bendim. Blokların denizde taşınması ve yerlerine konması başlı başına büyük bir işti. Taşıyıcı pontonları ve günlüğü 20 bin Euro olan 400 tonluk yüzer kreyni Ereğli Tersanesi Müdürü Recep Okur’u ikna ederek ücretsiz olarak bulmak, dört farklı tersaneden bunları taşımak ve yerine koymak -işi yapanlar bilir- çok riskliydi ve her an bir kaza olabilirdi. Bu işlemler sırasında yüreğimin nasıl ağzıma geldiğini ve başından nasıl hiç ayrılmadığımı Karadeniz Ereğli halkı çok iyi bilir.

İzleri Silmek İçin Temel Reis Resimleri

Esasında Alemdar’ın -ikinci yılı inşa faaliyetleri olmak üzere- bu iki yıllık süre boyunca nelerle, nasıl ve kimlerle yapıldığını hafta hafta gösteren fotoğraflar ve altında yazan açıklamaları vardı Alemdar’da sergilenen. Ama Belediye Başkanı Posbıyık bunları gerçekleri gizlemek ve kendisine mal etmek için ikinci dönem belediye başkanı olduğu sırada (2009-2014) bunları kaldırttı. Yerine Temel Reis resimlerini koydu ve bu durum haber olarak yerel basında bile yer aldı.

Alemdar’ı yaparken kimler yardım etmedi ki! Eğer adını saymadıklarım olursa beni affetsinler. Tabii ki çok sayıda isimsiz kahraman da vardı. Alemdar’ın Kurtuluş Savaşı döneminde komutanlığını yapan Dz. Albay Mustafa Nail Ercivelek’in torunu olan Elif Sungur’u buldum, Karadeniz Ereğli’ye davet ettim, projeyi ve hayalimi anlattım. Elif Sungur da dedesinden miras kalan Alemdar’ın sancağını, dürbününü ve el pusulasını armağan etti. Bunlar şimdi Alemdar’da sergileniyor. Gravür sanatçımız Cemal Akyıldız’a Alemdar’ın gravürünü, Mine Erdini’ye de Alemdar’ın yağlı boya tablosunu yaptırdım ve şu anda gemide sergileniyorlar.

Amiralim Emriniz Olur!

Alemdar’ın ısıtma soğutma sistemini ricam üzerine HSBC’nin Karadeniz Ereğli Müdürü Tolga Çam yaptırdı. Tarihi canlandırmada kullanılan mankenleri işadamı Batıray Koç aldı, tarihi kıyafetleri Deniz Kuvvetleri Kasımpaşa Dikimevi’nde dikildi. Gemideki bazı elektronik cihazları Rotary, Lions, Soroptimistler ve YÖNDER tedarik etti. Ayrıca kişisel olarak Nurdan Oğuz, Orhan Oğuz, Murat İşler, İsmet Yılmaz, Zeki Us, Hasan Likoğlu, İrfan Yazıcıoğlu, Kemal Köse, Ethem Gezer, Ahmet Akın, Tufan Küllü ve Vedat İşler, Alemdar’ın yapımı için yardım eden iş adamlarımızdı.

Daha geçen gün Alemdar Gemisi Yaptırma ve Yaşatma Derneği’nin Kaymakam ve Belediye Başkanı’ndan sonra gelen bir numaralı sivil üyesi olan Nurdan Oğuz, Erdemir Genel Müdürü Oğuz Özgen, Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem ve Kaymakam Osman Ekşi ile konuştum. Hepsi “Amiralim siz olmasaydınız, Alemdar yapılamazdı” dediler. Nurdan Oğuz ile Orhan Oğuz, Karadeniz Ereğli’nin önde gelen iyiliksever ve yurtsever ailelerinden. Bir gece Orhan Oğuz’u aradım ve çok pahalı bir elektronik cihazı satın alıp Alemdar’a armağan etmesini istedim. Hiç uzatmadı ve “Amiralim emriniz olur” dedi. Karadeniz Bölge Komutanı olarak görev yaptığım iki sene boyunca benden hiçbir isteği de olmadı.

Çok Destek Gördüm

“Gazi Alemdar Müze Gemisi’nin yeniden yapılması işinin başına geç ve yap!” diye komutanlarım emir vermemişlerdi ama “Niye bu işle uğraşıyorsun?” da demediler. Hatta Deniz Kuvvetleri Komutanlarım ilk sene Oramiral Metin Ataç ve ikinci sene Oramiral Uğur Yiğit ile Kuzey Deniz Saha Komutanım Koramiral Feyyaz Öğütçü sonuna kadar beni desteklediler ve motive ettiler. Erdemir, başım her sıkıştığında yardım aldığım yerdi. Genel Müdür Oğuz Özgen ayrıca dostumdu ama OYAK Yönetim Kurulu Başkanı E. Korgeneral Yıldırım Türker ve OYAK Genel Müdürü Coşkun Ulusoy’un desteği olmasaydı, arkamda bu kadar güçlü duramazdı.

Gerçekten o kadar çok insandan ve kurumdan destek görmüştüm ki… Teknik Şube Müdürüm Dz. Bnb. Mehmet Dönmez, Erol Erdem, Mimar Petek Kalyoncu, Mimar Fehmi Keçeci, Mühendis Şansal Erbay, Alemdar’ın tarihi ile ilgili araştırma görevi verdiğim Tarih Öğretmeni Gürdal Özçakır… Ben sadece bu güçleri organize ediyor ve hedefe yönlendiriyordum.

Tören Muhteşemdi!

Gazi Alemdar Müze Gemisinin iç kısmında bölgede yaşayan çocuklar için denizciliği sevdirme ve gemicilik istasyonları kurduk. Osmanlı ve Cumhuriyet Bahriyesinin denizci kıyafetlerini mankenler üzerinde sergiledik. Ayrıca müze gemimizi deniz objeleri, seyir aletleri, gemicilik aletleri, kiosklar, yelkencilikle ilgili bilgiler ve görsellerle de donattık.

Açılış tarihini bile özel bir güne gelecek şekilde 08.08.08 olarak ben belirledim. Gerçekten muhteşem bir tören oldu. Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Bandosu, deniz izcileri, şehit ailelerimiz ve gazilerimiz, halk, Alemdar’ın yapımında katkısı olanlar ve protokolün katıldığı törende Alemdar Marşı yankılanırken yelken ve gemicilik gösterileri ile deniz izcileri göz doldurdu. TBMM Başkanı Köksal Toptan, Zonguldak’ın AKP’li ve CHP’li milletvekilleri, Zonguldak Valisi Erdal Ata, Bartın Valisi İsa Küçük de davetliler arasındaydı. Ayrıca Dışişleri eski Bakanı Mümtaz Soysal’ı da davet etmiştim. Çünkü babası Alemdar’da çarkçıbaşılık yapmıştı. Mümtaz Soysal’ın da ruhu şad olsun.

Tarihini Bilmeyen Milletler

Törende ev sahibi olarak konuştum, Alemdar’ın ve Karadeniz’de denizcilerimizin yazdıkları destanı, Gazi Alemdar Müze Gemisi’ni nasıl yaptığımızı anlattım, katkısı olanları tek tek saydım, sayamadıklarımı da topluca ifade ederek teşekkürlerimi sundum ve Alemdar’ın Karadeniz Ereğli’ye, Karadeniz’e ve Türkiye hayırlı olması dileklerimle konuşmamı protokolü ve halkı selamlayarak bitirdim. Daha sonra Gazi Alemdar Müze Gemisi’ni protokol ve halka gezdirdim ve tanıttım.

Böyle milli değeri olan projeleri yapmak yetmez! Korumak, idame ettirmek, yaşatmak ve geliştirmek de gerekir! Gazi Alemdar Müze Gemisi’nin yapımından sonra korunması, idame ettirilmesi, yaşatılması ve geliştirilmesi görevini Karadeniz Ereğli Belediyesi’ne vermiştik. O günkü Belediye Başkanı Murat Sesli de bu görevi seve seve kabul etmiştir. Artık Karadeniz Ereğli Belediye Başkanlarına düşen görev Alemdar’ı korumak, yüceltmek, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere halkın hizmetine sunmaktır.

2019’da yapılan yerel seçimlerde beşinci defa belediye başkanı olan Posbıyık’a düşen görev ağır ekonomik kriz yaşayan Karadeniz Ereğli halkının refahı ve mutluluğu için çalışmak, Gazi Alemdar’ı korumak ve yüceltmektir; siyasi şov yapmak için başkalarına ait başarıların izlerini silmeye ve çarpıtmaya çalışmak değil. Ayrıca dile kolay; 20 yıl belediye başkanlığı yaptı, dönem bittiğinde 23 yıl olacak. İlerleyen yaşını da hesaba katarak artık gençlerin önünü açmalı. Kendisine yine de başarılar diliyorum.

Bu gemi bizim tarihimizin bir parçası, Kurtuluş Savaşı’nda kahramanlık destanı yazan ve cumhuriyetimizin kuruluş harcını koyan atalarımızla olan bağımızdır. “Tarihini bilmeyen milletler pusulasız gemi gibidir. Sığınacak liman bulamazlar.”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ