Türkiye’de Sol Siyasetin Düzeysizliği
Günay Güner

Türkiye’de Sol Siyasetin Düzeysizliği

Bu içerik 1186 kez okundu.

Kimilerini duyar gibiyim, “Neden sağ siyaset değil de sok siyasetin düzeysizliği?”

Yanıtı çok basit, 1946’dan bu yana Türkiye’yi adım adım felakete, çöküşe, çürümeye, dönem dönem iç savaşa sürükleyen sağdan nasıl bir “düzey” çıkaralım da üzerine görüş bildirelim. Bizim başarabileceğimiz iş değil.


Sağ siyasetin halk düşmanlığına karşı geçen onyıllar içinde sol siyaset ne yaptı? Her şeyden önce tüm acıları, sorunları kanıksadı, tepkiselliğini yitirdi. Çünkü devrimcilikten hızla uzaklaştı, sağcılaştı.


Türkiye “ortalama” solu dincilikle örtülü ya da açık uzlaşma alanları açarak, “laikliği” savundu! Buduncu, işgalci işbirlikçileriyle uzlaşarak “ulusçuluğu” savundu! Özelleştirme savunuculuğu yaparak “devlet” girişimciliğini savundu! Başta ABD ile İngiltere olmak üzere yayılmacılara sürekli uzlaşma “mesaj”ları göndererek “tam bağımsızlığı” savundu! Serbest piyasa övgüleriyle “plancılığı” savundu! Özerkliğe göz kırparak, sivil toplum örgütü (ki STK’den tarikatlar, cemaatler, aşiretler… de kastedildi) yüceltisi yaparak “ulus bütünlüğünü” savundu!


Bu kadar sağ uçta olmayı hiçbir olumlu gerekçeyle açıklama olanağı yoktur.


Bugün gelinen nokta ortada. Sağın ülkeyi bir iç-dış savaşa sokmasının öncesinde “ortalama” sol, her tür gericiliğe yönelik olarak incelik, “zerafet”, hoşgörü gösterileri içindedir.


8 Haziran 2015 sabahı yüzde altmışın reddettiği yönetim tam anlamıyla bozguna uğramış, yasallığını yitirmiş, seçmeninin gözünde de kendi gözünde de sallanan bir durumdayken, “ortanın altındaki” sol hiçbir rezaleti dillendirmeyerek, ne yapıp etti, sözkonusu yönetime yine eski gücünü kazandırdı. İktidar amacı olan bir siyaset kurumu bu yanlışları yapar mı? Efendim oranın da % 41’i varmış (41 kere maşallah), onlar olmadan olmazmış, mutlaka olmalıymış; peki onlar seçmen de gerideki %59 ne seçmen değil mi, salatalık mı? Kaldı ki o 41’in 13 yıldan sonra ülkeyi getirdiği yer belli, bataklık! Dedim ya “ortanın altında”ki solculuk… 


Solculuğu kimseye bırakmayan budunculara, HDP’ye ve benzer eğilimli siyaset kesimlerine gelince, sonraki günlerde yanlışları onarmaya çabalasalar da PKK saldırıları konusunda, yine her zamanki gibi, eleştirel, kınayan bir tutum almakta çok zorlandılar. “Sırtımızı YPJ'ye YPG'ye ve PYD'ye yaslıyoruz”, “TSK de silah bıraksın” açıklamaları, (saçmalığı da anlaşılmış olacak ki) “Ben devlet silah bıraksın demiyorum” “Bunlar Türk'ün adını da kirlettiler. Ben de Türküm, bizi utandırıyorlar" açıklamalarıyla dengelenme yoluna gidildi.


Ayrıca içimiz yandığı için belirtmeliyiz ki Suruç’ta korkunç biçimde öldürülen 33 genç insanımızı, onların gençlik heyecanını sömürerek (çünkü Kobani dedikleri yerdekilerde gül atan kişiler değil, Türkiye’yle de savaşta olan kişiler) eli kanlı olduklarını, acımasızlıklarını tüm dünyanın bildiği IŞİD kıyımcılarının önüne götürüp, yine silahlı yöntemle sürdürdükleri siyasal çıkarları için, kurbanlık gibi hedef durumuna sokan aymazlar da Suruç Kıyımından sorumludurlar. Birazcık vicdanı olan siyasetçi bunu yapmaz.


Öte yandan rezalete bakar mısınız, 7 Haziran 2015 seçimi öncesinde “Barajı geçemezsek ha”, diye tehdit eden buduncular, barajı geçmelerine karşın, bu kez de “çözüm süreci” kesildi sözde gerekçesiyle tüm ülkeyi kan gölüne çevirdiler. Bununla da kalmayıp yaptıklarını barışseverlik diye adlandırıyorlar; yersen!

Çokbilmiş “sol”cular PKK saldırıları sahiplenmesine karşın “Yok, yok onlar yapmıyor, yapsalar da önemli değil, onlar özgürlük savaşçısı gerilla, görmemeliyiz” “aydın” tavrı içindeler. Madem Saraylının yaptırdığını, ülkeyi savaşa, kargaşaya götürmeye çalıştığını söylüyorsun (ki doğrudur) öyleyse sen neden aynı plana çalışıyorsun? Kamu görevlilerini şehit edenler, saldırıları düzenleyenler bu kıyımları Kandilden bağımsız yapıyorlarmış! Bu sav usu başında kimseyi aldatamaz, saçmadır. Geçeceksiniz bunları… Helaya giderken bile izin alırlar…


Bir de yine aynı kesimlerin PKK’li teröristler dememek için, PKK’liler demeleri var ki zavallılık ve ahlaksızlıktan başka bir şey değil. Hakkarililer, Diyarbakırlılar, Erzurumlular der gibi, birilerinin IŞİD yerine DAEŞ demesi gibi…


Türkiye büyük hızla iç savaşa doğru gidiyor ve bunda kendine solcu diyenlerin de büyük sorumluluğu var.


Gericiliğe, halk oyuyla (hem de onca hileye, devlet olanaklarıyla satın almalara karşın) yitirdiği saygınlığını, gücünü yeniden kazandırırsan suçun büyüğü sendedir. Ha, ne mi yapılacaktı? Tüm gücünüzle sürekli sallayacaktınız, sallayacaktınız, sallayacaktınız…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN