Cumhurbaşkanlığı Seçimi Üzerine Notlar
Günay Güner

Cumhurbaşkanlığı Seçimi Üzerine Notlar

Bu içerik 1249 kez okundu.

“Halkın seçtiği” ilk cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu. Uzun erimde Pirus utkusu olsa da şu an için utkudur. Yüzde ellinin üzerindeki bir oranı nasıl küçülteceksiniz. Aydınımız nesnel olmayı bir türlü öğrenemedi.
 

Seçim atlatıldığına göre rahatça dillendirebiliriz: Sol siyasetçi ve “aydın”ki o ilkellik, yargılama, öfke kusma yarışı neydi öyle… Meğer ayrı olan yalnızca sol seçmenmiş, sol siyasetçi, sol aydın geçinenlerin sağdakilerden pek de ayrılığı yokmuş.
 

Sağ seçmenden de oy alabilecek onca benimsenebilir ad varken kimsenin tanımadığı, tanındıkça da sevilemeyen bir ad dayatılmamış gibi, bu yöntemle oy alınamayacağını, başarılı olunamayacağını, ilkeli olmak gerektiğini, Erdoğan’ın seçilmesine yarayacağını savlayan kesime en ağır sözlerle, hakaretlerle saldırıldı. Vatan hainliğiyle suçlandı. (Sözlükte vatan haininin tanımına baksalar iyi olur, öneririz). Oysa bölücü planlar, laikliğe saldırılar konularındaki duyarsızlık sol seçmende bir tepki birikimi zaten oluşturmuştu. Sözkonusu dayatma ise üzerine eklendi. Peki hangi kesimin öngörüsü doğru çıktı. Nesnel karşılığı olmasa bir gazete ve TV kanalının yayımıyla bu sonuç oluşmazdı. Kimse halkı kandırmaya çalışmasın.  


Sol seçmenin “dinlence düşkünü” diye karalanması ise çok düzeysizce. Kulluğu benimsemiş sağ seçmen saygın, onlardan oy almak adına ilkesizlik dolu çabalar saygın ama dinlenme bilinci taşıyan, böyle bir gereksinim duyabilen sol seçmen tu kaka. Solun varlığını bu dinlence kitlesine borçlu olduğunu düşünmüyorlar. Böyle bir yetenekleri yok. Sol, Atatürkçü seçmenin emirle hareket etmeyeceğini bile bilmeyenler ne yazık ki sol siyaseti “yönetmekle” sorumlular. Ört ki ölem!
 

Batılılığı, işlerine geldiğinde göklere çıkaranlar oy vermemenin de bir karşı duruş yolu ve göstergesi olarak çözümlemeye katılması gerektiğini, batılı, daha doğrusu bilimsel bakışın bunu gerektirdiğini bilmek istemiyorlar. Ne de batılı bakışın görevi bırakmayı da içerdiğini anımsıyorlar.

Ne bekleniyordu ki. Yönetmekle sorumlu olanlar her türlü yanlışı (ki artık yanlış sözcüğü durumu açıklamaya yetmiyor) yaparlarken, kendilerini her tür eleştiriden uzak sayarken kimse onlara sorumlusun demeyecek miydi.
 

Kendinde sandığa gitmeyeni yargılama hakkı görenler, önce yerel seçim sandıklarına, giderek daha da önceki seçim sandıklarına sahip çıkacaklardı. Kazanılmış seçimlerin yitirildiğini ne çabuk unuttular.
 

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığında da durumun bundan kötü olacağı korkusu yayılmaya çalışılmasın. Sözde sol olarak laiklikten, bölünme duyarlılığından ne ödünler verildiği, cumhuriyet değerlerine ilişkin kaygılardan alabildiğine uzak olunduğu kanıtlarıyla biliniyor. Biraz dürüstlük lütfen.
 

Dolayısıyla bu sonuç eleştirellik bilincinin yansımasıdır. Bir ülke siyasetine bu da gereklidir. Sağlıklılık belirtisidir. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN