Ankara Yeni Tren Garının Düşündürdükleri
Günay Güner

Ankara Yeni Tren Garının Düşündürdükleri

Bu içerik 127 kez okundu.

Ankara’nın Türk Devrimiyle özdeşleşmiş kimliğine, yapısına karşı yıllardır saldırılıyor. Bunun en temel yöntemini yasa tanımaz bir anlayışla, Cumhuriyetin tarihsel bileşimine rakip yapılar (binalar), yollar, camiler, hastaneler, saray ve eklentileri, algı araçları yapmak oluşturmaktadır. Ulus’taki ilk ve kurucu Meclis yapısından, Ankara Palas’tan… başlayarak, Atatürk Bulvarı’nda ilerleyen yurttaş, Çankaya Köşkü’ne doğru Cumhuriyet’in incelik, güzellik taşıyan yapılarını görerek yol alır: TC Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, PTT, Opera yapısı, Gençlik Parkı, Etnografya Müzesi (Türkocağı yapısı), Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu, Ankara Radyosu, Olgunlaşma Enstitüsü, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Sıhhiye Meydanı, Hitit Anıtı, Atatürk Anıtı (yontusu), Yargıtay, eski Başbakanlık, TBMM, Türk Dil Kurumu, büyükelçilikler, Çankaya Köşkü… Rakip hat ise birden fazla. Yargı izni bulunmamasına karşın, Atatürk Orman Çiftliği’nde çok sayıda ağaç kesilerek, hâlâ harcanmakta olan yüksek tutarla yapılan “eğlence merkezi”nden başlayarak, otoyol, Beştepe sarayı, altgeçitler, üstgeçitler, ODTÜ içinde ağaçlar kesilerek geçirilen olaylı otoyol… Geçen yıllar içinde azımsanmayacak kötülükler yaşatıldı Ankara’ya. Gençlik Parkı tanınmaz duruma getirildi, neresinde yontu görüldüyse un ufak edildi. Operanın ve Parkın tam karşısına devasa bir cami yapıldı. Oysa bu çevrede gereksinimi karşılayacak birçok cami bulunmaktaydı. Giderek bununla da yetinilmemekte Ankara alışveriş merkezlerine (AVM) boğulmakta; anaokulu çocukları bile AVM’lerde gezdirilmektedir.  

Yeni kötülük uygulaması ise tüm banliyö tren istasyonlarının değiştirilmesi. Bereket eski güzel yapıları yıkmadılar. Onları gölgelemek amacını hemen belli eden camdan, demir geçitlerden oluşan çirkin yapılar. Sinyalizasyon “olmazsa olmaz değil” ama camdan istasyonlar ivedi gereksinim! Bu garların en debdebelisi kuşkusuz, eski Ankara Garının hizasına yapılan “yüksel hızlı tren” cam gar garabeti. Burası, dışarıdan görüldüğü gibi yalnız gar değil, alışveriş merkezi (AVM), otel… Hele geceleri rengârenk ışıkları yanmakta ki gece kulübü havasında.

Ve Bir de Olay…

Bu satırların yazarı, başını otuz santim kadar uzatıp bu garabetin içine bakmak istedi. Sen misin bakan... Gördüklerinden içi bulandığından, bakmaktan hemen vazgeçmiş, başını dışarı çekmekteydi ki bir kadın biri erkek iki güvenlikçinin haykırışlarıyla irkildi. “Beyefendi, beyefendi, çıkamazsınız. Güvenlikten geçeceksiniz. Çantanızı da banda bırakın.”

“İçeri girmekten vazgeçtim. İstemiyorum. Yalnızca başımı soktum, hata mı ettim. Ne diye zorluyorsunuz...” dediysem de işe yaramadı. Seslerini yükselte yükselte, bağıra çağıra beni “güvenlik”ten, bantlardan, bana ağır gelen baskıdan geçirdiler de dışarı çıkabildim. Binbir öfke, eziyet duygusuyla doluydum. Başım dönüyordu…

Bilime, tekniğe, düşünceye, insan sevgisine alabildiğine uzak; ranta, çıkara, ihmale, boş vermişliğe yakın; bu belalarla canciğer kuzu sarması olmak yüzünden trenlerde insanlar parçalanır, ölürken, “yüksek hızlı tren” garında bu güvenlik tutkusu!

Anlaşılır, inanılır gibi değil…   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
ATATÜRK STOCKHOLM VE MALMÖ’DE ANILDI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI
İSVEÇ ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ CUMHURİYETİ’N 95’İNCİ YILINI COŞKUYLA KUTLADI