Çağdaş Siyasetin Yapısı Ne olmalı?
Günay Güner

Çağdaş Siyasetin Yapısı Ne olmalı?

Bu içerik 532 kez okundu.

Sanırım Bertrand Russell’ın düşüncesidir, bireylerin yeteneklerini ortaya çıkarmaya, o yetenekleri özgürce yaşamaya ve geliştirmeye olanak, özgürlük sağlamayan hiçbir ideoloji, hareket saygın değildir. Ölçütüm her zaman bu olmuştur. Düşünür insanlık tarihinin bile en birikimli düşünürlerinden…

Türk siyaseti onyıllardır derin tuzaklarla, engellerle, fırsatçılıkla örülü. 1950’den beri hemen hiçbir ölçüt, sınır yok partileşme önünde. Tek parti döneminde iki kez Atatürk tarafından çok partili duruma geçme denemesinde bulunulduğu ama ikisinde de devrim karşıtlarının işgaline uğradığı anımsanmak istenmez; günümüzün halk düşmanlığında, aydınlanma düşmanlığında yarışan partili düzensizliği seçim ve demokrasi diye bir “güzel” yutturulur.  Seçim ve demokrasi manyağı yapıldık, demokrasiye boğulduk. Haksızlık etmeyelim; ilerici, aydınlanmacı ülküler önünde her zaman engelden de öte, zulüm oldu. Gericiliğe, faşizme sınır yok, savımızı ayrıntılandıralım.

Avrupa Birliği Batının temel davranışını sürdürüyor. Kendisi için istediğini, senin için istemez ve yapmaz. Tam tersini uygular. Avusturya’da Haider (Haydar da diyebiliriz), ırkçı-faşist partidir denilerek, seçimde başarılı olmasına karşın sonuç tanınmadı. Başarısı, aldığı oylar kabul edilmedi. Başlıca iki ideoloji vardır ki temeli tartışma olan siyasete, partileşmeye konu olamazlar: Biri din-cemaat-mezhep, diğeri ise budun-soy (etnisite) çağrışımlı, dayanaklı, temelli siyasi yapılanmalar, ideolojilerdir. Bu iki eğilim de tartışmaya kapalıdır. Tartışmaya kalktığınıda birinde cehennemlik, öldürülmeniz zorunlu; diğerinde buduna düşman, saygısız, inkârcı, ırkçı, faşist ilan edilirsiniz. Günümüzde olanlar desteklemektedir. İkisine de engel çıkarılmaz. Bakmayın siz göstermelik edilen sözlere. Her ikisi de egemenlerce kullanışlı araçlardır.

Peki, olması gereken siyasal ortam neyi gerektirir? Sınıfsal çelişkilere, sınıfsal çıkarlara ilişkin partileşmeleri gerektirir. Tartışmaya açık olan, anlamlı olan budur. Kimse bu ortamda gocunmaz. Sermaye kendi çıkarını, emek kendi çıkarını savunur, görüşlerini tanıtır, yayar. Sağlıklısı böyle olandır. Bugün hangisini görebiliyorsunuz? Sınıfsal parti var mı? Solundan sağına hiç yok.

Onyıllardır bir kimlik siyasetidir gidiyor. Laikliğin, sınıfsal bakışların, aydınlanmanın, emek haklarının, kadın emeğinin, çocuk sömürüsünün adı bile okunmuyor, konusu geçmiyor. Engel, sınır yok dedik ya, bir de terör severlik her boydan… Kimi pkk deyince, kimi de (maşallah nur topu vekillerimiz), Hizbullah deyince üç maymunları oynamakta çok ustalaştılar. Anayasa değişikliğinden söz ediyor akp. Ychp’den de ses yok. Çok sürmez diz dize, kuzu sarması olup, Anayasa üzerinde rejimi temelli değiştirir, kadının, çocuğun canına okurlar; tıpkı taliban gibi (adlardaki harfler bilerek küçük yazılmıştır, kurallı yazılacak denli düzgün değiller).

Anayasa değiştirmeye soyunacak her kesim halk düşmanıdır. Şimdiden biline!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
ATATÜRK: “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN
BUGÜN 5 ARALIK TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ TANINMASININ 90. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN