Seçime az zaman kaldı. Bu önemli olaya ilişkin notlarımızı sürdüreceğiz. Buna ulusumuzun gereksinimi var. Geçen onlarca yıl içinde, tarihimizde görülmediği kadar yıkımlar yaşatıldı. Tümünü anımsatmak olanaksız ama deneyelim.
Geçmişte dış siyaset odaklarının etkisi olduysa da hiçbir zaman doğrudan yönetimlerine girilerek iktidara gelinmemişti. Demirel'de, Ecevit'te, Erbakan'da, Türrkeş'te... böyle iş yoktur. Ne ki son durum böyle değil. Hani "dış güçler" deniyor ya, Morton Abramowitz, Graham Fuller, Paul Henze, Colin Powell… adları iyi incelenmeli. 1990'lı yıllardan başlayarak kimlerle can ciğer kuzu sarması olmuşlar bilinmeli. Kime "hizmetindeyim" diye yazarak, "Bana Genelkurmayımdan randevu alın lütfen" mektubu gönderildiği öğrenilmeli. Adamlar CIA istasyon şefleridir. Bu bilgiyi de ekleyelim. Hamaset yapıyor muyuz? Hayır. Kanıtlı, belgeliyiz. Düşünce böyle olur.
Bütün büyük-küçük kemlerimiz meydanlarında bombalar patlatıldı, dersane çağında gençler paramparça edilip öldürüldü. Birkaçını sayalım mı? Ankara Kızılay, Ankara Gar, Suruç, İstanbul Beşiktaş, İstanbul Taksim, Hatay Reyhanlı...
Açılım adı altında Habur, Oslo, İmralı, Dolmabahçe görüşme ve anlaşmaları sonucunda PKK terör örgütüne tarihinde görmediği ölçüde güç kazandırıldı. Amaç Güneydoğu oylarını almaktı. ABD'nin de istediği Kürdistan'ı kurmaktı. Bunlar bilinmeden yapılacak işler değildir. Bu amaçla Öcalan'dan mektup alınıp Diyarbakır meydanında okutuldu. Yakın zamanda ise yeni terhis olmuş onlarca askerimizin, yiğidimizin katili Osman Öcalan TRT televizyonunda konuşturuldu. Gerekçe olarak "Denedik, acaba olur mu, dedik" lafları edilir. Devlet deneme yanılma tahtası mıdır? Her yanılmanın karşılığında yüzlerce yurttaşın canı gider. Çocuk oyuncağı mı?
Çalışma yaşamında çalışan hakkı diye bir şey bırakılmadı. İşsizlik aldı başını gitti. Gençler kasiyer olmayı şans saydılar. Seçmene kömür dağıtmak için daha çok üretime zorlanan Soma Kömür madeninde resmi sayıyla 301 insan öldü. Öldü demek ne kadar doğru? Kimse ceza almadı. Herhalde ölenler suçluydu.
Hızlı tren yapıyoruz görüntüsü için Ankara'da, Çorlu'da İstanbul demiryolunda onlarca insanımız öldü. Öldü demek doğru mu?
Borçlar yüz binli milyar dolarlardan alındı, 600 milyar dolarlara çıkarıldı. Efendim, kırbaçmış. Hadi ordan.
Kamu özel işlerin tümünde ihale fiilen kaldırıldı. İstedikleri fiyatla, istedikleri firmaya, kişiye işi verdiler, vermekteler. Defalarca Sayıştay raporlarıyla kanıtlandı. Bilal, Sümeyye adlı kişilere "gidin ev alın, sıfırlayın" buyruğu boşa değildi. Canlı kaynak olarak iktidar kurucularından Abdullatif Şener'e başvurulmasını salık veririm. Her zaman çok kanıtlı anlatır.
Laiklik ilkesinin önemi şimdi anlaşılmadıysa hiçbir zaman anlaşılmaz. Altı yaşında kız çocukları evlendirilmesin, yurtlarda yıllarca (erkek-kız) çocuklara tecavüz edilmesin, yurttaşımız İslam ya da dininin kaynaklarını anadilinden okusun, ibadetini anlayarak yapsın... diyedir. her yerde şeyhülislam pozlarında kılıçla gezen şahıs Ayasofya buluşmasında Atatürk'e hakaret, Atatürk sevenlerine tehdit savurabiliyor. yanındaki çömezi de aynı şeyi yapmaktan geri durmuyor. Eşi Diyanette adam tokatlayıp, özel otomobil kullanıyor. Bakanlıkları, Diyaneti tarikatlar paylaşıyor, Nakşi mi istersin, Menzil mi, İsmailağa mı?.. Depremde insanlar can, vicdan derdindeyken bir de Diyanet "Evlatlık kız al, yetiştir, evlen" fetvası vermez mi? Gerçekten katlanılır gibi değil. Vergilerimizle bu kötülükleri yapmayın.
Bu ülkenin Bağımsızlık Savaşıyla, şehit kanıyla kazandığı Lozan Antlaşmasını, Montrö Antlaşmasını tartışmaya açtılar. Meslekleri gereği uyaran "Böyle yapmayın, doğru değil" diyen 80 yaşındaki generalleri hapse attılar. Orada bir bir ömürleri tükeniyor...
Şimdi adı güya FETÖ olan 15 Temmuz 2016'ya kadar Fethullah Gülen Hocaefendi deyip, el etek öptükleri casusluk (CIA) şebekesine on beş yıl destek verdiler, bakmayın hâlâ veriyorlar. Sahte, düzmece delillerle, bacısını satan sabıkalı Osman Yıldırım'ı subaylara karşı gizli tanık yaparak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni birlikte çökerttiler. Bir orduda 300 casus subay olur mu? Hiç mantığınız alıyor mu? Ama yıllarca subaylarımız, Ordu bu saçma iddiaların muhatabı ve mağduru oldular. Çünkü ABD'yi Karadeniz'e sokmayan TSK idi. İlişki anlaşıldı mı? Şimdi bunlar en büyük milliyetçi ve Müslüman geçinmekte. Yapmayın, yapmayın. Türkiye'ye yazık oluyor. Beraat etmiş generallerimize bugün de yeniden cezalar verilmekte.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş, Hatay... depreminde TSK'nin, askerlerimizin yardıma koşmaları, saygınlık kazanmamaları için emir verilmeyerek engellenmiştir. 700.000 askerimizden 3.000'inin görevlendirildiği savı da belgesizdir, dayanaktan yoksundur. Kaldı ki 700.000 askerimizin yanında 3.000 asker ne demektir? Alay mı ediyorsunuz? Kızılay, AFAD, THK özelleştirilmiş. Çadır, konserve, iş makinesi satıp, kiralamaktalar. Sahi, Albayrak dronları neredeydi? Aşevi göreniniz var mı? Yapmayın. Çocuklarımıza yazık, çok yazık. Daha o günlerde enkaz satıldı, kablosuyla, molozdaki diğer malzemelerle. Milyarlarca lira. Hem enkaz yok edilmeli ki unutulsun!
İnanın bu kadarını yazarken yorulduk. Ruhen yorulduk. Gene aynı yere oy verecekler kardeşliklerini, vicdanlarını iyice gözden geçirsinler. Birlikte yaşadıklarının altını oyarak kardeşlik olmaz. Kim kime hakaret etmekte, kim kime sürekli katlanmak zorunda kalmakta...
Lütfen vicdanlı olalım. Birlikte yaşamanın, ulus olmanın gerekleri vardır ve boşlanamaz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kazandırdıkları kökleşmiştir. Kimse altın tepsi içinde zorbalara sunamaz. Köşeye kıstırılan kedi bile kamburunu çıkarır, tıslar, durumunu değiştirir. Hizbullah artığı katillerle (FETÖ'nün yerini mi almaktalar) yönetilmeyi kimse kabul etmez, etmeyecektir. Hodri meydan!
