2022 Yılı…
Günay Güner

2022 Yılı…

Bu içerik 306 kez okundu.

Yeni bir yıla giriyoruz; 2022 yılına. İkilerin egemen olduğu bir yıl. 2021 yılından daha mı berbat, daha mı iyi olacak? Bunu yaşayarak göreceğiz. Eğer Türkiye’de karşı siyasetin isteği doğrultusunda erken seçim yapılırsa ülke soluk alır. Umutlanır. Yeni umutların doğması sağlanır. Dünyanın saygınlık ve güveni kurulur. Ne ki bu durum yüz yüze kalınacak sorunların ağırlığını azaltmıyor. Şimdi sol sağ kalmadı dense de sorunların kökeninde sağ siyasetler bulunmaktadır. Başka bir yazının konusu…

İki sayısının egemenliği dediydik. İki, başka çağrışımlar da yaratmıyor değil insanda. İkileme düşmek işten değil bu ülke ve dünya koşullarında. Bir gün sonrasından emin olamıyoruz. Belalar azmış gibi, sürmekte olan saygın, Covid 19 belası eklendi. Çözümü konusunda hâlâ bir umut yok. Biraz önlem getiren ülkelerin halkları karşı gösterilere başlıyor. Ortadoğu ülkeleri bombalanırken protesto etmeyi düşünmeyenler salgın önlemlerine karşı eylemdeler!

Günümüze ikiyüzlülük egemen. İnsanlar, toplumlar başkalarında gördüklerinde eleştirdikleri davranışları, kendileri rahatlıkla yapabilmekteler. Ahlak, vicdan alabildiğine aşındı. Sürü duygusuyla yaşanmasının yanı sıra, kendini bağlı duyumsadıkları “kabilelerinin” her yaptığı benimsenebilmektedir. Bunu çifte standartla da birlikte düşünebiliriz…

Dünya ekonomisi bir yana, Türkiye ekonomisi dünyanın en kötü durumda olanlarından. İlk yirmiden düşmesine karşın, saraydan ilk beşte olacağımızın vaat edilmesi ve Merkez Bankasının 2022 için yüzde 5 enflasyon hedefi hiç inandırıcı değil. Ya yaşanan 20 Aralık 2021 bunalımı?! Us alır gibi değil. Bir ülkede halk oyuyla hukuk yok edilirse, olacağı budur. Koskoca bakan halkı “çarptıklarını”, gecenin bir vakti insanların harıl harıl döviz bozdurduklarını söyleyebilir; sunucu kadından gözlerinin parıltısına bakmasını isteyebilir. Bir de bu ülkede başka adam yok mudur da bakanlar, yetkililer hep toprak ağalarından atanır… AKP’nin kimlerin partisi olduğu da gösteren bir gerçek. Fiyatların sürekli yükselişi nereyse tüm ulusun yaşam hakkını tehdit eder bir duruma ulaştı. Böyle bir bunalımı ne Türkiye ne de dünya gördü!

Tarımdaki üretim azalması geleceğe umutla bakmamızı önlüyor. Köylü girdi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle tarlasına gübre atamadı, ürününü ilaçlayamadı. Zaten toplumun kooperatifleşme oranı yüzde 10 dolayındadır. Demektir ki üreticinin örgütü de yoktur. Oysa bazı Avrupa ülkelerinde nüfusa göre bu oran yüzde 70’tir. Tarımsal örgülerin başındaki kişiler neredeyse ömür boyu kalmaktalar. Ne zaman genel kurul yaparlar, ne zaman ve nasıl seçilirler bilen yok.

ABD’de durum pek parlak değil, iç savaş tehlikesini bile dillendirenler var ama bir yandan da NASA Mars’a insan indirmeye hazırlanıyor. (Bizdeki bir bakan NASA’nın ne yaptığını çözememişti.) NASA James Webb Teleskobunu uzaya gönderdi. Dünya ile Ay arasında uzaklığın dört katı kadar uzağa doğru konumlanacak. 29 gün süren bir yolculuk bu. Hubble Uzay Teleskobundan çok çok üstün bir teknolojiye sahip. İnce ayrıntıyla üretildi; gönderilmesi bu nedenle ertelenmişti. Hubble da 31 yıldır hizmeti sürdürüyor. Ekonomi dedik de yüzde 6’lık bir enflasyon için ABD Merkez Bankası FED faiz oranını yükselttiği gibi gelecek üç yıl neler yapacağını da dünyaya açıkladı.

Yeni yıllar umut günleridir. Her şeye karşın umutlu olmak görevimiz. Ve her deneyimden alınacak dersler vardır. Yeter ki ulusça bu dersleri alabilelim.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ