İnsanlık değersizlik girdabına kapılmış, dibe çekiliyor. Yansımaları akla hayale gelmez kötülüklerle ortaya çıkıyor. Binlerce, yüz binlerce örneği var. İki adüzerinden kazıya başlamak bize çok şey anlatacak.
Vatikan, İtalya’da tuhaf bir din devleti. Katolikliğin merkezi. Papa orada yaşar, görünür, ölür, seçilir… Bankası, mafyası olan bir din devleti. Vatikan, yaklaşık 40 yıl önce gizemli bir şekilde ortadan kaybolan vatandaşı Emanuela Orlandi vakasıyla ilgili yeni bir soruşturma açıyor. Savcılık ilk aşamada, Emanuela Orlandi’nin ağabeyi Pietro Orlandi’nin yaptığı başvuruları değerlendirecek. “Emanuela Orlandi’nin kaybolmasından bu yana geçen yaklaşık 40 yılda ortaya atılan bu spekülasyonlar arasında mafya hesaplaşmasından Soğuk Savaş döneminin siyasi güç oyunlarına, Vatikan içindeki bir pedofili skandalına kadar çarpıcı bir dizi iddia da bulunuyordu” (BBC Türkçe, 9 Ocak 2023, Övgü Pınar / Roma).
Haber merkezi RAI, Papa Francesca’yı parlatmayı ihmal etmeyerek, Papa’nın, ne pahasına olursa olsun gerçeğin ortaya çıkarılmasını istediğini bildiriyor. Göreceğiz!
Düşününüz ki kırk yıldır bu olay çözülmüyor. Kaçırılan, sonunun ne olduğu bilinmeyen bir çocuk! Ağabeyi işin peşini hiç bırakmıyor. Afiş bastırıp her yana asıyor. Bazı ipuçları elde ediliyor ama hepsi o kadar. Tam kırk yıl. Dönemin Papası ağabeye “Emanuela cennette” diyor…
Bir diğer korkunç olay ise bir Türk kızımızla ilgili: Yeşim Çetir. Yeşim Çetir 1990 doğumlu. Türkiye’de basit bir rahatsızlıkla gidiyor hekime. Avcu aşırı terliyor. Bu nedenle Türkiye’de yapılan ameliyatta soluk borusu “kazara” delinmiş. Türkiye Sağlık Bakanlığı, babası sigortalı bir işçi emeklisi olan Yeşim’i tedavi için 2012 yılında İsveç’in dünyaca ünlü Karolinska hastanesine gönderir. İtalyan cerrah Paolo Macchiarini’ye cerrah demek olanaksız. Yeşim’i kobay kullanır, yaklaşık 100 ameliyat yapar. Bu nasıl olur? İnsana bu yapılmaz. Yeşim kızımıza yapılanları burada dillendirmek benim için çok ağır. Yapamıyorum. İki Afrikalının ölümünden de sorumlu olduğu ortaya çıkan sadiste verilen ceza yaklaşık 2,5 yıl! Kimsenin insan hakkından söz etmeye hakkı yok.
Bunlar yetmezmiş gibi Hastane, Türkiye Sağlık Bakanlığına 85 milyon kron fatura ediyor ve alıyor. Yeşim’e 5 yıl süren işkencenin 2 yılı ABD’de geçer. Yeşim 2017 yılında, 26 yaşında öldü. Babası Hayrettin Çetir ise çok geçmeden kanserden öldü. Bu acıya yürek nasıl dayansın ki… (https://www.facebook.com/groups/2181953588759690/ Taner Yıldız).
Bu iki insanın başına gelenler sınırlı örnek. Sayı önemli değildir böyle olaylarda. Acıyı çeken yerine kendimizi koyduğumuzda belki bir yere kadar anlarız sayının neden önemli olmadığını.
Her kötülüğe karşın görevimiz umutlu olmak, umudu yaymak, savaşım vermektir. Görevimiz dirençtir.
