Emperyalizm, ABD özelinde ama Avrupa’yı da İspanya dışında yanına alarak İran’a, İran ulusuna saldırdı. Binlerce insanı öldürdü, öldürüyor. Artık Batı hiçbir şekilde uygarlık maskesini takınmasın. Bitmiştir. Sergen (vitrin) pastanın, sömürü, ahlaksızlık üzerinden büyüklüğüyle ilgilidir. Elbette halklar, küçük ölçekli de olsa bu saldırıları protesto ediyorlar ama korkarım saman alevidir. Yazık...
Vietnam’a saldırısından bile başlansa ne çok kötülükle yüz yüze insanlık. Naziliği besleyen abd, Japonya’ya atom bombaları attı. Kuşaklar boyu japon halkını kıyıma uğrattı. Oysa Japonya Amerikalı sivil öldürmemişti, ordu orduyla savaşmıştı. Birleşik Krallık’ın Çin’e karşı afyon savaşı biraz daha geride. Zamandizin gözetmeden yazıyorum. Nbek görünmez ama bizim Türk Bağımsızlık Savaşımızda da abd’nin karşı eylemleri çoktur. İngiltere zaten biliniyor...
Kendi aralarında doğradıkları yüz binlerce, milyonlarca Avrupalı kandan, ölüden denizdir. Soğuk Savaş dönemi insanlığın gönencinin çalındığı uzun dönemdir. Bireyler, aileler, mutsuz kitleler.
Yugoslavya’yı tam da kimlikçilerin istedikleri gibi birbirine kırdırdılar. Her köşe başında toplu gömüt. Sırbistan, Hırvatistan... Libya yıkıldı; terörist devlet yapıldı. Irak, Suriye, Afganistan yıkıldı, terörist devlet yapıldı. Rusya Federasyonu’nun burnunun dibine girerek Ukrayna kana belendi, İsveç, Finlandiya nato’ya alındı. Hem de akp sayesinde!..
Trump abd’si İran’a saldırmakla her bakımdan büyük hata yaptı. İran ulusunu hafife aldı. Afgan, Libya, Irak, Suriye, Venezuela ile karıştırdı. Göç şöyle dursun, dışardaki rejim muhalifi bile İran’a döndü. Hani göç akını yaşanacaktı?.. Demek ki neymiş? O iş öyle değilmiş. İslam Ayetullah rejimine her uygar, çağdaş insan karşıdır, karşı olmalıdır. Ne ki emperyalizm hem yurduna hem rejime saldırırken bu hesap yapılmaz da tutmaz da. Öyle de oldu. Rejim emperyalist ordulara kucak açsaydı o durumda her ikisine karşı savaş verilirdi. Yakın tarihte örneği var.
Şu anda İran ve halkı tüm ezilen ülkeler için direniyor, savaşıyor. Bu gerçeği iyi anlamak gerek. Abd safında İran’a saldıran taşeron Kürt kıyım örgütleri insanlığa, ezilen ülkelere düşmandırlar. Ta yıllar önce Fidel Castro’nun çok yerinde belirttiği gibi.
Dört ülkeden toprak kopararak hiçbir etnisite geleceğini belirleyemez. Onursuzluktur. İşbirlikçiliktir. Plan, dört ülkenin halkını da derinden ilgilendirir.
ABD, Karadeniz’e girme planına yeniden yoğunlaştı. Anımsanacaktır, Türkiye’de 2003 yılı tezkere döneminde her ne hikmetse Trabzon Limanı gündeme getirilmişti.
Bu konudaki en küçük ihmal onarılmaz sonuçlar doğurur.
