Bir an için Özgür Özel’in ve günümüz kadrosunun en az on üç yıl Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekibi olmak, görüş ayrılığına düşmemek gerçeğini bir kenara koyalım. Sarayın yolu açmasıyla, hiç olası görülmezken, gazla, kapı, cam, çerçeve kırmakla işgal edilen bir biçimde seçilmiş CHP’ye çöreklenilmesi yolları biçimsel olarak ayırdı. Bu satırların yazarı daha işgal günü CHP’nin bittiğini, hemen yeni parti kurulmasının zorunluluğunu belirtti. Kuruldu, adı da Yeni Parti oldu.
Türkiye’nin yüz akı Atatürkçü büyük kitle sevindi, umutlandı. Neyin umuduydu bu? 1940’tan beri saldırı altındaki Atatürkçülüğün bunca badire ardından yeniden ayağa kalkacağı, özünü dillendirebileceği umuduydu. Ne ki Yeni Parti kadrosu da bize zorla geçmişlerini anımsatan, biz unutmak için çabalarken anımsatan işler, anlayışlar içindeler.
Saraçhane kitlesinin 200 mitinge ulaşan kararlılığı, enerjisi, kadınların, erkeklerin kucaklayışı Atatürk Cumhuriyetine özlemleydi; emperyalizmin İmralılı masasına oturulsun, Mustafa Sezgin Tanrıkulu’nun ağzından pkk’li övgüsü, “Bu çocuklar siyaset yapmalı,” TR705’lik sezdirişleri açıklansın, İmralılının, saraylının bildiği yasa tasarısı içeriğini Yeni Partililerin bilmediği algısına çalışılsın diye değil. O görkemli halk desteği öyle bir çekilir ki halı çekilir gibi ayakta duramazsınız. Hele de Kılıçdaroğlu kazığından sonra hiç duramazsınız.
Altı Ok denenmiş, sınanmış, başarısı yaşanmış bir yeryüzü, bir insanlık programıdır. Meğer Yeni Parti de öyle güçlü benimsemiş ki hiçbir görselinde yer vermeye niyetli değil. Boşa değilmiş Özgür Özel’in oklardan bazılarını boyama, kırma isteği!..
Türkiye siyaseti söz ve eylemin tutarsızlığıyla, halka saygısızlıkla, emperyalizmin dümen suyundan şaşmamakla, devlet ve iktidarı aynılaştırmakla, her yanından lime lime seçimleriyle...hasarlı, yaralı, bereli, kolu ayağı kafası kırık bir durumda. Sağın, faşizmin marifetlerinin yarattığı bu ağır mı ağır sonuca su taşıyan hiçbir anlayış saygın değildir.
Zaten akp var, sizi ne yapacağız? Aynı hain masalarda bulunabiliyorsanız akp, (yani çakması değil aslı) devam etsin. Sizi ne yapalım? Şu turşu zamanı turşunuzu mu kuralım?
