UTANMAZLIK ÜZERİNE
Mustafa Sönmez

UTANMAZLIK ÜZERİNE

Bu içerik 948 kez okundu.

Sevgili okurlar, sizleri az da olsa “utanmazlık” üzerine düşünmeye, kafa yormaya ve bir ölçüde beyin jimnastiği yapmaya davet ediyorum. Biliyorum, pek çoğumuz günlük yaşamımızın içerisinde bu kavrama uygun davranan kişilerle karşılaşmış ya da bu tür kişilerin saldırısına uğramışsızındır. Utanmazlığın tarihi günümüzle sınırlı değildir, insanlığın var oluşuyla doğru orantılıdır. İnsanlığın tarihiyle yaşıttır.

Utanma ya da utanmazlık insan meziyetiyetinin, karakterinin yine o insanda yansımasıdır. Nasıl ki, aynaya baktığımız zaman kendimizle ilgili tüm fiziksel özellikleri gördüğümüz gibi aynayı içimize tuttuğumuzda karakterimizi görürüz. Bu bağlamda adına “vicdan” dediğimiz, insanın kendi kendisiyle iç hesaplaşmasını yaptığı soyut kavram ortaya çıkar. Vicdanlı ya da vicdansız sözcükleri kişinin yaşamında önemli rol oynar. Dolaysıyla utanma ya da utanmazlık, bir vicdan muhasebesidir ki, insanın genel karakterini (meziyetini) ortaya koyar.

Utanmayı sözlüklerimiz; “’onursuz sayılacak ya da gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, korkmak” olarak tanımlıyor. Utanmaz sözcüğünü de geniş zaman olumsuzuyla, “Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız” olarak veriyor. Arsız, yüzsüz insanlarla yaşamımızın her günü karşılaşabiliriz. Bir kişiye “utanmaz adam” denildiği zaman o kişinin meziyetini, karakterini söylemiş oluruz. Elbette, durup dururken bir kişiye “utanmazlık” damgasını vurulmaz. Utanmazlık damgası geniş zaman içerisinde türlü olguların bir bileşkesi olarak ortaya çıkar ve o kişinin yaşadığı sürece de peşini bırakmaz.

Dilimizde en çok bu tür kişilere yönelik, “mayası bozuk” ya da sütü bozuk” deyimlerini kullanırız. Hz. Mevlana bu tür kişiler için; “Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ” der. Bir anomim özdeyişimiz de; “Kibir ve hayâ ters orantılıdır. Kibir arttıkça insanın utanması azalır” der. Bu da gösteriyor ki, kibirlenen, gururlanan, övünen ve kendini çok yükseklerde gören insanlarda utanma duygusu aramak boşuna bir çabadır. Bir ölçüde akıntıya kürek çekmeye benzer. Yine Anadolu insanı, “Gururlanma Padişahım, senden büyük Allah var” der. Gururlanmanın anlamsızlığını anlatmaya çalışır.

Utanmak, adına insan denen varlığın en önemli meziyetlerinden (karakter) biridir. Ancak, ne yazık ki, bazı kişiler bu özellikten oldukça yoksundurlar. Bu tür insanlar herşeyi meşru görerek diledikleri gibi hareket edebileceklerini sanmakta, başka kişileri karalamaktan, iftira atmaktan çekinmemektedirler. Bu kişiler insanlığın en güzel örneği olan ar, namus, iffet, edep ve hayâ gibi kavramları hiçe saymakta hiç sakınca görmemektedirler. Bu tür davranışlar sergileyen insanlara yine Anadolu insanı, “ar damarı çatlamış” diyerek utanmazlığın en yüksek noktasını işaret eder.

İslam Peygamberi Hz. Muhammed hadislerinde, “Utanmak güzeldir”, “Utanmadığın zaman, dilediğini yap” der. Utanmanın insanda var olan ahlak anlayışına gönderme yapar. Elbette felsefecilerde ve kültür insanları bu konuda kafa yormuşlardır. Plautus, “Utanması olmayanın, kendisi de yoktur” der.Saint Augustinus, “Utanmamak kadar, utanç verici bir şey yoktur” sözünü sarf eder. D. Laertius ise, “Utanç, faziletin tamamlayıcısıdır” sözünü kullanır. Goethe de, “İnsanların ne kadar kötü olduklarını görmek beni hiç şaşırtmıyor; fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce çok şaşırıyorum” der. Anonim bir halk sözümüz de, “Kemala ermenin ilk koşullarından biri de utanmasını bilmektir” der. Dostoyevski de; “Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır” sözünü tercih eder.

Sonuç olarak gerek atasözlerimiz ve özdeyişlerimizde kullandığımız utanma ya da utanmazlık üzerine bazı sözlere bir göz atalım:

  • Utanmak ve namus kardeştir. Biri olmazsa, öteki de olmaz.
  • Utanmak da bir nasip işidir, herkese kısmet olmaz.
  • Utanmak, kalbin bel kemiğidir.
  • Bazılarının ar damarı çatlamış, utanmak nedir bilmez, rezilliği katlamış olur.
  • Gölgenin bir suçu yok ki, seni adam zannedip peşinden geliyor garibim.
  • Köpek olmaya bu kadar meraklıysan, havlamak yerine hiç olmazsa, sadâkatı öğren.
  • Çevrenin çok geniş olduğuyla övünme, 10 kuruş sadece 1 liradır.
  • Yoksa kişi de utanma duygusu, asla bulamazsın onda adamlık kokusu.
  • Utanma ne söz ister ne de göz.
  • Arsız güçlü olunca, haklı suçlu olurmuş.
  • Yüzsüz insanlar; utanma duygularını yitirmiş insanlar bir nevi benciller, kendilerini nimetten sananlardır.
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
19 MAYIS 1919 TÜRK’ÜN DİRİLİŞ VE ŞAHLANIŞ GÜNÜNÜN ADIDIR
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ
ERMENİLERİN KATLETTİĞİ 519 BİN TÜRK’ÜN ACI ÖYKÜSÜ